"Kanlı 1 Mayıs'ı Gladyo yaptı"
Taksim Meydanı'nda 1977 1 Mayısı'nda gerçekleştirilen olaylı kutlamalarının Organizasyon Komitesi Başkan Yardımcısı ve dönemin DİSK Hukuk Dairesi Başkanı Avukat Müşür Kaya Canpolat, 34 kişinin hayatını kaybetmesine neden olan olayları Maocu grupların arasına sızan Gladyo'nun gerçekleştirdiğini öne sürdü. Canpolat, 12 Eylül darbesinin ise katliamın faillerini ortaya çıkarılma şansını tamamen ortadan kaldırdığını söyledi.
Kamuoyunda 'Kanlı 1 Mayıs' olarak bilinen 1977 yılındaki kutlamanın tanıkları 32 yıl sonra yaşananları tekrar anlattı. Dönemin DİSK Hukuk Kurulu Başkanı ve 1 Mayıs 1977 kutlamalarının Organizasyon Komitesi Başkanı Müşür Kaya Canpolat, kanlı 1 Mayıs'ı Cihan Haber Ajansı'na anlattı.
Olayların DİSK'in en parlak döneminde yapıldığını ve işçi sınıfı için dönüm noktası olduğunu belirten Canpolat, yüz binlerce işçinin kutlamalar için sabahın erken saatlerinden itibaren Taksim Meydanı'nda toplanmaya başladığını dile getirdi. Saatler süren bekleyişin ardından Taksim Meydanı'nın dolduğunu belirten Canpolat, Kemal Türkler'in konuşmasını yaptığı sırada Sular İdaresi'nin bulunduğu bölgeden silah sesi geldiğini belirtti. Canpolat yaşananları şöyle aktardı: "O sırada Sular İdaresi'nin bulunduğu yerden bir silah sesi duyuldu. Ve arkasından silah sesleri iyice gelemeye başladı ve yavaş yavaş kalabalıkta bir panikleme oldu. Artık Intercontinental oteli ve her taraftan silah sesleri yoğunlaşmaya başlayınca kalabalıktaki panik iyice arttı. O sırada emniyet de belki paniği önlemek için panzerlerinden birkaç tanesini harekete geçirdi. Taksim ağzına kadar dolu o yüzden insanlar üst üste. Kazancı yokuşuna doğru insanlar üst üste olduğu için herkes kendini kurtarmak için birbirlerinin üzerine basarak atlayarak geçti. Asıl ölüm olayları o paniklemeden kaynaklanan ve ezilmelerle meydana geldi. Dolayısıyla maalesef 34 kişi can verdi. Çok yaralı oldu ve sonunda gerçekten hiç beklemediğimiz bir biçimde oraya gelen işçilerin aldığı tedbirler de bir işe yaramadı, emniyetin aldığı tedbirler de bir işe yaramadı."
1 Mayıs 1977 olaylarının işçi sınıfı açısından son derece önemli bir yenilgi olduğunu belirten Canpolat, 12 Eyül 1980 darbesinin ardından DİSK'in kapatılması ve yöneticilerinin yargılanması işçi sınıfının örgütlenmesinin önünü aldığını belirtti.
O dönemde DİSK olarak aralarında Doğu Perinçek'in Aydınlık'ının da bulunduğu Maocu guruplarla ideolojik çekişme halinde olduklarını belirten Canpolat, organizasyon komitesi olarak kutlamalara silahla katılacaklarını açıklayan bu gurupları aralarına almamama kararı verdiklerini söyledi. DİSK'i revizyonist olmakla suçlayan bu gurubun bazı üyelerinin kutlamalara silahla katılacakları tehdidinde bulunduğunu aktaran Canpolat, "Bize göre bu revizyonist diye suçlanan bizim arkadaşlarımızın içinde silahlı gurup ve kişiler olduğunu sanmıyorum ama Maocu kesimin içerisinde 'biz makinelerimizle geleceğiz' gibisinden tehditler savuranlar özellikle bu toplantıya katılmak için tehditler savuran guruplar içinde silahlı kişiler olabilir üstelik bunlar farkında olmadan bunların içinde provokasyon yapabilecek ilişki içinde bulunan kişiler de bulunabilir. Bunlar tam anlamıyla disiplini sağlamış guruplar değil." şeklinde konuştu.
-"KANLI 1 MAYIS'TA GLADYO İZİ"-
O dönemde Gladyo'nun 1 Mayıs kutlamalarında olay çıkarmak için örgütlendiği yönünde bilgilerin kendilerine ulaştığını söyleyen Canpolat, "Dolayısıyla İntercontinental otelinden yapılan silahlı müdahalenin öyle bir gizli örgütlenmeni ürünü olduğu kanısı birçok arkadaşlarımızda oluştu. Ama gerek Gladyoya bağlı gerekse Maocuların içinde yer almakla beraber yine bu gladyo ile ilişkili olanların bu işi tertip ettiği görüşündeyiz." İfadelerini kullandı.
