ATAD'ın "Orams Davası"nda verdiği karar!

ATAD'ın "Orams Davası"nda verdiği karar!
ATAD: "Rum mahkemesinin verdiği kararı, diğer bir üye ülke mahkemesi tanımalı"

Avrupa Toplulukları Adalet Divanı (ATAD) Rum Meletios Apostolides ile Orams çifti arasında süren davaya ilişkin görüşünü açıkladı. ATAD, Rum mahkemesinin verdiği kararı İngiliz mahkemelerinin tanıması gerektiğine bildirdi.

Rum mahkemesi, Rum Meletios Apostolides'in başvurusunu kabul ederek Orams çiftinin, arsadaki evi yıkmasını ve kullandığı süre için Apostolides'e kira ödemesine hükmetmişti. Rumlar, Orams'ların elinden arsayı alabilmek için İngiltere'de de dava açmıştı.

İngiltere eski başbakanlarından Tony Blair'in avukat eşi Cherie Blair'in mahkemede yaptığı savunma sonucunda mahkeme, Rumların itirazını kabul etmemişti. Rum aile, mahkemenin kararına karşılık temyiz başvurusu yaptı. Temyiz Mahkemesi, konu için ATAD'dan görüş istemişti. ATAD bugün yaptığı açıklamada, "Kıbrıs'taki bir mahkemede verilen karar, adanın kuzeyine ilişkin olsa bile diğer bir ülke tarafından tanınmalı ve uygulanmalı." görüşünü bildirdi.

İngiltere'de pekçok ailenin, KKTC'de evleri bulunuyor. İngilizler bunun için dernek bile kurmuş durumda. Mahkemenin vereceği karar, aynı durumda olan diğer İngilizleri de etkileyecek.

Her ne kadar Avrupa Topluluğu Adalet Divanı'nın verdiği karar kanun hükmünde olmasa da, bu kararla birlikte Rum Apostolides İngiltere'deki mahkemelerde tazminat hakkı arayabilecek. 


APOSTOLİDES: "KARARDAN MEMNUNİYET DUYUYORUM"

Karardan sonra görüşlerini dile getiren Apostolides, kararın bu yönde çıkmasının kendi beklentileriyle örtüştüğünü ve karardan memnuniyet duyduğunu söyledi. 

Bu arada kararla ilgili görüşlerini açıklayan Oramsların İngiltere'deki davasını yürüten avukatlardan Kıbrıslı Türk Ahmet Mustafa, sonucun beklenildiği gibi çıktığını söyledi. Avukat Ahmet Mustafa, KKTC'li siyasetçileri eleştirerek, sorunun Avrupa Topluluğu Adalet Divanı'na kadar götürülmesini engellemede başarısız olduklarını açıkladı. 

Denktaş, "Orams Davası" kararını eleştirdi

KKTC Eski Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Orams davasıyla ilgili çıkan kararı eleştirerek, "Ben olsam görüşmeleri keserim" dedi. 

Denktaş, Başkent Üniversitesi'ni ziyaretinde basın mensuplarının Orams davasıyla ilgili sorularını cevapladı. Denktaş, bu karar çıktıktan sonra İngiltere'de davanın esas görüşüldüğü mahkeme intikal edeceğini belirterek, "Kaç zamandır Türk hükümetinin ve bizim hükümetin acele bu davaya müdahil olması gerektiğini söylüyorum. İngiltere'de benim tanıdığım avukatlarda bu şarttır, kaçınılmaz diyor. Tek yanlı şahadet üzerine gitmektedir bu işler." dedi. 

Loizdu davasında da AİHM'in kendilerini dinlemeden tek taraflı karar verdiğini söyleyen Denktaş, "Rahmetli Ecevit hükümeti 6 yıl bunun tazminatını ödemedi. Yeni hükümet bu tazminatı öder ödemez ardından sırayla diğerleri gelmeye başladı." dedi. İngiltere tarafınında bu kararı kabul etmesi durumunda Rum mahkemesinin vermiş olduğu kararlar tüm Kıbrıs'ta geçerli olacağını iddia eden Denktaş, "Aynı zamanda AB ülkelerinde geçerli bir karar oluyor. KKTC'nin çıkarmış olduğu yasalar ve vermiş olduğu tapular geçersizdir. Bu korkunç bir şeydir. Sayın Talat'ın yapması gereken Dimitris Hristofyas'a o zaman mal-mülk meselesini konuşmuyoruz diyerek, onu askıya alması ve tapularının arkasında olduğunun dünyaya duyurmasıdır. Ben olsam büsbütün görüşmeleri durdurum." dedi. 

Denktaş, Avrupa Birliği'nin, Rum Kesmini Birlik üyesi yapmakla en büyük hata yaptığını belirterek, "Kabul edilemez bir durum vardır. Kıbrıs meselesi Türkiye'nin önüne konmaktadır. 'Hallet de gel' diyorlar. Türkiye'nin elindeki en önemli koz Kıbrıs meselesidir. Avrupa Birliğ'ne şunu söylemesi lazım: Ben üye olmadan Ankara anlaşmasına göre Kıbrıs üye olamaz." dedi.

