ETÖ'de savunma: Atatürk'ü çok iyi öğrettim

ETÖ'de savunma: Atatürk'ü çok iyi öğrettim
Ergenekon davasında sanık Mehmet Murat Yüce savunmasını yaptı

Ergenekon davasının bugünkü duruşmasında, sanık Mehmet Murat Yücel savunmasını yaptı. Hakkındaki iddiaları reddeden Yücel, iddianamede kendisinin özel harekat polisi olarak gösterildiğini, kendisinin özel harekatçı değil spor akademisi mezunu olduğunu söyledi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Ergenekon davasının bugünkü duruşmasında Mehmet Murat Yücel savunmasını yaptı. Hakkındaki "Silahlı terör örgütüne üye olma, hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetmek ve 6136 Sayılı Kanuna muhalefet" suçlamalarıyla ilgili savunma yapan Yücel, iddianın asılsız olduğunu ileri sürdü. Yücel iddianamede kendisinin özel harekat polisi olarak gösterildiğine dikkat çekerek, "Ben özel harekatçı değilim. Asrın davası denilen bu davanın iddianamesinde mesleğim bile yanlış yazılmış." dedi. Beden eğitimi öğretmenliğinden emekli olduğunu ve boks şampiyonluğunun yanı sıra antrenör olarak Türkiye'de çok sayıda sporcu yetiştirdiğini söyledi. Yücel, "Spor Akademisi mezunuyum. Pek çok sporcu yetiştirdim. Ankara'yı tanıyanlar Yükseliş Kolejlini bilir. Ben o okulda Beden Eğitimi bölümünde görev yaptım. Bir dönem de müdürlük yaptım. Onlara belki fizik ve kimyayı çok iyi öğretememiş olabilirim ama Atatürk'ü çok iyi öğrettim." diye konuştu.

Murat Yücel, davaya dahil edilme sebebinin, Güneydoğu'da görevini yaptıktan sonra sendrom geçiren Kemal Şahin tarafından kaleme alınan "MİT Ergenekon yapılanması" adlı belgenin bir sayfası olduğunu ileri sürdü. Kendisinin İsmail Yıldız'a bağlı olarak çalıştığının ileri sürüldüğünü hatırlatan Yücel, "Ben İsmail Yıldız'a nasıl bağlı çalışabilirim ki? İnsan, tanımadığı, bilmediği bir kişiye bağlı olabilir mi? Ben İsmail Yıldız ile sadece bir kez bir araya geldim. Onu da sonra izah edeceğim." dedi.

Kişisel verileri kaydetme suçunu işlediğine ilişkin iddia bulunduğunu belirten Yücel, "Sayın savcılar, kaydettiğim kişisel verileri İsmail Yıldız'a bildirdiğimi iddia etmişler. Kimin verilerini vermişim, nasıl vermişim. Bunu ortaya koymalılar. Ben kimsenin kişisel verilerini kaydetmedim. Bu iğrenç suçu işlemedim. İşlenen yerlerde bulunmadım. Dedikodu ortamlarında yer almadım" şeklinde konuştu.

Yücel, 6136 sayılı Ateşli Silahlar Kanunu'na muhalefet ettiğine ilişkin iddiaya ise 1987 yılında uğradığı silahlı saldırı sonrasında bir tabanca edindiğini ancak asker ya da polis olmadığı için ruhsat alamadığını söyledi. Silahın evinin bir köşesinde, hiç kullanılmamış olarak bulunduğunu belirten Yücel, "Bizim gibi sporlarla uğraşan kişiler arasında silah taşımak çok ayıp karşılanır" diye konuştu. Özel Harekatçı olduğunun, bu nedenle ruhsat almadığının iddia edildiğini de belirten Yücel, "Bir kez daha söylüyorum. Ben Özel Harekatçı da değilim polis de değilim.

Yücel gözaltında bulunduğu sırada polislerin, "Kendisini merkez valisi Bülent olarak tanıtan İsmail Yıldız bumu?" diye kendisine bir fotoğraf gösterdiklerini, tanımadığı için olabilir dediğini söyledi. Polislerin kendisine bir oyun oynayabileceğini aklının köşesinden bile geçirmediğini söyleyen Yücel, "Türk polisine olan saygım ve sevgim sonsuzdur. Bu nedenle kendi çocuğuma vermediğim eğitimi polis çocuklarına verdim" şeklinde konuştu. Kendisini manen ve maddeten yıkan böyle bir olayın başkalarının başına gelmemesini dileyen Yücel, "Ben, Ergenekon isimli bir örgüt duymadım, görmedim, bilmiyorum ve kesinlikle de inanmıyorum" diyerek savunmasını bitirdi.

Savunmasının ardından sanığın çapraz sorgusuna geçildi. İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Ali Pekgüzel, "Hangi iş için İsmail Yıldız'ın bürosuna gittiniz" dedi. Yücel bu soruya cevap olarak "Güvenlik şirketine iş alabilir miyiz diye görüşmeye gittim. Ancak siyaset konuşuyordu. Bundan rahatsız oldum. Tanımadığım insanlarla siyaset konuşmak adetim değildir." şeklinde konuştu. 

Emekli özel harekatçı Feridun Refik Nuhoğlu da, suçlamaları kabul etmeyerek, ''Özel harekat timlerinde terörle mücadele eğitimi aldım. Güney doğuda yıllarca terör örgütlerine karşı savaştım. Terör örgütleriyle savaşmış, kanı dökülmüş bir insan olarak bu şekilde karşınızda yargılanmayı hak etmiyorum. Bu beni yürekten yaralıyor. Evimde yapılan aramalarda Güneydoğu'da görev yaptığım yıllarda hatıra olarak sakladığım göz yaşartıcı bomba, kamuflaj elbisem, berem ve kasaturam bulundu. Genelde Güneydoğu'da çalışanlar bunları hatıra olarak saklar.'' dedi. 



(CİHAN)

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.