Rusya 'çifte kuşatma' altında (HABER-ANALİZ)

Rusya 'çifte kuşatma' altında (HABER-ANALİZ)
Rusya'nın turuncu ve kadife devrimlerin ardından arka bahçesinde yeniden kazandığı etkinliği tehdit altında.

Bir taraftan 8 Ağustos'da yaşanan Gürcü savaşı sonrası Kafkaslar'da gücünü perçinleyen Moskova, 6 Mayıs NATO tatbikatı ile tehdit edilirken; diğer taraftan Prag'da 7 Mayıs'ta gerçekleşecek Avrupa Birliği insiyatifindeki 'Doğu Ortaklığı' projesi ile kuşatılıyor. NATO'nun Ukrayna ve Gürcistan'ı da içine alarak genişlemesini durduran Kremlin, bu kez birliğin eski altı Sovyet ülkesi ile ilişkilerini geliştirme girişimini engelleyemeyecek.

Öncelikle Kafkaslar'da kontrol Rusya'nın elinden çıkabilir. Her ne kadar Abhazya ve Güney Osetya'nın bağımsızlıklarını tanıyarak bölgeye asker yerleştirme ve üs kurma başarısı elde etse de, Moskova için bu zaferin devamı uzun vadeli olmayabilir. NATO'nun 6 Mayıs'ta başlayacak ve ay sonuna kadar devam edecek askeri tatbikatına Kremlin sert bir dille karşı çıkıyor. Ağustos savaşı öncesi planlanan tatbikatı Rusya Devlet Başkanı Dmitri Medvedev 'provokasyon' olarak niteledi. Cevap olarak ayrılıkçı bölgeler Abhazya ve Güney Osetya ile sınır güvenliği anlaşması imzaladı. Beş yıllığına iki ayrılıkçı bölgenin sınırlarını Rusya koruyacak. 

Hem NATO hem de ABD, Moskova'nın yeni anlaşmasını ateşkesin ihlali olarak yorumladı. Rusya bir taraftan da tatbikata katılacak ülkeleri engellemeye çalışıyor. Kazakistan, Moldova, Sırbistan, Estonya ve Letonya tatbikata katılmayacaklarını açıkladı. Ancak Rusya'nın merakla beklediği Erivan'dan henüz cevap gelmedi. Daha geçen hafta Moskova'da Rusya'yı stratejik ortak olarak ilan eden Azerbaycan'ın tatbikata katılacağını açıklaması, Rus basınında manşetlerde yer aldı. Rusya'nın dışında Batı ile de ilişkileri sağlam tutmak isteyen Erivan yönetimi zor bir karar arifesinde. NATO'ya karşı eski Sovyet ülkelerinin kurduğu Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü'ne üye bir ülkenin, Rusya'ya rağmen Gürcistan'da tatbikatta yer alması, Kremlin açısından büyük bir başarısızlık olarak görülecek. 

Rusya Kafkaslarda ki tek müttefiki Erivan'ı batıya kaptırmak istemiyor. Ermenistan'ı her zaman destekleyen Moskova, Bakü ile işbirliğini geliştirerek Erivan'a mesaj vermek istiyor. Aslında Kafkaslarda Türkiye'nin girişimi ile başlatılan barış rüzgarlarının, Bakü ve Moskova cenahında soğumasının gerekçesi de bu. Bakü, Moskova'dan ilk kez gelen olumlu sinyallerden etkilenmiş durumda.

7 Mayıs'ta Prag'da gerçekleşecek 'Doğu Ortaklığı' Rusya'yı en az Gürcistan'da yapılacak NATO tatbikatı kadar endişelendiriyor. Zira Birlik Devleti kurma yolunda önemli mesafelerin alındığı Belarus Cumhurbaşkanı Aleksander Lukaşenko, "Rusya önünde diz çökmekten yorulduk" ifadesini kullanabildi. Moskova'dan ekonomik destek isteyen Minsk'in Rusya'ya ihraç ettiği bir kısım mallara getirilen sınırlama Lukaşenko'yu kızdırdı. Bu soğuma ile eş zamanlı olarak Brüksel, Belarus'la ilişkileri geliştirme kararı aldı. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un Brüksel'in projesini "Bir de bizi nüfuz alanı oluşturmakla suçluyorsunuz. Rusya'nın müttefiki Belarus'la ne işiniz var?" sorusunu yönelterek eleştirmişti.

Belarus Dışişleri Bakanı Sergey Martinov bugün yaptığı açıklamada, "Rusya ve Avrupa ülkeleri arasında nüfuz mücadelesinin gerçekleştirildiği bir ülke olmak istemiyoruz. Biz Rusya ve Batı arasında bir tercih yapmak istemiyoruz. Bir tarafla ilişkilerimizin gelişmesi, diğerinin aleyhine değil" açıklamasını yapmak zorunda kaldı. Belarus'un henüz Abhazya ve Güney Osetya'nın bağımsızlıklarını tanımamış olması da Kremlin açısından bir başarısızlık olarak görülüyor. Prag'dan resmi olarak yapılan davete Lukaşenko olumlu cevap vermese de, Ukrayna, Moldova, Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan'ın da yer aldığı 'Doğu Ortaklığı' projesinde yer almak istiyor. 

Aslında son günlerde Moldova'da yaşanan gerginliği anlamak için de 7 Mayıs Prag zirvesine bakmak gerekiyor. Moldova Cumhurbaşkanı Vladimir Voronin de zirveye davet edilen liderlerden. Voronin de henüz olumlu cevap vermiş değil. Zirvenin yapılmasına günler kala iki ülke de, Brüksel ve Moskova'dan gelen sinyallere kulak kesilmiş durumda. Ancak zirveye katılması kesinleşen Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan'ın Avrupa Birliği'nin inisiyatifinde bir araya gelecek olmaları Moskova'nın elini zayıflatıyor.

İki cepheden birden kuşatılan Moskova şimdi geçen yıl olduğu kadar sert bir duruş sergileyemeyebilir. Son sekiz yılda sürekli ortalama yüzde 7 büyüyen ülkenin 2009'da yüzde 7 küçülmesi bekleniyor. Petrol varil fiyatlarının 150 dolarlardan 40 dolar seviyesine gerilemesi bütçe hesaplarını bozmuş durumda. Son on yılda ilk kez bütçe açık verecek. İşsiz ordusu da giderek artıyor. Yıl sonunda 10 milyona dayanmasından endişe ediliyor. 600 milyar doları aşan rezervler erimeye devam ediyor. 370 milyar dolara düşen rakamın 2010'da yetmeyeceğinden endişe ediliyor. Devlet ve özel şirketlerin dış borçları da 500 milyar doları aşmış durumda. Moskova ekonomik sıkıntılarla mücadele ederken, iki ayrı cepheden gelen kuşatmayı nasıl aşacağı merak ediliyor.

CİHAN

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.