Başbuğ: Silahlar TSK'ne ait değil

Başbuğ: Silahlar TSK'ne ait değil
Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. İşte iki buçuk saat süren toplantının tüm ayrıntıları:

Başbuğ'un açıklamaları şöyle: 

DİYARBAKIR LİCE'DEKİ MAYINLI SALDIRILAR

-Sizlerin de duyduğu üzere üzücü bir olayla başlıyoruz konuşmamıza. Türkiye terörle yaşayan bir ülke. Bu sabah Lice'deki olay terör olayıdır. Lice Genç yolu üzerinde yol emniyeti için daha sonra oradan bir hareket vardı, bir tank ve bir ZPT görevlendiriliyor. Sabahleyin. Bölgeye geldikten sonra olayın olduğu yerde önce tank aynı yerden geçiyor. Arkasından Zırhlı Personel Taşıyıcı geçiyor. Amerikalılardan aldığımız M113 ZPT aynı yerden geçerken bir patlama oluyor. Bu patlama olayı sonucunda elbette yüreğimizi yakan bu olayda 9 vatan evladı şehit olmuştur. 9 personelimizin iki tanesi uzman diğerleri normal er durumunda olan personel. Zırhlı Personel taşıyıcı, altında da yaklaşık 4, 4 buçuk santimetre kalınlığında zırh vardır. Bu araca bu kadar önemli bir etki yaptığına göre artık düşünün. Böyle bir olay olduğuna göre bu olaya neden olan patlayıcı çok güçlü. Muhtemelen el yapımı çok güçlü bir patlayıcı kullanılmış. 

-Tank geçtikten sonra patladığına göre de büyük bir ihtimalle bu uzaktan kumandalıdır. Terörle mücadelede karamsarlığa yer yok. Bu tip olaylar bizlerin bölücü örgüte karşı mücadelemizde azim ve kararlılığımızı azaltmaz. Daha detaylı bilgileri elbette size ulaştıracağız. 

VE TOPLANTININ ASIL GÜNDEMİ

-Yıllık değerlendirme toplantısı ve bu toplantıyı yapacağımızı bildirmiştik. Süresinin 90 dakika olmasını planladım. Toplantıyı ağırlıklı olarak sizlerin sorularını alarak cevap şeklinde yürütmeyi düşünüyorum. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında bulunan mühimmat ve silahlarla ilgili olarak gerek kamuoyunda gerekse medyamızın haklı olarak bilgiye ihtiyacı var. Bazı konuların cevaplandırılmasına ihtiyacı var. 

KAZILARDA ELE GEÇİRİLEN SİLAH VE MÜHİMMAT KİME AİT?

-Bulunan silah ve mühimmat... Konuyu doğru temele oturtabilmemiz için önce silahla mühimmat arasındaki farkı ortaya koymak lazım. Bu önemli. Silahı tanımlamaya gerek yok. Etkisi aynı sonuçta. Burada silahın önemli noktası şu, silah her silahın üzerinde o silaha ait stok numarası vardır. Aynı numaraya ait iki tane silah olmaz. Her silahın üzerinde o silaha ait bir stok numarası var. Silah askeri malzeme olarak stok malzemesi değildir. Envantere girdikten sonra çıkıncaya kadar uzun süre kullanılan bir malzemedir. 

-Tabanca, tüfek ve av tüfeği giriyor bu kavrama. 45 adet bulunan silah var. 

SİLAHLAR TSK'NE AİT DEĞİL

-Birinci önemli nokta: Soruşturma kapsamında bugüne kadar bulunan ya da yakalanan 45 adet silah hiç birisi TSK’deki envantere dahil değildir, TSK’ne ait değildir. Bu bizim için çok önemli. Bulunan silahlar doğru. Ama bu silahların üzerinde numaralar var. Bunların hiç birisi TSK’ne ait değildir. Kime aittir? Ayrı bir konu. Bunu bazıları kendi şahsi silahları. Bulunanların üzerindeki silahlar. Konu yargıya intikal ettiği için bunların kaynağı çıkacak. Bu bizim konumuz değil. Bizim için önemli olan bunun bizim malımız olup olmadığı. 

