Rus uzman: Türkiye görünenden daha bağımsız
Rusya Devlet Televizyonu Birinci Kanal yorumcusu ve Alman Der Spiegel dergisi ile ortak çıkarılan Profil dergisinin Genel Yayın Yönetmeni Mihail Leontyev, Türkiye-Rusya ilişkileri ve Kafkas sorunu ile ilgili Cihan Haber Ajansı'na özel açıklamada bulundu. Türkiye'nin dış politika açılımlarının görünenden daha bağımsız olduğuna işaret eden uzman, bu durumun Moskova açısından önemli olduğunu söyledi.
Rusya'nın Anglosakson dünya ile rekabetinin 200 yıldır devam ettiğini kaydeden Leontyev, "Bu mücadele Kafkasya ve Orta Asya bölgesinde ortaya çıkıyor. Burada büyük bir oyun oynanıyor. Rusya'nın güçlü olduğu dönemlerde ABD ile dost ilişkiler geliştirmesi mümkün değil. Son SSCB lideri ABD ile sıcak ilişkiler geliştirmeye kalktı, sonunda koskoca ülkeyi dağıttı." dedi. Washington'ın uluslararası arenada itibar kaybetmesi ve ekonomik krizin ardından geleceğinin parlak olmadığını kaydeden uzman, ABD'nin SSCB'nin son günlerini yaşadığını iddia etti.
ABD'nin Kürt sorunu, İran ve Irak meselesinde Türkiye'yi yalnız bıraktığına değinen Leontyev, "ABD Başkanı Barack Obama yönetimi geçici bir pencere aralayabilir. Ancak ABD'nin politikaları ile Türkiye'nin politikaları örtüşmüyor. Türkiye için Kürdistan'ın özerk devlet olması kabul edilemez. İran'a karşı planlanan politikalarda Ankara rahatsız. Washington Ortadoğu, Orta Asya ve Kafkaslar'da kontrol edilebilir istikrarsızlık oluşturma peşinde. Ankara bölgesinde istikrarsızlık istemiyor. Bunu Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Gürcistan savaşında attığı adımlarda gördük. Ankara'dan Moskova'ya bir ziyaret gerçekleştirilmesi çok anlamlı. Türkiye'nin bağımsız dış politika adımları Rusya'nın ilgisini çekiyor. Bu elbette Rusya ile müttefik olduğu anlamına da gelmez. Türkiye kendi siyasi ve ekonomik çıkarlarını kolluyor. En doğrusu da bu. Rusya da birçok konuda Ankara ile işbirliği yapmak istiyor." değerlendirmesinde bulundu.
"KARABAĞ SORUNU ÇÖZÜLÜRSE KAFKASLAR İSTİKRARA KAVUŞUR"
Ankara'daki hükümetin 'İslamcı' olarak nitelendirilmesinin doğru olmayacağını kaydeden Rus uzman, Türkiye'nin önerdiği Kafkas İşbirliği ve İstikrar Platformu'nun çok anlamlı olduğunu kaydetti. Ermeni soykırımı iddialarının fazlaca önemli olmadığına değinen Leontyev şu şekilde konuştu: "Kafkaslar'da en önemli sorun Yukarı Karabağ. Ermeni soykırım iddiaları ikinci üçüncü meseleler. Liderler bir araya gelip Yukarı Karabağ'ı çözmeleri gerekiyor. Sorun çözülürse Kafkaslar istikrara kavuşur. Bazı güçler bunun çözülmesini istemiyor olabilir. Burada enerji rekabeti de var. Tam bir jeopolitik mücadele yaşanıyor. Erivan Rusya'nın müttefiki. Ancak mevcut şartlardan olumsuz etkileniyor. Yukarı Karabağ sorununun çözümünü isteyenler etkilerini artırmaya başladı. Burada Azerbaycan'ın büyük kaybı yok. Bakü güç topluyor. Ancak Yukarı Karabağ psikolojik bir kriz olarak duruyor. Bakü'de hiç bir hükümet Yukarı Karabağ'dan vazgeçemez. Acele davranmadan çözümün zamana yayılması gerekiyor."
Rus uzman: "Küresel ekonomik kriz döngüsel değil; siyasi ve sosyal boyutları ortaya çıkabilir"
Rus uzmana göre kriz döngüsel değil, siyasi ve jeopolitik boyutları da olan derin bir çıkmaz. Reel olanla, sanal olan arasındaki uçurumun kapanmasının çok zor olduğu krizden çıkış da uzun zaman alabilir.
