Terör uzmanı Rektör Arıboğan: ETÖ çözümlenmeli
Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü ve terör uzmanı Prof. Dr. Deniz Ülkü Arıboğan, Türkiye'nin bir daha çetelerle uğraşmaması adına Ergenekon'un çözümlenmesi gerektiğini söyledi.
Antalya'nın Alanya ilçesinde düzenlenen 'Türk dış politikası' konulu konferansa konuşmacı olarak katılan Prof. Dr. Arıboğan, gündeme ilişkin soruları cevapladı.
Ergenekon davasının hukuken sıkıntılı bir süreç içinde yönetildiğini ifade eden Arıboğan, "Ergenekon'un olduğuna inanıyorum. Bu tür örgüt ve yapıların temizlenmesinde toplumsal desteğin varlığı şart. Toplumsal desteğini yitirmiş davalarda yol almak değil." dedi.
Ergenekon'un Türkiye için çok önemli bir dava olduğunun altını çizen Arıboğan, "Ortada bir takım faaliyetlerde bulunan çeteleşmenin var olduğunu ispatlayan deliller var. Silahlar var. Bugün bu ülkeden insanlar örgüt değiştirerek eylem yapıyorsa bunun açığa çıkması önemlidir. Birtakım sulandırma girişimlerinin, yanlış üslup problemlerinin, yanlış hukuki eksikliklerin davanın düşmesine kadar götürebilecek süreçleri başlatmasını sağlıksız buluyorum. Bu gidişten bir şey çıkar mı onu tam emin değilim." diye konuştu.
DARBELER DÖNEMİ KAPANDI
Türkiye'de darbe dönemlerinin kapandığını ifade eden Arıboğan, Türkiye'de demokrasinin olgunlaşmasıyla birlikte artık darbelere varmadan bazı şeylerin çözebilir hale geldiğini söyledi. Türkiye'de etnik, mezhepsel, ideolojik birçok farklılıkların olduğunu anlatan Arıboğan, bu nedenle Türk halkının terörle yaşamaya alışması gerektiğini aktardı.
Türkiye'de gerçek tehlikenin teröristten gelmeyeceğine inanan Arıboğan, "Terör nedeniyle ortaya çıkan büyük öfke ve insanların birbirine karşı iç çatışmaya girmesinden kaynaklanır. Öfke ile birlikte karşı tarafa yönlenmeye başlanırsa tehlike orada başlar. Devlete bir zarar veremez terörist sadece insan kaybına neden olur." şeklinde konuştu.
Bostancı operasyonunda yayın yasağının çok geç geldiğini aktaran Arıboğan, şunları söyledi: "Operasyon daha az kayıpla yapılabilirdi. Beslen katliamında medya girişi yasaklandı. Bütün dünya haberdar olmamıştı. Rusya medya girişini yasaklamıştı. Elinde bombaları olan biri olduğu için bazı operasyonlar yapılmaktadır. Bazı operasyonlarda yayın yasağının gelmesi şarttır. Mesela Güngören saldırısında şarttı. Bunun medya tarafından aktarılış biçimi olağanüstü kötüydü. Çünkü bu eylemi yapanların bir amacı var. Bombayı koyuyor 'Bunu PKK yaptı' diyor ve insanlarda infial öfke ile birlikte Kürtlere doğru saldırı olsun istiyor. Bunun gazetelerin birinci sayfalardan kan revan içinde vermesi çocukların hayatlarının kaybettiğinin anlatılması çok yanlış bir şey. PKK, iç çatışma için tetikleyici bir etki yaratmak istiyor."
Abdullah Öcalan'ın İmralı'dan çıkarılmasından yana olmadığını ifade eden Arıboğan, buradaki koşulların ilerleyen günlerde yeniden düzenlenerek bazı tutukluların da nakledilebileceğini görüşünü savundu.
(CİHAN)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.