-Silah ordunun namusudur. 

-Mühimmat konusu. Çok çeşitli mühimmat var. Lav bir mühimmattır. El bombası mühimmattır. Lav. Mühimmat bir kere kullanılır. İkinci kere kullanamazsınız. Sarf malzemesidir. Lav silahı kavram olarak mühimmattır. 

BEYKOZ'DAKİ ARAZİ MUAMMASI

-Yeri gelmişken Beykoz’daki arazi ile ilgili bir şeyler söyleyeyim. Bu arazi Milli Savunma Bakanlığı'na ait bir arazi değildir. Nedir peki? Bir vakfa ait olan bir arazi. Arazinin statüsü ikinci derecede askeri bölge statüsünde. Yasak bölge yani. İkinci derece yasaklı bölgelerin özelliği nedir? Kara askeri yasak bölgelere sadece yabancılar giremez. TC vatandaşı herkes girer. Burada bina da yapar oturur da faaliyet de yapar. Bu konuda karışık bigliler dolaşıyor. Bu bölge ile ilgili olarak bakanlar kurulu kararıyla her hangi bir kısıtlama yok. 

-Mühimmatın üzerinde sadece bir kafile numarası olur. Üretilen mühimmatın hepsi TSK envanterine girmiyor. Bazıları Emniyet Genel Müdürlüğü'nün ihtiyaçlarını karşılamak için gidiyor. Sadece TSK envanterine giren mühimmat değil. Bu bulunan malzeme şuradan buradan iması yapmak istemiyorum. Ama bilgi olarak konunun karmaşıklığını çiziyorum. 

TSK'NİN GÖMÜLÜ MÜHİMMATI YOKTUR

-Bulunan mühimmatın bir kısmı TSK'nin Özel Kuvvetler Komutanlığı'na ait gömülü mühimmat olabilir diyorlar. 1986 yılına kadar TSK'nin Türkiye sathında gömülü silah ve mühimmatı vardır. 1986'da o dönemde alınan karar çerçevesinde bu silah ve mühimmatın tümü toplatılarak depolarda konulması emri verildi ve bu işlem 1998 yılında tamamlandı. Bu şu demektir, TSK'nin Türkiye sathında hiç bir yerde gömülü silah ve mühimmatı yoktur. 

MÜHİMMAT VE SİLAHLARLA İLGİLİ YENİ YAPILANMA

-Mühimmatın kontrolü konusunda bazı sorunlar var. Hemen ilişki kurulmaya çalışılıyor. Biz 1 yıldır bu konuda mesafeler aldık. Bazı faaliyetlere başladık. El bombaları ve özellikle Lav mutlaka her el bombasına ve her lava özel numara vermemiz lazım. Ama bu numaranın silinmemesi lazım. Yeni üretilenlerden başlamak üzere bunlara özel kod numarası verilmesi işlemi başladı. Nereye ve nerede yapıyoruz bunu size de söylemem. Bulsalar dahi silme olanağı olmayacak. Bütün imkân ve kabiliyetlerimizi zorluyoruz. Bu bizim için önemli kafile numarası sistemi değişmiştir. Bir zaman alacak tabi. Çünkü bu mühimmat on binlerle yüz binlerle ifade edilen rakamlar. 

TSK'NİN EKSİK MÜHİMMATI YOK

-Her hangi bir yerde silah ve mühimmat bulunduğu zaman kuvvet komutanlıklarında hangi birliklerde ise nokta denetleyicisi gönderiyoruz. O mühimmatın bulunduğu depolara girilecek ve kayıt tutulacak. Resmi rapor alıyoruz. Mühimmatınız tamam mı eksik mi. Alınan resmi raporlarda da bizim kayıtlarımıza göre mühimmat eksiğimiz gözükmüyor. 

PEKİ BU MÜHİMMAT NEREDEN GELDİ?