Tüm dünyanın derin bir krizle karşı karşıya olduğuna değinen Leontyev, "Liberal ekonomistler krizin döngüsel olduğunu savunuyor. Ben buna katılmıyorum. Dolaşımda olan paranın karşılığı yok. Onlar eski buhran ve krizlerle kıyaslama yapıyor. Bence burada siyasi ve dünya güvenliğini ilgilendiren bir krizle örtüşme var. Kapitalizmin etkili sistemine geri dönelim dönüyor. Bu zor. Tarihe baktığımızda hep değişim olmuş. 1940'larda kimse sosyalizme bakalım demiyordu. Ya da daha önceleri feodalizmi yeniden kuralım savunmasını yapanlar yoktu." tespitinde bulundu.
Yaşanan sürecin iki kutuplu sistemin dağılması ile irtibatlı olduğuna işaret eden uzman şu değerlendirmeyi yaptı: "Kapitalist ekonomi SSCB ile rekabet ederek ayakta kalabiliyordu. Bu ortamda SSCB yaşıyor olsaydı, kriz patlak vermezdi. Kimse buna müsade etmezdi. Çünkü bu sosyalist sistemin başarısı anlamına gelirdi. Bence SSCB'nin dağılması krizin ilk adımı, mevcut sistemin çökmesi de ikinci adım oluyor. Bundan sonrası için dünynın nasıl şekilleneceğine bakmak gerekiyor. Bana göre yeni bir küreselleşme modeli gelişecek. Dev uygar birlikler oluşacak. Değerleri öne çıkaran dev kurumlar oluşacak."
"ABD KENDİNİ TEDAVİ EDEMİYOR"
ABD'nin 1928 yılında yaşadığı 'Büyük Buhran'da değerli kâğıtların GSMH'nın yüzde 20'sine ulaştığını, sonunda bunun krize dönüştüğünü kaydeden Leontyev, çıkışın da ancak 2. Dünya Savaşı ile mümkün olduğunu hatırlattı. Mevcut krizde farkın Büyük Buhran'la karşılaştırılmasının bile mümkün olmadığına değinen uzman, "Küresel ekonomide 60 trilyon dolar GSMH var. Değerli kağıt miktarı ise 2,5 katrilyon dolar. Reel olandan yaklaşık 40 kat daha fazla. Aradaki fark derin. Krizle mücadele programları pansuman çözüm. Tedavi değil. Sistem kendini tedavi edemiyor. SSCB'nin son yıllarında yaşanan sürece benziyor. Krizin siyasi ve sosyal boyutlarının da ortaya çıkmasından endişe ediyorum." dedi.
ABD'nin hegamonik güç olma ve ekonomik istikrar arasında dengenin bozulduğuna değinen Leontyev, "ABD'nin siyasi ve askeri gücüne inanmayan dolara da güvenmez. Ancak ABD ekonomik sorunları için bir taraftan da içeri dönmek zorunda. Eğer Washington dünya hegemonyasının zayıflamaya başladığını görürse yeniden askeri yöntemlere başvurabilir. ABD'nin işgal girişimini engelleyebilecek tük ülke de Rusya'dır. İyi ya da kötü olduğu için söylemiyorum. Sahip olunan nükleer denge bu tür çabaları frenleyebilir. SSCB'nin mirasçısı Rusya'nın bu dengeyi sağlayabilmek için güçlü olması lazım." ifadelerini kullandı.
"KRİZDEN KISA SÜREDE ÇIKILMAZ"
Rusya'da ekonomik krizi uzmanlarla sık sık değerlendirdiğini, bazılarının süreçten çıkış konusunda çok olumsuz düşündüklerini kaydeden Leontyev şu tespitlerde bulundu: "Önem verdiğim uzmanlardan geriye dönüşün mümkün olmadığını söylüyor. Kriz gelişiyor ve şekilleniyor. Krizden bir, iki ya da üç yılda çıkmak zor. ABD sosyal çağrılarla karşı karşıya kalacak. Uzun zamandır ABD yönetimi bunu yaşamadı. ABD plastik bir ulus. Ama parazit olmadılar. Şimdi böyle bir durum söz konusu. Amerika gelecek nesillere refah vaat ediyor. Şimdi bu hayalin çöktüğünü görüyoruz. Bundan sonraki nesil vaat olunan refah düzeyinde yaşayamayacak. Şimdiki Amerikan nesli gelecek nesillerin de payını yiyor."
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.