34 kişinin hayatını kaybettiği kanlı olayların faillerinin yakalanma şansının ise 12 Eyül askeri darbesi ile ortadan kalktığını belirten Canpolat, 12 Eylül Darbesi'ni yapanların ve zemin hazırlayanların olayın faillerinin ortaya çıkmamasında sorumlu olduğunu dile getirdi.
Kenan Evren'in yaptığı bir çok açıklamada darbenin amacının DİSK'i devirmek olduğunu söylediğini belirten Canpolat şunları söyledi : "Tek başına Kenan Evren'in işi değil ama o bu tip şeylere hevesli bir kariyerist bir tutumu vardı. Nitekim ilk çıktığı zamanlarda yaptığı işin mahiyetini hem biliyor hem bilmiyor gibi kendisini gülmekten alıkoyamıyordu, gülerek yorumluyordu. Onu oraya iten anlayışın ve onun temsilcilerinin bulunması lazım. Genelde bu hareketin esasının DİSK'e karşı olduğunu söylüyordu ve onu gülerek söylüyordu, o kadar net bir şekilde."
Darbenin ilk dönemlerinde eski Adalet Bakanları'ndan Sahir Kurutoğlu ile konuyu tartıştıklarını belirten Canpolat, "İstanbul Sultanahmet'te ağır cezanın önünde sohbet ediyorduk. 'Hocam siz ne diyorsunuz bu müdahale hakkında diye' Sahir Kurutluoğlu'na sordum. Dedi ki: 'Müşür bey. Bizim Kırşehir'de bir söz vardır. 'Geç kalan kıştan ve gülerek gelen pu..tan korkmak lazım' Müşür dedi bu gülerek geliyor bundan kork dedi. Evren için dedi. Bu gülerek geliyor. Bundan korkun dedi. " ifadelerini kullandı.
-"TAKSİM ISRARI HAKLI DEĞİL"-
1 Mayıs'ın hükümet tarafından önce bayram ardından da tatil ilan edilmesinin olumlu bir gelişme olarak yorumlayan Canpolat, DİSK'in bu gün yaptığı kutlamaları Taksim Meydanı'nda yapma ısrarını doğru bulmadığını belirtti. Canpolat: "Bu günkü DİSK maalesef içi bir hayli boşaltılmış bir DİSK Ben kendi payıma bu ısrarı hak edilmiş bir ısrar olarak görmüyorum. Çünkü gerçekten bu hak edildiği zaman yani senin tabanını işçi tabanın kitleleri gerçekten Taksime doldurmaya başardığın zaman sen bunu başaramadan sırf eski güce dayanarak bunu istiyorsun bu gün Taksim'i doldurabilecek gücün varsa bunu isteyebilirsin. Ben bu gün o gücün henüz hazırlanmadığını düşünüyorum.
-GÜN ZİLELİ'NİN ANILARINDA KANLI 1 MAYIS: "SİLAHLI 4 KORUMA İLE DİSK GRUPLARININ ARASINA SIZDIK"-
68 kuşağının öne çıkan isimlerinden Gün Zileli de, İletişim Yayınları'ndan çıkan 'Havariler' isimli kitabında; kanlı 1 Mayıs olaylarına ilişkin çarpıcı bilgilere yer veriyor. O dönemde Doğu Perinçek'in Aydınlık Grubu'nun da aralarında bulunduğu Maocularla DİSK arasında yaşanan gerilim ve çekişmeyi anlatan Zileli, "Bu 1 Mayıs, Sovyet yanlısı TKP taraftarları ile, bu kesimi baş düşman ilan eden Aydınlık hareketi başta olmak üzere tüm Maocu örgütler arasındaki düellonun, güç yarışının zirveye tırmanmasına yol açacakmış gibi görünüyordu. Bütün güçlerimizle, bütün yayınlarımızla revizyonist zinciri kırmanın propagandasını yapıyorduk. Bunun anlamı; 1 Mayıs günü revizyonistlerin (DİSK üyeleri) bir güzel hırpalanması ve Taksim Meydanı'na gelen sanayi işçilerinin tarafımıza kazanılmasıydı." ifadelerini kullanıyor.
Gün Zileli, silahlı Maocuların DİSK üyelerinin arasına sızmasını da, "Gösteriye ben ve Hasan Yalçın, Saraçhane'den Aydınlık hareketinin gençlik kolu DGB'nin yanımıza verdiği ikişer genç koruma ile katılacaktık. Bu gözü pek gençler, herhangi bir durumda silahlarıyla bizi korumakla görevliydiler. Amacımız; sendikalarının pankartları altında toplanan işçi gruplarından birinin içine çaktırmadan kayıvermekti." sözleriyle anlatıyor.
(CİHAN)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.