-Kaynaklardan birisi gerçekten Irak. Maalesef Irak her açıdan bize sorun olan bir yer. Burada silah ve mühimmat tedariki çok kolay. İç güvenlik harekatlarında kontrol zorluklarımız var. Operasyona çıkan birliğin üzerindeki mühimmatı çek etmeniz güç. Bir komando tugayında görev yapan komando operasyona gidip el bombasını saklıyor ve bitince askerliği gidip çıkarıyor ve köyünde gösteriyor. Bunlar çok çok yaşandı. 

İDDİANAMELERDE İSMİ GEÇEN MAVAZZAF VE EMEKLİ SUBAYLAR

-TSK olarak, iddiada ismi geçenlerle ilgili derhal askeri yargı sistemini çalıştırıyoruz. Askeri savcılar hemen soruşturma açıyoruz. Askeri soruşturma açılmayan hiç bir konu yoktur. Bir Yarbay'a ait silah ve mühimmat konusunda Hem GENKUR askeri savcılığı soruşturma açtı, Beykoz'daki malzemeler ve iddialarla ilgili yine soruşturma açılmıştır. Kararlılığımız kesindir ve en küçük bir gecikmemiz yoktur. Kimler yaptı bu işi ve ne amaçla yaptılar diye soruluyor bize. Bu sorunun muhatabı yargıdır. Yargının bu konudaki kararları sonuçlandırmak için sabırlı olmak lazım. Ben zamanında yapılması gerekenlerin yapıldığını söyledim

SORULAR VE CEVAPLAR

-Kazılarda bulunan el bombalarının kafile numaralarını taşıyan benzeri mühimmat emniyet genel müdürlüğünde denenmiş olabilir mi? 

Bu sorulara net cevap veremeyeceğim. Ama bir tane bildiğim bir şey var. Dolu bulunan lavların bir kafile numarasında olanlar SAT komutanlığının envanterinde yok. Lütfen bu bilgileri her hangi bir istihbarat noktasına getirme amacıyla söylemiyorum. Bu bilgiyi vermekteki amacım mevcut sistemin karmaşıklığını anlatmak.

-Ergenekon soruşturmasının ikinci iddianame de ortaya çıktı. Bir kısmı da TSK ile ilgili sayılabilecek. Eski TSK personelinin içinde bulunduğu iddialar var. Sayın Özkök tanıklık yaptı. Yaklaşımınız nedir?

İsim zikretme yanlış. Bu mahkemenin kararı. Ama maalesef özel isim zikrediyorsunuz. Bu davanın özel isimle anılmayacağına dair kararı var. Özel isimle bir davanın anılması doğru değil. 14 Nisan'daki konuşmada dedim ki; TSK olarak demokratik rejime bağlıyız. Bunda da kimsenin şüphesi olmamalı. Demokrasinin elbette en vazgeçilmez temel noktalarından bir tanesi de yargı bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğüdür. Biz TSK olarak her zaman hukuka sonuna kadar güvenmek mecburiyetindeyiz. Bu herkes için geçerli. Bazı konularla ilgili düşüncelerim var. Bu sürek TSK'yi kurum olarak ilgilendiriyor. Muvazzaf ve emekli olanları kişisel bazda ilgilendiriyor. Mahkeme kesin karar verinceye kadar herkes suçsuzdur. Baştan itibaren kişileri suçlu ilan etmeye kimsenin hakkı yok. Berat da edebilir. Ne olacak o zaman. Etik açıdan verilen zararı kim telafi edecek. 

Soruşturmanın gizliliği ilkesi gerçekten var mı yok mu? İkinci bir konu bu. En önemli noktalardan biri bu konu. Yargılamaların yapılırken kurumların saygınlığına zarar verilmemesi lazım. Beykoz'da bulunan silahlar bir televizyonda 50 dakika gösterildi. Beykoz Poyrazköy'de bulunduğu için... Bu bir haber midir. Haber. Ama bunun 50 dakika verilmesinin amacı nedir? Ben de bunu soruyorum. Haksızsam sonra konuşalım. 

