Bakın neden kestirmiş!

Bakın neden kestirmiş!
28 Şubat hikâyeleri ile ajite edilmiş, cevap yerine bol miktarda süslü sorularla donatılmış tam bir demagoji örneği yazısında AHC bakın neler dedi...

DALAKTAN DEĞİL MİDEDEN ÇÜRÜK-DETAYLAR İÇİN TIKLAYINIZ

İŞTE A.H.COŞKUN'U ÇILGINA ÇEVİREN O YAZI-OKUMAK İÇİN TIKLAYIN


AHMET HAKAN NASIL ÇILDIRDI - HABERİ OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

Vakit'in "mide" haberi, Hürriyet yazarı Ahmet Hakan Coşkun'un midesine oturdu. Devrin çarkına uyan Ahmet Hakan, bugünkü köşesinde 28 Şubat'tan çok çektiğini iddia etti. Vakit gazetesinin Genelkurmay'a yönelttiği soruları çok beğendiğini itiraf eden ancak sorulara köşesi içinde yanıt vermek yerine 28 Şubat hikâyeleri ile durumunu ajite eden Hakan, ağıza alınmayacak hakaretlerde bulundu ama mahkemeye vereceği tehdidinden de geri durmadı. Cevapların olmadığı, bol sorulu köşesinden iyi bir Habervaktim okuyucusu olduğu da görülen Coşkun, Vakit'i düşman ilan etti.

Ahmet Hakan Coşkun'un 18 yaşından küçüklerin okumaması gereken o yazısının "ahlaksızlık" kokan  bölümlerini yayınlamıyoruz: 

İŞTE O YAZI


"Çevik Bir bile yapmadı

28 Şubat silindir gibi geçti benim üzerimden...


"General" imzalı dilekçelerle şikáyet edildim...

Meşhur "askeri brifingleri" eleştirdim diye Ağır Ceza’da yargılandım...

Tehdit edildim, ayağımı denk almam gerektiği söylendi.

Askeri hastanelerde süründürüldüm...

Mesela Çevik Bir çok uğraştı benimle...

Dönemin "büyük medyası", bir kaşık suda boğacaktı beni... 

Aleyhimde tezvirat yapıldı bir sürü...

Velhasıl...

28 Şubat’ta elden gelen arda konmadı...

Ben ise milim ödün vermedim bu zulme karşı...

Mücadele ettim...

"Zalim"e karşı "mazlum"un yanında yer aldım...

Ta ki...

"Mazlum", iktidar koltuğuna kurulup muktedir olana kadar...

"Hadi bana eyvallah" demem, bundan sonradır.

* * *

Bu zamana kadar "Ben 28 Şubat’ta aslanlar gibi çarpışmış bir adamım" edebiyatı yapıp böbürlenmeye tenezzül etmemiştim...

Yine de etmem...

Bugün "28 Şubat’ta nice zulme maruz kalmama rağmen mücadeleye devam ettim" meselesini anımsatıyorsam, bir nedeni var...

Çünkü bugün bakıyorum da...

Yine de bir insafı varmış 28 Şubat’ın...

Askeriyle, medyasıyla, yargısıyla...

Üzerimize çullanırlarken...

Yine de bir insaf çizgileri, bir insanlık boyutları, bir vicdan ölçüleri varmış...

Vururken bile, zalimlik yaparken bile, yok etmek için uğraşırken bile...

İşi en azından "..." boyutuna taşımıyorlarmış...

İtham ederken bile, zulmederken bile bir "ahlaki eşik" kaygısı güdüyorlarmış...

* * *

Şimdi düşünüyorum da...

Eğer 28 Şubat benzeri hareketi, "dünün zalimleri" yerine, "bugünün zalimleri" yapsa imiş...

Bunlar önce onurumuzu ve şerefimizi iki paralık edip bizi buralarda yaşayamaz hale getirirler, ardından da cesetlerimizin üzerinde tepinerek sevinç çığlıkları atarlarmış.

Velhasıl...

"Bugünün zalimi"nin bu derece yamyamlaşması, bana "dünün zalimi"ni aratıyor.

Ne feci değil mi?

Müptezel beni sormuş

.... Vakit Gazetesi, Genelkurmay Başkanlığı’na bir "soru önergesi" vermiş...

Özetle şunları soruyorlar Genelkurmay’a:

"Ahmet Hakan neden askere gitmedi? Patates de mi soyamazdı? Askere gitmemek için katakulli çevirdi mi?"

Vallahi de billahi de sorular gayet güzel...

Umarım Genelkurmay Başkanlığı, soruları soranın .... aldırmaz da bir yanıt verir...

Zaten benim de bu konuda bir "kendimi ihbar" mektubum mevcut...

Neyse... Mesele bu değil...

Mesele şu:

Bu ...., benim için verdikleri soru önergesinin bir benzerini acaba "oğulları askere gitmemiş çok güçlü siyasiler" için de verebilirler mi?

Eğer verirlerse, kendileri için "O kadar da ..... değillermiş canım" diyeceğim, söz...

Hadi bakalım...

* * *

NOT: "Mahkemede hesaplaşacağız" lafından hiç hazzetmem... Biraz yavşakça bulurum bu lafı... Ben asıl göğüs göğüse çarpışmayı severim... Ama bunun için her şeyden önce kendisiyle övünebileceğim bir düşmana sahip olmam gerek... Ne yazık ki benim payıma hep ...... düşüyor... Ve yine ne yazık ki insan düşmanını seçemiyor... Madem öyle... Yavşakça bulsam da o lafı söyleyeceğim: "Mahkemede hesaplaşacağız."

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.