Baykal, "12. dalga"ya tepki gösterdi
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana İl Başkanı Serdar Seyhan, hükümetin işsizliğin ve yoksulluğun üzerine gitmek yerine korku imparatorluğu oluşturarak Atatürk ve laik demokrasi güçlerinin üzerine gittiğini ileri sürdü.
Ergenekon terör örgütünün 12. dalgasındaki gözaltına alınmaları protesto eden CHP'li bir grup, Özler Caddesi üzerinden sloganlar atarak İnönü Parkı'na kadar yürüdü.
CHP İl Başkanı Serdar Seyhan, burada yaptığı konuşmada, hükümetin Ergenekon soruşturmasını bir öç alma mekanizmasına dönüştürdüğünü savundu.
Demokrasi ve Cumhuriyet mücadelesinde AKP'ye direngenlik gösteren kişilerin hiçbir somut delil olmaksızın faşizan uygulamayla sindirilmeye çalışıldığını iddia eden Seyhan, "Bu bir AKP terörüdür. AKP karşıtı herkese gözdağıdır. Ancak laik ve çağdaş Cumhuriyet'ten yana olanlar sinmeyeceklerdir, sessiz kalmayacaklardır. Atatürk Cumhuriyeti'ne ve devrimlerine sahip çıkmak isteyenler ceza evlerine doldurulsalar dahi susmayacaklardır." diye konuştu.
Ergenekon terör örgütünün 12. dalgasında gözaltına alınmalar ile Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Başkent TV ve bağlı kuruluşlara dönük baskınlar, eski rektörlerin gözaltına alınmalarını AKP'nin korku salması olarak nitelendiren Seyhan, şunları kaydetti: "AKP kendisine muhalefeti Ergenekon kapsamına çekerek kendisine karşı her türlü siyasi ve sivil yapılanmaları baskı altına almaya ve sindirmeye çalışmaktadır. AKP'ye karşı olmak gözaltına alınmak ve soruşturma geçirmek için yeterli bir delil olarak görülmeye başlanmıştır. 'Susma sustukça sıra sana gelecek' sloganının anlamını bulduğu bu süreçte Atatürkçü, laik tüm demokrasi ve Cumhuriyet yanlıları AKP'nin bu faşizanca baskılarına karşı durmalıdır, susmamalıdır."
Deniz Baykal'ın konuşması şöyle:
- 1 Mayıs'ı kabus olmaktan çıkarmak gerekir. Bu dayanışma günü olarak kutlanabilmedilir. Türkiye bunu başarabilmelidir. İktidara düşen görev 1 Mayıs'ı bir gerilim günü olmaktan çıkarmak ve kardeşlik ve emeğe saygı günü haline dönüştürmek gereklidir. Nevruz gelmeden önce CHP olarak Nevruz ve 1 Mayıs'ın kardeşlik günü haline getirilmesi gerektiğini, hükümetin hareket geçmesi durumunda destek vereceğimizi açıkça ifade etmiştik. Gelinen noktada NEvruz yaşandı, hükümetin saplantılarını aşamadığını görüyorum. 1 Mayıs konusunda hükümetin tavrından memnuniyet duyuyoruz. 1 Mayıs'ı Taksim'de barış içinde, kardeşlik içinde, güvenlik ve huzur içinde, çoluğunu çocuğunu bebeğini ve yaşlı annesini de alarak insanların Taksim'de kutlamasını mümkün kılmalıyız. Bu konuda hükümeti cesaretli davranmaya çağırıyorum. Bunu Türkiye'nin önünü açmak için söylüyoruz.
- Ekonomide üç bakan Türkiye'nin 2009 hedefini açıkladı. İNsan'ın ortasına gelmişiz. 2009 ile ilgili hedefler dillendiriliyor. Biz krizi 2008'de söylemiş ve madde madde önlemleri sıralamışız. Hükümet yeni açıklıyor. Daha gerçekçi bütçe hazırlanması gerektiğini o zaman söylemişiz. Hükümet yüzde 4 büyüyeceğiz demiş, anlamsız hayali bir bütçe çizmiş. Kriz yok diye, krize karşı çıktığı dönemler, sonra işsizler yaygınlaşmış, üretim çökmüş, işyerleri kapanmış. Hükümet hâlâ başka hesapların içinde. Gerekeni yapmaya direnmiş. Tedbir al demişiz. Başbakan bana tedbir söyle demiş. Biz saymışız. Bir kısmını uygulama ihtiyacı hissetmiş. Ampul geç yanıyor. Biz 2009'da 4 demiştik ama yüzde 3,6 gerileyeceğiz diye açıklama yapıyorlar. Onalr kabul edememişler, geç kabul etmişler diyemezsiniz. Bu bedeli millet ödüyor. Büyük açık verildiği için Türkiye yatırım yapamıyor. Sonra işsizlik vuruyor ülkeyi. Bu işsizlikte ülkeyi vuruyor. Biz muhalefetteyken görüyoruz bunlar senin elinde devletin imkânı var ama sen görmüyorsun. Yılın Nisanı gelmiş, bu sene öyle olacak diyorsun. Böyle ekonomi yönetimi olur mu? Çok acı bir tablo. Bu konuda demin söyledim, CHP'ni sözlerine kulak versin. Bakanlar bütçede değişiklik yapmaya gerek yok diyor. Biz onu bırakacağız, biz kendimiz program uygulayacağız. Böyle şey olur mu? Büyük bütçe açığı verildi. Türkiye'de bu gerçekçi Türkiye 3,6 küçülecek tespitini 2008 yılı içinde yapılmamış olması, bilmelisiniz ki bu hükümetin bu seçimlerde Türkiye'ye zarar vereceğinin gizlendiğinin bilinmesi açısından önemlidir. Yatırım yapılması gereken para seçim çalışmalarında çarçur edilmiştir.
- Ermenistan kapısı konusunda da düşüncelerimizi milletimize duyurmak istiyorum. Bu konuda ciddi sıkıntı yaşanıyor. Azerbaycan'da sıkıntı var. Tüm bunlar, Türkiye'nin bu konuda açıkça ne yapacağının bilinmemesinden kaynaklanıyor. Niçin Türkiye'nin bu konuda ne yapacağını güvenle açıkça, dünyanın anlayacağı şekilde açıklamıyoruz. inandırıcı, doğru bir değerlendirme yapılabilir mi? Dışişleri Bakanı nerededir. Ermenistan'a maç izlemeye giden Cumhurbaşkanı nerededir. Niye Cumhurbaşkanı bu konuda konuşmuyor. Açık ağzınızı da bir cümle söyleyin bakalım. Niye yok? Efendim biz perde arkasında bazı sözler verdik. Obama Ankara'ya geldiği zaman Meclsi'te bunu ifade etti. Neden? Siz bu umuudu verdiğiniz için ifade etti.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.