Bir itirafçının konuşmasını bir gazete 5 gün yayınlıyor. Bu bir haber midir? Bir noktada kurumsal ağ ilişkisi kuruluyor. O ses kayıtları belki doğru, belki yanlış. Bununla nereye gideceğiz. Diğer bir konu. İddianamelere bakıyoruz, birinci ikinci. Öyle konular var ki. TSK ile ilgili olduğu için. 1993 yılında Bingöl'de meydana gelen olayla ilgili bir gizli tanığın ifadesi var. Kim, ne kadar güvenilir. Olay var ama iddianamede suçlanan kişilerle organik ilişkisi yok. 

İddianamelere baktığımız zaman bazı olayların sadece ve sadece gizli tanık ve itirafçıları dayandığını görüyoruz. 

-Söz konusu davanın Kıbrıs'a kadar uzanmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? 

Onu da Kıbrıs'taki yetkililer değerlendirsin. Hilmi Özkök tanık olarak dinlendi. başsavcılık hangi sonuca gelir bilemem..

BİRAND'A BAŞBUĞ FIRÇASI

Mehmet Ali Birand-Genelkurmay bazı iddialarla ilgili doğru mu değil mi diye araştırma yaptı mı? Eski komutanlar suçlu bulunursa TSK'yi ne oranda rahatsız eder. Topraktan fışkıran silahlar var. 

Siz en duayen isimsiniz. Fışkırma lafı ne anlama geliyor. Her yerden bir şey çıkacak. Ama bu acaba bu fışkırma gerçekten güzel bir tabir mi? 

-Peki geri aldım...

Kamuoyu bir şekilde bilgilendirmelisiniz ama bunun yanında korku karamsarlık yapmanın ne alakası var. Bahçelievler'de 3 G-3 mermisi. Son dakika geçiyorlar. 3 tane mermi diye. 

Teşekkür ederim.....

-Ordunun içinde darbe heveslisi olanların olduğuna dair bir soruşturma yaptınız mı? 

-İstanbul'daki soruşturma ile ilgili süreci özetlediniz. TSK ile bağlantıları ile ilgili konuştunuz. Sürece dair bir takım endişeleriniz olduğunu gösteriyor. Devletin ilgili makamlarıyla görüştünüz mü?

Deva devam ediyor. Böyle bir şey de yok. 

Terör örgütünü Ergenekon örgütünün kurduğuna dair iddialar var. Terörle mücadele ederken bununla ilgili bir yaklaşım oldu mu? Bu mümkün mü?  

(Yine özel isim tartışması yaşandı) Özel isim dediğiniz zaman yanlış oluyor. 

Silahlar var bunlar korkutucu mu? Ayrıca darbe günlükleri...

TSK'DA DARBE HEVESLİLERİ VAR MI?

Bu kavramların tartışılması bizi rahatsız ediyor. TSK bünyesinde demokratik rejime aykırı faaliyette bulunan kimse bulunamaz barınamaz. TSK olarak biz demokratik rejime bağlıyız ve saygılıyız. TSK bünyesinde farklı düşüncede olan kimse barınamaz. Buna müsaade etmem. Bu konularla ilgili olarak şu anda TSK kendi bünyesinde bir sorun yoktur ve bu soruna yönelik her hangi bir araştırma ihtiyacı da yoktur. 

DARBE GÜNLÜKLERİ KONUSUNDA BİR TEKRAR

Medyada çıkan günlükler konusu... Bu konu Sayın Büyükanıt'a soruldu. Genelkurmay Başkanlığının elinde bu konu ile ilgili bir belge yoktur. Ben de aynı cümleyi bugün söylüyorum. Tekrar ediyorum. 

-Günlükler yoktur mu diyorsunuz? 

Basında yayınlanan belgeler her hangi bir vatandaş da bulabilir. Bunlar iddia. İstanbul Cumhuriyet Savcılığı bu soruşturmayı devam ettiriyor. Bu süreci beklemek durumundayız. 

Bu sürecin kamuoyuna yansıması ile ilgili bazı duyumlarımızı ve tespitlerimizi ifade ettim. Bunu gerektiğinde ilgililerle paylaşıyoruz. 

1993'te meydana gelen olayı silahlı örgüt olarak vasıflandırıyorsunuz... Yıl 1993 bunu yapan iki kişi. Bu iş nasıl bugünle bağlantı kurulur anlayamadım. 

