İsveçli vekilden inanılmaz ETÖ ve Mardin analizi

İsveçli vekilden inanılmaz ETÖ ve Mardin analizi
Mardin olayını değerlendiren ve halkın silahlanması konusunda sınırlama getirilmesini savunan İsveçli vekil, Türkiye'nin askeriyeye dayanmaması ve yetkilerinin kısıtlanması gerektiğini söyledi. Vestlund, "Bush'un iddia ettiği kimseler değil, asıl bu Er

İsveç Meclisi'ndeki en büyük parti grubu olan Sosyal Demokratlar'dan Avrupa Parlamentosu vekilliği için aday olan Börje Vestlund, AB çalışma yapısından, Türkiye'nin AB üyeliğine, Türkiye'deki Ergenekon davasından, Mardin'deki katliama kadar birçok konuda çarpıcı açıklamalarda bulundu. 

Türkiye'nin AB üyeliğinin kaçınılmaz olduğunu ve İsveç olarak desteklerini sürdüreceklerini belirten Sosyal Demokrat vekil Vestlund, "Almanya'nın emperyalist, Fransa'nın ise milliyetçilik" gibi yersiz kaygılarla Türkiye'nin üyeliğine karşı gelmekte olduğunu iddia etti. Ergenekon'u ve yaptıklarını "gerçek anlamda bir terör" olarak niteleyen Vestlund, ABD eski Başkanı George W. Bush'un iddia ettiği kimselerden ziyade asıl terörün Ergenekon gibi anti-demokratik örgütlerin yaptıklarının olduğunun altını çizdi. Mardin'deki bir düğün evinde yaşanan katliamı ise "trajik ve ürkütücü" olarak niteleyen Vestlund, halkın silahlanması konusunda ciddi bir sınırlamanın getirilmesini ve Türkiye'nin artık askeriyeye fazla dayanmamasını ve yetkilerinin kısıtlanmasını istedi.


"İSVEÇ OLARAK TÜRKİYE'NİN ÜYELİĞİNİ İSTİYORUZ VE DE DESTEKLİYORUZ"

İş piyasası ve ticaret sorunlarıyla ilgilendiğini ve halen mecliste bu yönde çalışmalarını sürdürdüğünü söyleyen Vestlund, yoğun bir tempo içinde çalıştıklarını ve de AP vekili olarak seçilmesi için 35 bin oya ihtiyacı olduğunu söyledi. Vestlund, "Burada bulunan İsveçli Türkler ki birçoğu da İsveç vatandaşı ve onlar oy verecekler. Stockholm'de oturduğumuz için; çevre, iklim şartları, iş piyasası sorunları herkesi ilgilendiriyor" dedi. İsveçli vekil, bu konularda en iyi şekilde çalışacaklarını vurgulayarak Türk seçmenlerden destek ve oy istedi.

Dönem başkanlığını İsveç'in devralmasıyla birlikte Türkiye'nin üyeliği konusunda nasıl bir gelişme olacağı yönündeki bir soru üzerine Vestlund; şuan İsveç Parlamentosu'ndaki milletvekillerinin yüzde yüzünün ve de bütün partilerin Türkiye'nin AB üyeliğinden yana olduğunu ve bu tavırlarının devam edeceğini belirtti. Vestlund, "Aslında Bosna Hersek, Sırbistan, Hırvatistan, Kosova gibi Balkan ülkelerinin de birliğe girmesi taraftarı" olduklarını da ekledi. AB'nin genişlemesi konusunda doğuda sadece Türkiye'nin olduğunu ama İsrail gibi başka bir doğulu ülkenin üyeliğini çok ihtimal dâhilinde görmediğini söyleyen Vestlund, bir de Rusya gerçeğinin olduğunu, onun da Avrupalı sayılmasına rağmen kendisinin böyle bir üyeliği istemeyeceğini iddia etti. Aynı konu hakkında Vestlund ayrıca, "İngiltere ve Fransa gibi kendisini dünya gücü gören, zanneden ülkeler var AB'de. Bir de Rusya olmaz. Rusya ileride zannediyorum işbirliği yaptığımız bir ülke olacaktır. Ama tahmin ediyorum ki yakın bir zamanda Ukrayna kapımızı çalacaktır; hatta Gürcistan da çalacaktır ve asıl sorun o zaman başlayacaktır." şeklinde ilginç bir yorumda bulundu. 


