Kıbrıslı Lider: ETÖ var, oy satın alma doğru!
Son genel seçimlerde 2 vekil çıkartan Birleşik Kıbrıs Partisi (BKP) ve Yaseminler Hareketi lideri İzzet İzcan gündemde olan konuları CİHAN'a değerlendirdi.
Orams davasıyla ilgili, artık yolun sonuna geldik diyen İzcan, Demokrat Partisi Serdar Denktaş'ın "oy satın aldık" açıklaması için, "Açıklamaları gerçeklik taşıyor ama üzerine gidilecek mi, orası çok karanlık." değerlendirmesinde bulundu. Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Başkanı Ferdi Sabit Soyer'in seçimlere birkaç gün kala açıkladığı belgeler için ise, "Denktaş'ı masum gösterip, Derviş Eroğlu'nu suçlarsanız gerçekçi olamazsınız." dedi.
SORUŞTURMADAN BİR SONUÇ ÇIKACAĞINA İNANMIYORUM
Demokrat Parti Başkanı Serdar Denktaş, "Kimse inkar etmesin. Her parti oy satın alıyor. Biz de paramız yettiği kadar oy satın aldık." demişti. Yapılan bu açıklamanın ardından savcılık soruşturma başlatmıştı. BKP Başkanı İzcan yapılan bu itirafın gerçek olduğunu savundu ama açılan soruşturmadan umutsuz olduğunu belirterek, "Savcılık bir soruşturma başlattı. Bugüne kadar savcılığın başlattığı araştırma, soruştırma ve meclis komiteleri hiçbiri görev yapmadı. Hiçbir sonuç çıkmadı. Ben bundan da bir sonuç çıkacağını sanmıyorum çünkü KKTC bağımsız, egemen ve tam demokratik bir yapı değildir. Buraların hükümeti talimatları Türkiye'den aldığı için, bu sistemden beslendiği için bu sistemde varlıklarını bu şekilde sürdürüyorlar. Bu konu konuşulacak polemik yapılacak ama birşey çıkmayacak." dedi.
Ayrıca Serdar Denktaş'ın seçimlerden başarısız çıkmış olması dolayısıyla, bu başarısızlığın üstünü bu tip polemiklerle örtmeye çalışacağına değinen İzcan, Türkiye'den getirilen çifte vatandaşların oylarıyla Kıbrıslıların iradesinin engellendiğini iddia etti.
KIBRISLILARIN İRADESİ SANDIĞA YANSIMIYOR, OY İHRAÇ EDİLİYOR
Yapılan seçimlerde Kıbrıs kökenli vatandaşların azınlıkta kaldığının altını çizen İzcan, "KKTC'deki seçimler gerçek iradeyi yansıtıyor mu bu sorulmalı. Kimisi oy satın almış kimisi Türkiye'de yaşıyan çifte vatandaşlıklı insanları getirip oy kullandırtmış, kimisi sandıkta kontrol ederek oy kullandırılmış, bu yapının meyvesidir bunlar. 161 bin seçmenin 60 bini Kıbrıslı diğer yüz bini Türkiye ve yabancı kökenli vatandaşlardır. Bu ortamda Kıbrıslı vatandaşların iradesinin sandığa yansımasını nasıl değerlendirebiliriz. Bu seçimde 130 bin oy kullanıldı. Bunun da 50 binini Kıbrıslılar oluşturuyor. Manzara ortada." diyerek Kıbrıslıların iradesin sandığa yansımadığına dikkat çekti.
DENKTAŞ'I MASUM GÖSTEREREK ERGENEKON'UN KARŞISINDA YER ALAMAZSINIZ
Cumhuriyetçi Türk Partisi'nin seçim öncesine açıkladığı belgeler için de açıklamalar yapan İzcan, "CTP'nin seçimde yapmış olduğu Ergenekon açılımı ters tepti. Siz Denktaş'ı masum göstererek Eroğlu'nu suçlayarak bir yere varamazsınız. Evet Ergenekon yapılanması vardır. 1960'dan beri vardır ama buradaki soruşturmalar bir noktadan ileri gidemiyor. Bir noktada takılıp kalıyor. Bunun önlenmesi bu şartlarda çok zordur. Bu şartlarda sağlıklı soruşturma yapmak hayalcilik olur." dedi.
AB ÜLKELERİNDE ARTIK YERLİ VE YABANCI BÜTÜN KIBRIS HALKI POTANSİYEL SUÇLU OLACAK
Ada'da bir anda gündemin değişmesine neden olan ve kamuoyunda Orams davası olarak blinen dava hakkında da değerlendirmelrede bulunan İzcan, geleceğe umutla bakamadıklarını belirtti. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan İzcan, "Orams davası kapıya dayandı, şuanda ne yapılacak belli değil. Yetkililer şaşkın. Buradaki 1974 sonrası yapıyı günümüze entegre edemezler. Bunu zorla kabul ettirmeye çalıştılar ama olmadı. Kıbrıslı Türkleri sanık sandalyesine oturtmuş bulunuyorlar bunun sorumlusu da Ankara'daki hükümetlerdir. Çözüm olmalı, çözüm de uluslararası hukuk çerçevesinde anlaşmaktır; aksi takdirde eriyip yok olup gideceğiz. Uluslararası hukuk bizim yanımızda değil, evrensel hukuka göre askeri bir opersyonla siz birinin mülkünü birine veremezsiniz. Bunu yaparsanız eğer işte şimdi yaşadığımız bu sıkıntıları yaşarız. Uluslararası muhataplar hukuk silahını üzerimize doğrulttular, aslında bu silah Türkiye yönetimine yöneltilmiştir. Buradaki vatandaşlar kurban durumuna düşmüştür. Vatandaşlar savunmasız kalmıştır artık sözün bittiği yerdeyiz. Bundan sonra tamamen vatandaşlar bir belirsizliğe itilmiştir. Yurtdışındaki kaynaklarına el koyacaklardır. Avrupa'da haklarında tutukluluk kararrları çıkarılabilecektir. Burada yaşayan yabancıla da dahil vatandaşlar potansiyel suçlu muamelesi görecektir. AB ülkeleri bunları uygulayacaktır; ekonomimizi de bir kaos bekliyor. Yabancı sermayeler artık kaçmak isteyeceklerdir. Vatandaşlar ellerindeki malları çıkarmak isteyeceklerdir." şeklinde değerlendirmede bulunarak Orams davasının vahametine dikkat çekti. (CİHAN)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.