ETÖ SORUŞTURMASINA TSK DESTEK VERİYOR MU?

Kamuoyuna çok yanlış yansıtılan bir konu var. Bu soruşturma sürecine TSK destek veriyor ve izin veriyor diyorlar. Bizim iznimizle oluyor deniyor. hukuk devletinde her hangi bir kurumun yürütülmekte olan bir yargı sürecine destek vermek ya da vermemek gibi bir durumu olamaz ayıp bir şey bu. Önemli olan bu sürecin yasalar kapsamında yürütülüp yürütülmemesidir. Özel yetkili mahkemeleri anlamazsanız yanlış yaparsınız. 

GATAKULLİ'LERLE İLGİLİ SERT SÖZLER

Askeri hastanelere sevk, mevcut mevzuat çerçevesinde ve Adalet Bakanlığının gözetiminde yapılmaktadır. Bizim askeri makamlar olarak hiç bir dahlimiz yoktur. Gerçekten yalan ve çirkin iftira. Ne ilgimiz var ne de bu olayların içinde bulunan bir kurumuz. GATA'ya yapılan sevkler ve tedaviler İstanbul Tabip Odası tarafından tespit edildi ve sorun yoktur denildi. En çirkini, bazı tutuklu durumda olan kişilerin tahliyelerinin asker kanalıyla yapıldığını söylüyorlar. GATA tarafından düzenlenen bir rapora istinaden bugün tutukluluktan tahliye durumuna geçen bir kişi söyleyin. Bunu ahlaksızlık olarak görüyorum. 

YEREL SEÇİM SONUÇLARINI BÖYLE YORUMLADI

-Kürt halkının yerel seçimlerde çizdiği tabloyu nasıl yorumluyorsunuz?

Devlet dağ kadrosunun örgütten ayrılacağı şekilde mevcut yasal düzenlemelerin daha iyi uygulanması için bazı değişiklikler yapmalı. Daha iyi sonuçlar alabileceğimize inanıyorum. Bu kapsamda bin 38 kişi başvurmuş bunun 675 tanesi ceza almamış. Bu rakam aslında kötü bir rakam değil. 221. madde yazılım olarak biraz da zor bir madde. Önemli olan bu yasayı etkin şekilde ve cazip kılacak şekilde uygulanmasıdır. Bunun üzerinde çalışılıyor. Türkiye halkına Türk milleti denir demiştim. 

TBMM'Yİ BOYKOT MESELESİ VE DTP

-TBMM'ye yönelik boykot ve bedelli askerlik konusunda açıklama yapacak mısınız?

Biz TSK olarak hiç bir zaman ne TBMM ne siyasi partileri protesto etmek gibi bir durumumuz olmaz. Düşüncemiz de olmaz. Ama meclis içinde yer alan bir grup siyasi parti olarak görünüyor. Terör örgütüne bakışını açıklığa kavuşturmadan bizim onlarla aynı ortamda bulunmam. BU sabah 9 şehit veren bir kurumun komutanıyım. Bizim terör örgütü ile arasına mesafe koyamayan bir grupla aynı yerde bulunmamaya özen göstermemizi bütün halkımız anlayışla karşılıyordur. 

BEDELLİ ASKERLİK İMKANSIZ GİBİ

Bedelli konusuna gelince, 1111 sayılı askerlik kanunun 10. maddesinde çok açık yer alan bir husus. Bedelli askerlik uygulaması, benim bu yıl şu kadar personele ihtiyacım var ve bunu almam gerekiyorsa müracaat eden sayı bizim ihtiyacımızdan fazla olursa uygulanabilir. Durum nedir? 2008'den itibaren TSK'nin asker karşılama yüzdesi düşüyor. Her yıl düşüyor. TSK ihtiyacını karşılayamaz durumda fazla yükümlülük olması durumunda bizim bedelli düşünmemiz söz konusu değil. Önümüzdeki perspektif de bunun imkansız olduğunu gösteriyor. Biz bunu insanımıza nasıl anlatırız. 9 vatan evladı ölüyor öbür tarafta 10 bin dolar ödeyen biri askerlik yapmayacak. Bunu izah edemeyiz. Terör devam ettikçe bunu bizim insanımıza anlatmak zordur. TSK'de asker sistemleri çok farklıdır. Bedelli ile ilgili bir durum yok. Herkes bunu anlamalı. Terörle mücadele sürerken bedelli düşünemeyiz. Biz tüm sistemleri genel olarak ele alıp daha adil bir sistem üzerinde çalışıyoruz. Terörle mücadele ile ilgili düşünceyi bir kenara bırakamayız. 