"ENGELLEMELERDEN DOLAYI TÜRKİYE'NİN İŞİ ZOR"

"Avrupa'nın büyümesi lazım, süreç uzun da olsa Avrupa'nın genişlemesi için Türkiye'nin üyeliğini istiyorum." diyen Vestlund, "Türkiye'nin üye olacağına inanıyorum. Belki uzun sürecek de olsa. Türkiye belki bir 10-15 sene bekleyebilir." dedi. 

AB'deki birilerinin ikircikli tutumundan dolayı Türkiye'deki bazı insanların şüpheye düşmeye başladığını ifade eden İsveçli vekil, "Türkiye'deki siyasetçi arkadaşlarımla geçenlerde görüştüğümüzde, Avrupa'nın bir gizli ajandasının olup olmadığını soruyorlar. Böyle bir şey mümkün değil, eğer varsa da AB'nin ciddi bir şekilde bir araya gelip konuşması lazım artık." diye konuştu.

Fransa ve Almanya'nın, Türkiye'ye karşı politikası sorulduğunda ise Vestlund, "Almanya'nın Türkiye'ye karşı biraz emperyalist bir düşüncesi var" dedi. Vestlund sözlerini şöyle sürdürdü: "Mesela Türkiye'den gelen geçici işçilerle bir problem olmadı. Ne zaman ki onlara haklara verilmeye başladı, bu Almanya'nın hoşuna gitmedi. Sebeplerinin birisinin bu olduğunu düşünüyorum. Varlığı hala hissediliyor. Ülkelerinde Türk işçi çalıştıran Avusturya ve Almanya gibi Avrupa ülkelerinde zannediyorum şöyle bir düşünce var: 'Türkler, yeter artık'. Fransa'ya gelince, onunkisi sadece milliyetçilik, başka bir şey değil. Fransa'nın tuhaf, milliyetçi bir görüşü var. Hollanda da öyle. O yüzden Türkiye'nin üyelik süreci zor olacak."

Türkiye'deki Ergenekon yapılanması hatırlatılması üzerine, İsveçli vekil Vestlund, "Organizasyon hakkında fikrimi söylemek istemiyorum ama örgütün demokrasiyi baltalaması yönündeki çalışmaları konusunda fikrimi söyleyebilirim. Bu da olabilecek en ciddi durum. Parti, sendika ve medya gibi demokratik organizasyonlara saldırmak da baltalamanın en ciddi ve klasik yönü." şeklinde konuştu. "Bu şekilde askeri partilerin üzerine salmak, kışkırtmayı Ortadoğu'daki bazı ülkelerde de görebiliyoruz" şeklinde sözlerini sürdüren Vestlund, bu tür yapıların, hedeflerine ulaşmak için kaos ortamları oluşturduklarını ve bunun kaygı verici bir durum olduğunu kaydetti.

İtalya'da Gladyo ve Türkiye'deki Ergenekon gibi örgütlerin çalışma şeklerine değinen Vestlund, şöyle konuştu: "İşte bunun adı terördür. Mesela Bush'un bazı kimseler için kullandığı terörist lafı yerinde değildi, onlar sadece bazı çılgınlardı. Ama Ergenekon gibilerin yaptığı terördür işte. Demokratik çabaları yok etmeye çalışmak, engellemek… Buna terörden başka bir ad verilemez."


'MARDİN'DEKİ KATLİAM; TRAJİK ve ÜRKÜTÜCÜ!'

Mardin'deki 44 kişinin nişan evinde katledilmesi konusundaki fikrinin sorulması üzerine Milletvekili Vestlund, derin bir üzüntü içinde olduğunu belirterek olayı "trajik, ürkütücü" olarak tanımladı. Özellikle doğudaki insanların silahsızlandırılması gerektiğini belirten Sosyal Demokrat vekil Vestlund, "Bir ülkede silahların bu kadar bulunması zaten başlı başına bir problemdir, öncelikle de bunun engellenmesi lazım. Burada maksadım Türkiye devletini suçlamak değil ama yine de kritiğini yapmak gerek burada. Herşeyi askeriyeden beklenmemeli bir kere, askeriyenin her yerde vazifesi var. Mahkemelerin, hukukun devrede olması ve bu insanların yargılanıp cezalandırılması gerekir." dedi. 

Artık Türkiye'nin doğusunda askerin yetkilerinin sınırlandırılması ve o bölgede polis güçlerine ağırlık verilmesi gerektiğini vurgulayan Vestlund, "Doğuda genelde askerin bulunması, her şeyde askerin kullanılması ve polisin bakamaması bir problemdir. Askeriyesine bu kadar, her konuda güvenmesi hususunda Türkiye'yi eleştirebilirim." şeklinde sözlerini tamamladı. 

(CİHAN)

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.