AB, ETÖ savcılarının rahat bırakılmasını istiyor
İsveç'teki Yeşiller Partisi'nin yönetiminde bulunan Türk asıllı milletvekili Mehmet Kaplan, önemli açıklamalarda bulundu. Kaplan, Cihan Haber Ajansı'na AB'nin Ergenekon davasını bakış açısını değerlendirdi. Aynı zamanda AB Adalet Komisyonu üyesi olan Kaplan, Türkiye'deki gelişmeleri yakından takip ediyor. Mülakatında, yargı bağımsızlığının sonuna kadar korunması ve davayı yürütün savcı ve hâkimlere karşı her türlü baskından uzak durulması gerektiğini söyleyen Kaplan, Ergenekon davası kapsamında bulunan silahların "çocuk kandırırcasına" küçümsemenin yanlış olduğunu ekledi. Bu davayı bir demokrasi sınavı olarak niteleyen milletvekili Kaplan, "Bunun üstesinden gelirsek, her şeyin üstesinden geliriz" dedi.
AB'nin ve kendi partisinin de geçmişte Avrupa'da Gladyo benzeri tecrübelerden dolayı davaya karşı hassas olduğunu ileten Kaplan: "Avrupa bunu daha önce de gördü, İtalya'daki Gladyo meselesinde. Bu olayın takip edilip, nereye varılıyorsa oraya kadar gidilmesi ve yargı bağımsızlığını koruyarak, yargıya müdahale edilmeden işleyişin sağlanması gerekiyor." dedi.
1 Temmuz'da AB dönem başkanlığını devralacak olan İsveç'in ve kendisinin bu davayı bizzat yakından takip etmeye devam edeceğini belirten Kaplan, Ergenekon davasının İsveç Meclisi çatısı altında yakın bir zamanda görüşüldüğünü ve tartışıldığını kaydetti.
Ergenekon davasını yürüten savcı ve hâkimlere her türlü baskıdan uzak durulması gerektiğini yineleyen Kaplan, sözlerini şöyle devam etti: "Ergenekon davasının bir an önce neticelenmesi ve bu süreç içerisinde siyasi bir baskının uygulanmaması çok önemli. Yoksa bunda Türkiye demokrasisinin zedeleme riski var. Bunun dışında da Türkiye'deki vatandaşın yargıya güveninin sarsılması söz konusu. Bu mesele, nereye kadar gidiyorsa takip edilmesi gerekiyor. Siyasi gücün de yargının tarafsız işlemesini sağlaması gerekiyor. Hükümetten de bunu bekliyoruz."
Davayla ilgili olarak, "Ve hakikaten de bu bir sınav, bir süreç." diyen Kaplan: "Bu dava nihayetinde Türkiye demokrasisinin daha güçlü olarak çıkmasını ve bu güçlenmiş şekliyle de Türkiye'nin AB'ye girmesini umuyoruz." temennilerinde bulundu.
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal gibi bazı kimselerin, Ergenekon davası kapsamında bulunan bazı silahları "soba borusu" şeklindeki değerlendirmesini de eleştiren İsveçli vekil, bir hukuk devletinde hiçbir silahın sahipsiz olamayacağını ifade etti. İster askeri depolardan çalınmış olsun, isterse de dışarıdan kaçak olarak getirilmiş olsun, bunun bir sahibinin olacağını belirtti. Kaplan: "Bunun sahiplerinin bulunması gerekiyor. Çocuk kandırırcasına bazı sözler var, aslında bunların silah sayılmayacağına dair; bunların hiç birisi inandırıcı değil. Bunu yargıya bırakmamız gerekiyor. Ayrıca bu süreci de sulandırmamak gerekiyor. Önemli olan, bu süreç çerçevesi içinde sonuna kadar takip edilip gerçek suçluların bulunması gerekiyor. Çünkü bu Türkiye'nin demokrasi sınavıdır. " şeklinde sözlerini tamamladı.
(CİHAN)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.