Murat Yetkin(RADİKAL) -Cemaatler konusunda altını çizerek yaptığınız açıklamalar vardı, MGK'da bu konu gündeme geliyor mu, hükümet yetkilileriyle bunu görüşüyor musunuz?

Teslim olan teröristlere yönelik olarak daha önce... Topluma kazandırma merkezleri sisteminin kurulması. Bunlar önemli konular. Bunu daha işler hale getirebiliriz. Bunun dışında her hangi bir düzenleme yapılması söz konusu değil. Cemaat konusu: Konuyla ilgili olarak yaptığım konuşmaya ilave edeceğim başka bir husus yok. Bunu yetkili merciler de inceliyor. Yargıya intikal eden meseleler var. Bunun sonuçlarını bekleyeceğiz. 

ÖLÜMÜNE AKREDİTASYON KONUSU

-Akreditasyon konusunda yeni açılımlar yapılacak mı? 

Elbette ki bir takım değişiklikler olabilir. Bu bir koz olarak görülmüyor. Kesinlikle. Keşke daha fazla genişletebilsek. Bununla ilgili bazı düşüncelerimiz var. Biz TSK olarak yasalar, emirler neyse onu yaparız. TSK olarak biz de samimiyet bekliyoruz, açıklık bekliyoruz. Bazı uygulamalarda yanlışlık olursa düzeltiriz deriz. 

Kahramanmaraş'a giden Cihan Haber Ajansı muhabiriyle ilgili konu çok speküle edildi. 30 Mart günü olay oluyor. 30 Mart günü Doğan Haber Ajansı elemanını ilgili komutan olay yerindeki arşiv çekimlerini yapmak için helikoptere almış bölgeye götürmüş. Çekim yaptıktan sonra da aşağıya indirmiş. Bu uygulamanın da doğru olup olmadığı tartışılabilir. Aynı gün saat 15.00 civarında bir helikopter malzeme yüklüyor. Artık dönülecek. Bu sırada yanlarında kamera ve fotoğraf makinesi olan iki kişi helikoptere yaklaşıyor. Bunlardan bir tanesi helikoptere binmek için bir faaliyette bulunuyor. Kendisine deniliyor ki ‘bu helikopterde sadece askeri malzeme taşıyacağız. Bunun için görevlendirildik. Sizi alamayız' deniliyor. 

Olay günü hava açık. Artı 13 derece. Eksi 15'te bırakmışız. Nerden çıktı şimdi… Hava açık. Artı olay bölgesinden yaya oyarak inen 350–400 kişi var. Bölgeden son helikopter 17.30'da ayrılmadan evvel özellikle bölge kontrol ediliyor. Herhangi bir şekilde birisi kalmıştır, varsa alalım diye. Bize gelen bilgi bu. Kesinlikle bir kasıt olduğu kanaatinde değiliz. Ama açık söylüyorum; farklı bilgi varsa, bize getirilirse biz inceleriz. Hata varsa da gerekenleri yaparız. Biz Türk Silahlı Kuvvetleri olarak böyleyiz. Gerektiğinde, zorunlu olduğu zaman teröristi bile helikopterde taşıyoruz. Çok zor durumda olan biri kişi yani bırakırsan soğukta donar, riske girebilir. Bunu bırakamayız, böyle bir şey yapamayız. Türk askeri bunu yapmaz. Böyle bir hata yapan varsa da biz o hatayı kabul etmeyiz. Ama şartlar da bu. İnanın bu. Hava 13 derece. Burada lütfen kasıt aramayın. Ama tekrar çiziyorum değişik bir bilgi varsa bize yollasınlar, ben incelerim. Hata varsa hatayı kabul ederim ve gerekene de hesap sorarım.