ORAMS DAVASI NEDİR?

2005 yılında Lefkoşa Rum Kaza Mahkemesi’nde Meletis Apostolides adlı Rum tarafından, KKTC / Lapta’da evi olan İngiliz çift Linda ve David Orams aleyhine dava açılmıştır. Alt mahkeme Orams’ların gıyabında duruşma yaparak, söz konusu evin yıkılması ve İngiliz çiftin tazminatıyla birlikte araziyi 1974 öncesi sahibi olan Apostolides’e iade etmeleri kararı almıştır. Orams’lar Rum Temyiz Mahkemesi’ne başvurmuş, ancak dava temyizde de aleyhlerine sonuçlanmıştır.

Apostolides’in avukatları, 18 Ekim 2005’te davayı İngiltere Yüksek Mahkemesi’ne götürmüş ve karara uymayan Orams çiftinin İngiltere’de tutuklanmasını, İngiltere’deki mallarına ve paralarına el konmasını, tazminat ve hapis cezasının uygulanmasını talep etmiştir. Orams’ların savunmasını ise, dönemin İngiltere Başbakanı’nın eşi olan Cherie Blair üstlenmiştir. Rum tarafı, “44/ 2001 Sayılı AB Konseyi Tüzüğü’ne göre; bir AB ülkesi mahkemesinde verilen kararın bazı şartlara uyma koşuluyla diğer bir AB ülkesinde icrasının mümkün olması” noktasından hareket ederek, davayı İngiltere’ye taşımıştır. Ancak, GKRY’nin AB’ye tam üye olurken kabul edilen Katılım Anlaşması’na ek 10 No’lu Protokol’e göre; Kıbrıs’ta bir anlaşma oluncaya kadar “Kıbrıs Cumhuriyeti Hükümeti’nin etkin ve fiilî denetiminin bulunmadığı” Kuzey Kıbrıs’ta AB müktesebatı askıya alınmıştır ve AB yasaları KKTC’de geçerli olamayacaktır. Dolayısıyla AB yasalarının uygulanmadığı bir yerle ilgili verilen kararın da, söz konusu AB Konseyi Tüzüğü kapsamında icra edilememesi gerekir. Nitekim, İngiliz Mahkemesi, 6 Eylül 2006’da “Kıbrıs’da bir anlaşma oluncaya değin AB yasalarının Kuzey Kıbrıs’ta uygulanamayacağını, dolayısıyla Kuzey Kıbrıs’taki taşınmaz mallarla ilgili Rum mahkeme kararının İngiltere’de icra edilemeyeceğini” karara bağlamıştır.

Rum avukatlar, İngiliz Yüksek Mahkeme kararına karşı temyiz yoluna başvurmuş ancak davanın Haziran 2007’de İngiliz Temyiz Mahkemesi’nde görülmeye başlanmasından itibaren kendileri açısından olumlu bir sonucun çıkmayacağı bilinciyle 10 No’lu Protokol’ün yorumlanması için davayı ATAD’a taşımaya gayret etmiş ve İngiliz Mahkemesi’ne bu yönde başvuruda bulunmuştur. ATAD’a havale edip etmeme konusunda takdir hakkı bulunan İngiliz Mahkemesi söz konusu başvuru üzerine Orams’ların avukatı C. Blair’e görüşünü sormuştur. C. Blair ise, müvekkilleri ve KKTC Yönetimi ile görüştükten sonra ATAD’a havale müracaatına itirazları olmadığını bildirmiştir.

Orams davasının 16 Eylül 2008′de Lüksemburg′da ATAD’da yapılan duruşmasında AB Komisyonu Raportörü Yargıç R. Silva de Lapuerta’nın mahkemeye sunduğu 14 sayfalık raporun 36. maddesinde şu hususlar yer almıştır: “Kuzey Kıbrıs’ın Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kontrolü dışında olması, Kıbrıs Cumhuriyeti mahkemelerinin Kuzey’deki mülklerle ilgili kararlar alma yetkisi olmadığı anlamına gelmez. Bu nedenle tüm AB ülkelerindeki mahkemeler de Kıbrıs Cumhuriyeti’ndeki yasal mahkemelerin kararlarını tanımakla ve uygulamakla yükümlüdürler. Bu durum ancak istisnai olarak uluslararası kamu düzenine ters olması halinde uygulanmayabilir.”

ATAD Raportörü Juliane Kokott’un 18 Aralık 2008’de açıkladığı raporunda ise, AB Komisyonu Raportörü Lapuerta’nın 16 Eylül’deki Raporu’ndan çok daha vahim bir tablo ile karşılaşılmıştır. Kokott’un hukuki mütalaasında; “Rum Mahkemelerinin KKTC’de meydana gelen tüm sivil ve ticari olaylarda karar vermeye yetkili olduğu, dolayısıyla taşınmaz mal davalarında da karar verebileceği ve verilecek kararların tüm AB ülkelerinde uygulanması gerektiği” belirtilmiştir. 

Nihai kararını açıklayan ATAD, Rum mahkemesinin verdiği kararı İngiliz mahkemelerinin tanıması gerektiğine bildirdi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.