Hrant Dink davasında flaş gelişme!
Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesinde iki jandarma görevlisinin görevi ihmal iddiasıyla yargılandığı davayla, bu sanıklar ve dönemin Trabzon İl Jandarma Komutanı Albay Ali Öz'ün de aralarında bulunduğu sekiz sanık hakkında açılan görevi kötüye kullanma davaları birleştirildi.
Trabzon 2. Sulh Ceza Mahkemesi'ndeki davanın bugün yapılan duruşmasına tutuksuz sanıklar Astsubay Okan Şimşek, Uzman Çavuşlar Hacı Ömer Ünalır, Hüseyin Yılmaz ve Veysel Şahin katılırken, dönemin İl Jandarma Alay Komutanı Albay Ali Öz, İstihbarat Şube Müdürü Kıdemli Yüzbaşı Metin Yıldız, astsubaylar Gazi Günay ve Önder Araz duruşmada yer almadı.
Her iki tarafın avukatlarının katıldığı duruşmada Hakim, Astsubay Okan Şimşek ve Uzman Çavuş Veysel Şahin'in yargılandığı görevi ihmal davasıyla, Okan Şimşek, Veysel Şahin, Ali Öz, Önder Araz, Hüseyin Yılmaz, Metin Yıldız, Hacı Ömer Ünalır ve Gazi Günay hakkında görevi kötüye kullanmak iddiasıyla açılan dava arasında bağlantı bulunduğunu kaydetti. Daha önceki talepler doğrultusunda mahkemelerin her iki davanın birleştirilmesine karar verdiğini söyleyen hakim, birleştirilen davaların iddianamesinde sanıklara ''Görevi ihmal suretiyle görevi kötüye kullanmak'' suçlamasının yöneltildiğini söyledi.
Dink ailesi avukatlarından Bahri Bayram Belen ise birleştirilen iddianamede, sanıkların Dink'in ölümünden önce bilgi almalarına rağmen cinayet sonrası istihbarat aldıklarını göstermek için Haber Kayıt ve Bildirim Formu ile görev sonuç raporunda sahtecilik yaptığının anlatıldığını, ancak bunun iddianamede suç isnadı olarak yer almadığını savundu.
Tutuksuz sanık Hacı Ömer Ünalır daha önce tanık sıfatıyla gerek mahkemeye gerek Başbakanlık müfettişlerine ifade verdiğini belirterek bu ifadelerinin geçerli olduğunu kaydetti. Diğer tutuksuz sanık Hüseyin Yılmaz da daha önce mülkiye müfettişlerine ve mahkemeye tanık sıfatıyla vermiş olduğu ifadelere katıldığını belirtti.
Tutuksuz sanıklardan Veysel Şahin de mahkemede okunan daha önceki ifadelerini tekrarlarken, görev sonuç raporunda değişiklik yapılıp yapılmadığıyla ilgili soruya şöyle cevap verdi: "Görev sonuç belgesiyle ilgili 20 Ocak 2007 tarihinde İstihbarat Şube Müdürü Metin Yıldız beni ve Okan Şimşek'i yanına çağırdı. Temmuz 2006 tarihinde almış olduğumuz istihbarat bilgilerini, C.İ. ile olan görüşmelerimizi anlattı, bunları not aldı. Bu aldığı notları Gazi Günay isimli şahsa yazdırdı. Haber kayıt ve bildirim formu olarak çekti. Bu olaydan 2-3 gün sonra tekrar beni ve Okan başçavuşu yanına çağırdı ve 20 Ocak 2007'de çekilen haber kayıt ve bildirim formuna görev sonuç raporu hazırlayıp getirin' dedi. Bunu düzenlemenin yanlış olacağını söyledik. Kendisi bunun alay komutanımızın emri olduğunu, bu raporun herhangi bir yerde kullanılmadığını, bunun istihbarat şube müdürlüğünde kalacak bir rapor olduğunu söyledi. Bunun üzerine Okan Şimşek ile birlikte görev sonuç raporunu düzenlemeye başladık. Bunu ben kaleme aldım. İmzalamadan şube müdürümüze götürdük. Şube müdürü önce kendisi imzaladı daha sonra bizlere de imzalamamızı söyledi. Biz de imzalamak durumunda kaldık."
Sanık Okan Şimşek de kendisine görev sonuç raporunun gösterildiğini, şube müdürünün talimatıyla düzenlenen görev sonuç raporu olduğunu söyleyerek bu raporun 20 Ocak 2007'de düzenlenmediğini daha sonra düzenlendiğini ifade etti.
DİNK AİLESİNİN AVUKATI MAHKEMEYİ ELEŞTİRDİ
Öte yandan duruşmaya katılan Dink ailesinin avukatı Bahri Bayram Belen de duruşma sonrası basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin tutumunu eleştirdi. Belen, "Hrant Dink'in öldürüleceğine ilişkin yapılan istihbari çalışmalar jandarma komutanlığınca değerlendirilmemiştir. Ve bugün bir kere daha anlaşıldı ki bu değerlendirmeme ve gereğini yapmamanın ötesinde, Hrant'ın öldürüleceğine ilişkin istihbarat bilgilerinin sanki ölümden sonra verilmiş gibi olduğunu gösteren sahte belge düzenlenmiştir. Bunu sanıklar kendileri açıkladı. Bu belgelere ilişkin evrakta sahtecilikle ilgili de dava yürütülmesi gerektiğini söyledik. 2. Ağır Ceza Mahkemesi maalesef bu soruşturmayı sadece basit bir görevi ihmal gibi niteleyerek soruşturmanın ve kovuşturmanın önünü tıkamıştır. Bu son derece yanlış bir karar. Bu davadaki gerçek sorumluların gerçek şekilde cezalandırılmasını önleyen yanlış bir karardır. Bu olayın önü maalesef Trabzon'daki Ağır Ceza Mahkemesi tarafından tıkanmıştır."
Mahkeme Başkanı, sanıklardan Ali Öz ve Metin Yıldız için yazılan cevabın beklenmesine, katılanların vekilinin sanıkların ve tanıkların duruşmada mahkeme huzurunda dinlenmesine ilişkin talebin CMK'nın 196. Maddesi dikkate alınarak reddine, katılanlar vekilinin taleplerinin incelenip gelecek celsede değerlendirilmesine karar vererek duruşmayı 24 Temmuz 2009 tarihine erteledi.
Duruşmaya katılan dört sanık ise Trabzon Adliyesi önünde bekleyen basın mensuplarına gözükmemek için mahkum giriş kapısından çıktılar. (CİHAN)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.