ERMENİSTAN MESELESİ VE BÖLGEDEKİ GELİŞMELER

AB ile ilgili TSK'nin görüşünü merak ediyorsanız devir teslim töreninde yaptığım konuşmanın 15. sayfasını açın. Düşüncemiz değişmedi. TSK her zaman ilericiliğin ve çağdaşlığın simgesi ve destekleyicisi olmuştur. AB'ye tam üyelik Atatürk'ün amaçladığı düzeyin üzerine çıkma doğrultusunda önemli bir araçtır demişiz. 

ABD Genelkurmay Başkanı ile görüştüm. Obama geldiği gün görüştüm. İlle biri geldiği zaman bir şey istenilmek üzere gelmez. Türkiye sadece bir şey istenecek bir ülke değil. İlla gelindiği zaman bir şey istendi deniyor. Hayır, öyle değil.  

PAKİSTAN, IRAK VE AFGANİSTAN

Pakistan’daki mesele çok ciddi. Afganistan'da seçimler var. Terör olaylarında azalış yok artış var. Irak’ta geçtiğimiz hafta içinde güvenlik durumu daha iyileşme gösteriyordu ama bir iki olay gerçekten endişe verici boyuttadır. Irak'la ilgili politikamız belli. Toprak ve siyasi bütünlüğü bizim için hayati öneme haizdir. Irak'ın kuzeyinde yer alan PKK'nın tasfiye edilmesi. Bu konu bizim için önemli. Bölücü terör örgütünün tasfiye edilmesi açısından bir fırsatı yakaladık. O halde biz bu fırsatı en iyi şekilde kullanmalıyız. Burada sorumluluk kime ait. Güç olarak ırak'ın kuzeyinde yerel yönetime ait peşmerge gücü var. Bunların da bu işe dahil olması lazım. Kuzey yerel yönetiminin de aktif olarak bu işe dahil olması zorunludur. Açık olarak konuştuk bunu. 

Suriye ile ilgili olarak da hudut tatbikatı. Bugünlerde bitiyor. Suriye ile Türkiye arasındaki tatbikatın bilmem nesini başkasından mı alacağız. İki ülke arasında ikili bir tatbikat. Ülkemizin büyüklüğünü artık iyi görelim. 

TÜRK ASKERİ'NİN AFGANİSTAN'DAKİ GÖREVİ

Afganistan konusuna gelince. Sorumluluk bütünüyle NATO'ya geçti. Sürekli özgürlük harekatı dediğimiz bir harekat var. Temel amacı terörizmle mücadele. Buna bazı ülkeler katılıyor bütün ülkeler değil. İkinci harekat ise uluslararası güvenlik ve yardım. Afganistan hükümetinin çalışmalarına katkıda bulunmak. Bizim TSK olarak orada Kabil Bölge Komutanlığı var, komutu Fransızlarda. Türkiye, İsrail ve Fransa bulunuyor. Bir tane muharip birliğimiz var. Muharip birlik ta İsaf-1'den beri orada. ama görevi kısıtlı. Terörle mücadele, mayın temizleme, uyuşturucu ile mücadelede kullanamazsınız diyoruz. 

Kabil Bölge Komutanlığı Kasım'da bize geçebilir. Orada bulunan 800 mevcudumuz arta bilir. 

BAŞBAKAN'IN SÖZLERİYLE CEVAP VERDİ

Türkiye-Ermenistan arasında ne sorun var. Sınırların tanınması konusunda Kars Anlaşması var. Bağımsızlık bildirgelerinde yer alan toprak talebinden vazgeçme ve soykırım iddialarından vazgeçme durumu var. Ermenistan'ın işgal ettiği topraklardan geri çekilmesi önemli. Sayın Başbakan bu konuda Türkiye'nin görüşünü net olarak açıkladı. Sınır kapısının açılması buna bağlı dedi. 

HABERVAKTİM.COM

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.