Baykal, işine geldiği gibi

Baykal, işine geldiği gibi
Önce İslam'ın Ortadoğu ülkelerine göre Türkiye'de daha eşitlikçi yaşandığını iddia etti. Sonra, başörtüsü yasağını savunarak, çelişkili açıklamalar yaptı.

CHP lideri Baykal’ın 'Anadolu'daki kadınlarımızın örttüğü yaşmağa itirazımız yok’ ifadelerine karşı ‘ Peki üniversitelere yaşmakla girilse karşı çıkmayacak mısınız’ sorularını akıllara getirdi. Hatırlanacağı üzere Baykal, 22 Temmuz’da seçim otobüslerindeki afişlerde altı okun yanı sıra başörtülü ve mantolu bir bayan fotoğrafı kullanmıştı.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, başörtüsünün arkasına saklanarak türban diye bir kıyafetin meşrulaştırmak, hukuklaştırmak, anayasalaştırılmak istendiğini savundu. Baykal, üniversitelerdeki serbestinin liselere yaygınlaşacağını öne sürdü.

Baykal, partisinin grup toplantısında, AK Parti ve MHP'nin üniversitelerdeki başörtüsü konusunda uzlaşmasını sert bir dille eleştirdi. Baykal, Türkiye'de yeni bir sürecin işletilmeye başlandığını, çok masum talepler, iyi niyetli isteklerin durumlara gerekçe olarak kullanıldığını iddia etti. Baykal, masum talepler, insani özlemlerle dile getirilen taleplerin işletildiğini ve nereye doğru götürüleceğini hesabının da bilinmesi gerektiğini anlattı.

'AVRUPA'YA İSLAM'I BİZ TAŞIDIK'
Türklerin İslamiyeti en güç dönemlerinde kabul ettiğini, İslamiyetin dünyada kabul edilmesini ve yaygınlaşmasını sağladığını vurgulayan Baykal, Avrupa'ya İslamı taşıyan Türkler olduğunu hatırlattı. Erdoğan, Türklerin İslam'ın bayrağını şerefle dalgalandırdığını ve İslamiyetin en parlak çağını Türkler sayesinde yaşadığını kaydetti.

'TüRKİYE DAHA çAĞDAŞ'
Anadolu'da yaşayan insanların bin yılı aşkın bir süredir Müslüman olduklarını ifade eden Baykal, Türkiye'de yaşanan İslamın Ortadoğu ülkelerinde görülen İslama göre daha eşitlikçi, kadın erkek ilişkisi daha çağdaş olduğunu iddia etti. İslamiyetin Türkiye'yi aşan bir şekilde yeni bir anlayışa çekildiğini öne süren Baykal, 1979 yılında İran'da Humeyni hareketinden Türkiye'nin de etkilendiğini savundu.

‘DİN İNSANLARIN DİNİDİR, DEVLETİN DEĞİL’
Cumhuriyetin kurulmasıyla birlikte Türkiye'nin kendine özgü bir laiklik anlayışını kabul ettiğine işaret eden Baykal, "Türkiye'ye temel özgü anlaşıyışın içine girdik. Hukuk ve eğitim düzenimiz hiçbir şekilde dini temellere dayanmayacaktır. Bu tercihi cumhuriyet yaptı. Bur tercih kendiliğinden olmadı. Din insanların dinidir. Devletin dini olmayacaktır. Bunun islamın özüne karşı çıkmadı. Bu inançların ve değerlerin devlet hükmü şahsı niteliği haline getirilmemesi istendi" dedi.

Baykal, din ve devlet işlerinin ayrılmasının tarihi bir karar olduğunu, kendileri için bunun temel bir çıkış noktası olduğunu anlattı. Baykal, Türkiye'nin laik anlayışının yok olması durumunda Suudi Arabistan, İran'da ve Irak'ta yaşananları yaşayacağını iddia etti.

'50 YIL öNCE TüRBAN YOKTU'
Bu iktidarın iş başına gelmesiyle birlikte takkiye söyleminin sürekli olarak gündeme getirildiğini savunan Baykal, "Takkiye sözünün bu iktidara haksızlık olduğunu söyleyecek kimse kalmış mıdır. Niyet belli" diye konuştu.

"Başörtüsü bizim kültürümüzün doğal bir parçası" diyen Baykal, başörtüsünün arkasına saklanarak türban diye bir kıyafetin meşrulaştırmak, hukuklaştırmak, anayasalaştırılmak istendiğini savundu. Baykal, 50 yıl önce türban konusunun olmadığını belirterek, "Türban İslamiyetin ayrılmaz bir parçası ise 40-50 yıl önce niye yoktu. İslamiyet yeni mi yorumlandı? Yeni bir peygamber mi geldi? İslamiyetin ön şartı haline getirildi" dedi.

Türbanın, son dönemin ürünü olduğunu kaydeden Baykal, İslamiyetin özünün bir parçası olarak bir büyük aldatmaca olduğunu iddia etti. Baykal, türbanın Türkiye'nin dışından teşvik edilen bir olay olduğunu iddia ederek, "önümüze böyle bir olay getirilip dayatılmıştır. Türkiye'ye dışarıdan dayatılmış olan siyasal içerikli yaşam zorlamasına anayasanın kapısının açılarak hoş geldin denildi" diye konuştu.

‘BU İŞ üNİVERSİTELERLE SINIRLI KALMAYACAK’
Baykal, başörtüsü bu işi başlatan ve destek verenlerin kendi aralarında sorumluluk düzeylerini asgariye indirmek için çaba içinde olduklarını öne sürdü. Herkesin kendi sorumluluğunu ayırmaya çalıştıklarını öne süren Baykal, "üniversitelerde türban serbest olacağı demek kimseyi inandırmaz. Başlatılan iş biliniz ki küçük bentlerle sınırlı kalmayacaktır. Bunun ötesinde sürecin önü açılmıştır" dedi.

Baykal, yapılacak düzenleme sonrasında liselerde başörtüsünün önüne geçilmesi mümkün olmadığını savunarak, başlatılan işin daha geniş kapsama ulaşmasını engellemeye muktedir olmadığını ileri sürdü.

İTHAL KIYAFETMİŞ
İthal kiyafetin Türkiye'de devlet sisteminin içine girmesinin önlenmesi olduğuna anlatan Baykal, türbanı, "Arap vahabi, Abbasi, Emevi İlam yorumunun yabancı bir üniformadır. Yükselen islamiyet değildir. Yücelen islamiyet değildir. İslamiyetin değerleri, ahlakı değildir. Kur'an'ın islamiyeti değildir. Gelen din için değil siyaset için geliyor. Bu siyasetin kullandığı müslüman kardeşlerimizdir" dedi.

Baykal, yapılacak düzenlemenin anayasanın 2. maddesine aykırı olduğunu savunarak, parti olarak konuyu Anayasa Mahkemesi'ne götürecekleri yönünde mesaj verdi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.