Mayınları döşeyen komutan konuştu
Diyarbakır'da 1956 senesinde görev yapan emekli Albay Kemal Güner, Suriye sınırına döşenen mayınlarla ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. Suriye sınırına döşenen ilk mayınları bir manga askerle birlikte döşediklerini kaydeden Güner, o günü şu sözlerle anlattı: "Sene 1956 Diyarbakır'da bulunan 7. Kolordu'nun 1. İstihkam Bölüğü'nde üstteğmen olarak görev yapıyordum. İlk mayını Türkiye Suriye sınırına koyan subayım. Bir gün Kolordu Komutanı Ragıp Gümüş Pala, beni çağırdı ve 'Kemal' dedi, 'Nusaybin ve Cizre arasındaki karakollarda mayınlar var bu mayınların kaçakçıların geçtiği yollar üzerine döşenmesi gerekiyor. Sen yarın git ve onları döşe' dedi. Ben de 1 çavuş ve 1 manga asker ile oraya gittim. Ve oraya yaklaşık 50 tane mayın döşedik."
Mayınların döşenme sebebini de anlatan Güner, Suriye'nin o dönemde Türkiye'nin ekonomik olarak iyiye gitmemesi için kaçakçılığı desteklediğini öne sürdü. Güner, daha sonra sözlerine şöyle devam etti: "Koyun sürüleri, büyük baş hayvanlar, yiyecekler ve işe yaramaz kumaşlar sınırdan geçiriliyordu. Bizim tarafta ziraat ölmüştü onların tarafında ise toprak halı gibi işlenmişti. Bizimkiler akşama kadar yatıyorlardı akşam ise katırlarla kaçak malzeme götürüyorlardı. Oradan da buraya, böyle kaçakçılık yapılıyordu."
Döşediği tüm mayınların sayısı ve yerlerini belirten krokileri, o dönem dosyalar halinde 7. Kolordu Komutanlığı'na teslim ettiklerini ifade eden Güner, "Üsteğmen Mehmet Bey'in gösterdiği yerlere mayınları döşedim. Sayısını tespit ettim krokisini tespit ettim ve altına da imzamı attım. Bir nüshasını kendilerine bıraktım bir nüshasını da kolorduya götürüp teslim ettim." diye konuştu.
İlk mayınların döşenmesini ardından o zamanki Demokrat Parti (DP) tarafından alınan bir kararla Suriye sınırının tamamına mayın döşendiğini dile getiren Güner, "Bu kapsamda Cizre ile Urfa'nın Ceylan Pınar ilçesi arasındaki bölgeyi bizim 7. Kolordu'ya tahsis ettiler. Bana Cizre ile Nusaybin arasını verdiler. Haziran ayında çalışmaya başladık ve bir yaz boyunca devam ettik. Kışın döşeyemediğimiz için ondan sonraki sene yaz da döşemeye devam ettik. Mardin'i tepeden gören bir yere çıkınca her yer mayın tarlasına dönmüştü. O derece çok mayın döşedik." şeklinde konuştu
Her akşam arazideki görevlerinin bitmesinin ardından gerekli krokilerin çıkartıldığını ve bunların yine 7. Kolordu'ya teslim edilmek üzere dosyalandığını dile getiren Güner, "Kaç mayın döşediğimiz, nereye döşediğimiz, hepsi yazılı olarak tutanaklarda ve dosyalarda yer alıyordu." ifadelerini kullandı.
Mayınların temizlenmesi sürecine ilişkin kamuoyunda yer alan tartışmalara da değinen Güler, "Diyorlar ki biz bunu bir şirkete verelim, Genelkurmay da diyor ki NATO'nun Namsa teşkilatına temizletelim. Hükümet ne diyor: 'Biz bunu bi şirkete verelim şirket temizlesin' metrekaresini kaça temizleyecek 2 dolardan 15 dolara kadar. Metrekarede 1 ya da 2 tane mayın çıkar. Öyle tahmin ediyorum ki Genelkurmay başkanımıza eksik bilgi verilmiştir. Genelkurmay Başkanımız hiçbir zaman 49 yıl mühletle böyle bir stratejik arazinin yabancı bir şirkete ya da bizden üçkağıtçı bir şirkete verilmesine gönlü razı olmaz." değerlendirmesini yaptı.
Bölgenin riski konusunda da değerlendirmelerde bulunan Güner, Genelkurmay Başkanı'nın bu konuda da yanlış bilgilendirilmiş olabileceğini değinerek: "Ben orada bir seneden fazla süre mayın döşedim. Bir tek çavuşumun, Atilla Çavuş'un parmağı fünye patlaması sonucu kopmuştu. Ve iki istihkak taburunun verdiği zaiyat 3 kişiyi geçmemiştir. Risk faktörü düşüktür. Benim kanımca, bu konu Türk Silahlı Kuvvetleri'nin şeref meselesine dönüşmüştür. Hem dışardaki düşmanlara hem içerdeki iş birlikçilere karşı. İnsana demezler mi? Bu nasıl silahlı kuvvetlerin istihkam birlikleridir? Bunlar çok değerli birliklerdir." şeklinde konuştu. Güner, kendisine bu konuda görev verilmesi halinde yapmaya hazır olduğunu ifade etti.
Arazinin Türk askeri tarafından temizlenmesi gerektiğini bir kez daha vurgulayan Güner, arazinin daha sonra fakir köylüye verilerek işletilmesinin Türkiye'ye büyük fayda sağlayacağını ifade ediyor. (CİHAN)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.