Okudan: İhalenin nasıl yapıldığını bilmem
Selçuk Üniversitesi (SÜ) Rektörü Prof. Dr. Süleyman Okudan ile Okyanus A.Ş. Başkanı Nusret Argun ve bazı hastane yöneticilerinin de bulunduğu 45'i tutuklu 234 sanığın yargılanmasına Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi.
SÜ Rektörü Prof. Dr. Okudan, mahkemeye sunduğu 19 sayfalık yazılı savunmasını ayrıntılı bir şekilde açıklayarak, hakkındaki iddiaları reddetti.
Suçlamaların "telefon dinlemelerine" dayandığını belirten Okudan, mahkeme heyetine, "Dosyada bu dinlemeler için bana hakim kararını gösterebilir misiniz?" diye sordu.
Telefon dinlemelerine gerekçe olarak gösterilen Sincan 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nin kararının ortada olmadığını ileri süren Prof. Dr. Okudan, CMK'nın hangi maddelerine göre bu işlemin yapıldığını merak ettiğini vurguladı.
Hakkındaki iletişim tutanaklarının hukuku aykırı bir şekilde iddianameye konulduğunu, dolayısıyla yapacağı savunmanın suçlamalara cevap verme niteliğinde olacağına işaret eden Rektör Okudan, asılsız iddialarla 5.5 aydır özgürlüğünün kısıtlandığını kaydetti.
Türkiye'nin en kariyerli üniversitesinde rektörlük yaptığını hatırlatan Okudan, savunmasında, "Telefon konuşmalarının şahsıma hiçbir suçlama yapılmamış. Hakim kararı olmadan nasıl dinleme yapılabiliyor?. Bir hukuk devletinde üniversite rektörü örgüt üyesi yapılmasına üzülüyorum. Suçlamaları ne hukuki ne de vicdanen kabul etmiyorum. Ayrıca telefon konuşmaları içerik olarak ne anlama geldiği araştırılmadan, varsayımlar üzerinde hareket edilmiştir." ifadesini yer verdi.
Rektörlük seçimleri sırasında Okyanus Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Nuster Argun ile yaptığı konuşmalara değinen Süleyman Okudan, bu diyalogun günlük hayatta herkesin her an yaptığı beyanlardan ibaret olduğunu anlattı.
İddianamede, bu konuşmaların, "örgüt lideri ve örgüt üyesi" şeklinde geçtiğini dile getiren Okudan, rektörlük seçimlerinde rakiplerine baskı ve tehdit uygulamadığını ileri sürdü.
Suçlamaları "onur kırıcı" diye değerlendiren Okudan, kolluğun kurguladığı şemada şahsına yer verilmesini kabul etmediğini belirtti.
2003 yılında rektörlük görevine geldiğini ve Nusret Argun'un 16 yıldan buyana Selçuk Üniversitesi'ne bir takım işler yaptığına dikkat çeken Prof. Dr. Okudan, "Sanki ben rektör olduktan sonra Nusret Argun SÜ'de ihaleleri almaya başlamış gibi gösteriliyor. Argun, Konya'daki doğalgaz dağıtımından adliye binasının yapımına kadar pek çok işi yapan bir kişidir. 2 bin 500 kişi çalıştırıyor. 5 yıldızlı oteli var."şeklinde konuştu.
Nusret Argun ile AK Parti Konya Milletvekili arasında geçen telefon konuşmalarını hatırlatan Okudan, Argun'un üst düzey bir çok bürokratla görüştüğünü ve konuştuğunu, ancak iddianamede bunlara yer verilmediğini söyledi.
"İhalelere fesat karıştırdığı" suçlamalarını da kabul etmeyen Okudan, hiçbir ihale komisyonunda bulunmadığını ve ihalenin nasıl yapıldığını bilmediği görüşünü ortaya attı. Gözaltı sırasında kasasında bunan 1 milyon dolar konusunda da açıklama yapan SÜ Rektörü Okudan, "Rektör seçildikten sonra lüks villamı ve 2 adet muayenehanemi sattım. Eşimle emekliliklerimizden 700 milyar para verildi. Yargısız infaz yaptılar. Evimde, büromda çıkan her şeyi televizyonlarda gösterdiler. Bu yargısız infaz değil midir. Ben henüz hakim savcı karşısına çıkmadan -soruyorum- yapılanlar yargısız infaz değil midir?. Çamur at izi kalsın. Ama bütün gerçekler Yüce Türk Mahkemesi'nin adil yargılaması sırasında ortaya çıkacaktır." dedi.
Uydurma delilerle 'tutuklandığını' savunan Okudan, hakim kararı olmadan zoraki delilerle 'örgüt üyesi' ilan edildiğini vurguladı.
Nusret Argun ile arasındaki telefon veya yüzyüze görüşmelere ilişkin Okudan, "Argun hakkında devletin her hangi bir organı tarafından 'suç belgesi' önüme gelmedi. Niye kendisi ile görüşmeyeceğim ki. Argun bir çok milletvekili ve bürokratla görüşür. Ama örgüt şemasında sadece benim adıma yer verilmiş. İhale komisyonunda bulunmadım. İhalenin nasıl yapıldığını bilmem. İddialarla toplum nazarında küçük düşürüldüm. 2003'de rektör olduğumda en büyük hedefim 'değişim ve tabuları yıkmak için çalıştım. Bunları yaparken e-mail veya yazılı şekilde bazı kesimler bana düşman oldu. Kimilerini yargıya taşıdım. Ve orada haklılığım ispatlandı. Tutuklu kalmam hukuki değildir. Suçsuzum. Tahliyemi ve beraatımı istiyorum." şeklinde konuştu. (CİHAN)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.