'Sus, dinle ve itaat et'

'Sus, dinle ve itaat et'
Atilla Yayla'nın mahkumiyetine tepkiler dinmiyor.

MAZLUMDER Genel Başkanı ömer Faruk Gergerlioğlu, konuşmasında ifade özgürlüğü sınırları içerisinde Kemalizm adına yapılan uygulamaları eleştiren Atilla Yayla’ya verilen cezayı doğru bulmadıklarını belirtti.

“SUS, DİNLE VE İTAAT ET”
Konuşmasında Türkiye’nin Kemalist uygulamaları tartışması gerektiğini ve AB süreci içinde tartışmasının kaçınılmaz olduğunu ifade eden Yayla’ya verilen cezanın bir konuyu tartışmanın da ceza alma kapsamına gireceğini tekrar hatırlattığını vurgulayan Gergerlioğlu, “Tartışma teklifini suç sayan bir anlayış ‘sus, dinle ve itaat et’ denilen bir Türkiye mantalitesini devam ettirmeye mi çalışmaktadır?” diye sordu.

“BEYNİN CEZAEVİNE KONULMASI”
Atilla Yayla’ya, cezası ertelenmesine rağmen 24 ay boyunca Atatürk hakkında konuşma yasağı getirilmesini “beyninin cezaevine konulması” olarak nitelendiren Gergerlioğlu, “Düşünce ve ifadenin özgürleşmesi için çok bedel ödeneceğini bir kez daha anlıyor ve fakat bu bedeli ödeyen aydınların son örneği olan Atilla Yayla’ya desteğimizi bir kez daha ilan ediyoruz” dedi.

“çARPIK YARGI ANLAYIŞI”
özgür-Der Genel Başkanı Hülya Şekerci de, 301. maddenin değiştirilmesi ya da kaldırılması tartışmalarının devam ettiği bir süreçte “Atilla Yayla'nın resmi ideolojinin tüm sembol ve söylemleriyle ülke halkı üzerinde boğucu bir atmosfer oluşturduğunu ifade eden görüşlerinden dolayı cezalandırılmasını” ülkedeki çarpık yargı anlayışının somut bir göstergesi olarak gördüklerini belirtti.

“ENGİZİSYON MAHKEMESİ” BENZETMESİ
“Bir siyaset bilimi öğretim görevlisi olarak Prof. Dr. Yayla şahsında ülkedeki resmi ideolojinin tabuları hakkında eleştirel görüş ifade eden herkes adeta Engizisyon Mahkemesi benzeri bir yargılama sürecine tabi tutulmaktadır” diyen Şekerci, konu ile ilgili açıklamasında şunları aktardı:

“RESMİ İDEOLOJİYE BİAT ETMEDİĞİ İçİN”
“Yayla'nın sözlerinin çarpıtıldığı açık olmasına rağmen mahkemenin verdiği karar cezanın aslında 'resmi ideolojiye biat' edilmediği için verildiğini gösteriyor. Bu son olay da gösteriyor ki Yargı Kurumları açısından önemli olanın ne söylenildiği, nasıl söylenildiği değil, Kemalizm’e biat edilip edilmediğidir. Bir öğretim görevlisi, bir mütefekkir ya da herhangi bir kişi ‘neden Mustafa Kemal'in her yerde heykelleri, fotoğrafları var?’ sorusunu soramayacaksa, o zaman bu ülkede sadece tabuların haricindeki konularda konuşmanın serbest olduğu, dogmaların yüceltilip erdemin ayaklar altına alındığı faşizan, hukuksuz, adaletten yoksun süreçleri daha fazla konuşmamız gerekmektedir. Hainlik suçlamasıyla başlayıp, üniversitede ders vermesinin engellenmesi devam eden Atilla Yayla'ya yönelik linç kampanyasının mahkemenin vermiş olduğu ceza ile gelinen noktayı son derece tehlikeli buluyoruz. Bu hukuksuz, dayatmacı ideolojik yargılama sürecini kınıyoruz. Düşünce ve ifade özgürlüğünün ayaklar altına alındığı bu karar mevcut rejimin hukuk anlayışı adına yeni bir kara lekedir.”

(Engin Kaşdaş-habervaktim)

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.