Kerinçsiz, 9. savunmaya gergin başladı
Ergenekon davasının tutuklu sanığı Kemal Kerinçsiz, savunmasının 9. gününe gergin başlayınca kısa bir süre sonra mahkeme başkanı tarafından sesini yükseltmemesi konusunda uyarıldı.
Ergenekon davasının 75. oturumunda tutuklu sanık avukat Kemal Kerinçsiz'in, savunmasının 9'uncu gününde gergin olduğu görüldü. "Türkiye'de herkes terörist yapılmaya çalışılıyor" bağırma tonunda sesini yükseltince mahkeme başkanı tarafından uyarıldı. Başkan Şengün bu davranış ile ilgili olarak Kerinçsiz'in savunmasını kesti ve "Deminden beri yüzünüze bakıyorum. Ancak anlamadınız" şeklinde ikaz etti. Kerinçsiz, "Mikrofonda sesimin ne kadar çıktığını fark edemiyorum. Özür dilerim" dedi.
Kerinçsiz, son Ergenekon operasyonunda rektörlerin gözaltına alınmasını eleştirerek, "Profesör alınacak, başkası alınacak. Sıra size gelecek. O zaman mı hukuku hatırlayacaksınız. Bu ülkede herkes mi terörist? Bunun sonu nereye kadar gidecek. Malatya Üniversitesi, İnönü Üniversitesi rektörü terörist. Maalesef Türkiye'de herkes terörist yapılmaya çalışılıyor. Bunun sorumluluğu Yargıtay'dadır, sizdedir. Sizleri tarafsız gördüm ama bağımsız göremedim" diye konuştu.
Kerinçsiz, 60'a yakın hakimin takip edildiğini, bunun içerisinde beklide Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün'ün de bulunduğunu ifade ederek, bu durumda hukuka yakın karar vermenin mümkün olmadığını söyledi. Kerinçsiz, "Size söyledim. 'Benim de telefonum da dinleniyordur' dediniz. En büyük üzüntüm sizin arabalarınızın değişmesi, her sabah buraya gelirken gördüğümde içim sızlıyor. Benim arabaya ihtiyacım yok, servis kullanacağım deseydiniz daha başka gözle bakılırdı. Siz kovuşturmanın en başındasınız. Bırakın Zekeriya Öz, zırhlı Mercedes'e binsin" dedi.
Bunun üzerine mahkeme başkanı Köksal Şengün ise "Onu size savunsanız bitince açıklayacağım. Bilmediğiniz başka konular var. Düşündüğünüz gibi değil" cevabını verdi. Bunun üzerine Kerinçsiz Mahkeme başkanı Köksal Şengün'e "Amacım suçlamak değildi. Benim anladığım dışında bir olay varsa şimdiden özür dilerim. Size bir toplu iğne verilse, bu toplumun gözünde dev olur" şeklinde konuştu.
İddianamenin tamamen gizli tanıklara dayandırıldığını, gizi tanıkların tamamına yakın kısmının bir takım radikal örgütlere mensup olup yüksek cezalar alan kişiler olduğunu belirten Kerinçsiz, gizli tanık yasasının "Ergenekon yasası" olduğunu savundu. Soruşturma aşamasında bir kişinin ya normal tanık sıfatıyla yada sahip olduğu bilgilere göre gizli tanık olarak dinlenmesi gerektiğini belirten Kerinçsiz, savcıların Osman Yıldırım'ı hem gizli, hem de normal tanık olarak dinlendiğini, bunun da hukuka aykırı olduğunu savundu.
Askeri darbelerden şikayetçi olanların, bunu demokrasi dışı diyenlerin, yargı darbeleri ile ülkeye yön vermeye çalıştığını savunan Kerinçsiz, "Maalesef 10 tane hakimle yargı darbesi yapılabiliyor. Bugün burada uygulanan budur" dedi. Devlet Güvenlik Mahkemeleri'nin kaldırılmasına da değinen Kerinçsiz, bu mahkemelerin özel yetkili ağır ceza mahkemesi yapılarak sadece isminin değiştirildiğini ileri sürdü. Kerinçsiz, "Ancak uygulama aynen kaldı. Özel Ağır Ceza Mahkemeleri ile diğer ağır ceza mahkemeleri arasında uygulanan hukuk farklıdır. Özel ağır ceza mahkemeleri iktidarın en çok kullandığı mahkemelerdir. Siyasi operasyonlarla hazırlanan dosyalar bu mahkemelerin önüne konuluyor. Sistemi değiştiren mahkemeler oluyor." dedi.
Dava açılmadan soruşturma aşamasında yaşamını yitiren Kuddusi Okkır'ın öldürüldüğünü ileri süren Kerinçsiz, Okkır'ı tahliye etmeyen hakim ve savcıların adam öldürmek suçundan yargılanması gerektiğini savundu. Kerinçsiz, "Savcıların yargılanması gerekir. Biraz vicdanları varsa, buraya çıkmamaları gerekirdi" dedi.
(CİHAN)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.