Misyonerlerin kurnaz ve çirkin taktiği

Misyonerlerin kurnaz ve çirkin taktiği
Fitne ehli Hıristiyan Misyonerlerin, çok kurnazca ve çirkince izlediği “İyi Polis- Kötü Polis” taktiği üzerinde  bir yazı...

Misyonerlerin İyi Polis Kötü Polis Oyunu!

Daha önce “Misyonerlerin finans kaynakları” adlı bir yazı yazmıştım. Şimdide fitne ehli Hıristiyan Misyonerlerin “İyi Polis- Kötü Polis” taktiği üzerinde durmak istiyorum. Çünkü bu taktik çok kurnazca ve çirkince bir taktiktir.

Yeryüzünde bir vahşet bir cinayet olarak kendi varlığını ortaya koyan hareketlerden birisi de, Hıristiyanlaştırma hareketidir. Bu hareketi bizzat üstlenen de, Misyoner taifesidir. Şunu bilelim ki; Hıristiyanlaşmak vahşet, başkalarını hile, yalan, dolan, fitne ve iftira atarak Hıristiyanlaştırmak ise cinayettir. 

Fitne ehli Hıristiyan Misyonerlerin Müslümanların toptan İslam’ı bırakıp Hıristiyanlık dinine dönmeleri fitne ehli Misyonerlerin, en büyük emel ve hayalleridir. Dolaysıyla Misyonerler kötü emelleri için bütün yolları meşru bilirler.

Misyoner taifesinin başvurduğu taktiklerden bir tanesi de “İyi Polis- Kötü Polis” taktiğidir. Bir Misyoner “iyi adam rolüne girer diğeri ise kötü” biri Hıristiyanlığı savunurken diğeri İslam’ı savunur, tabii ki İslam’ı sözde savunan da aldatmacadan başka bir şey yapmaz..

Bakınız yazar ve programcı Munib Engin Noyan bu konu hakkında ne diyor: Sakın fitne ehli Hıristiyan Misyonerler tarafından sıklıkla başvurulan “İyi Polis- Kötü Polis” oyununa gelmeyin!

Fitne ehli Hıristiyan Misyonerler büyük bir ustalıkla kullandıkları bu yöntemde, hedef alınan kişi taciz eden “Kötü Polis” rolünde biriyle, hedef alınan kişiyi sözüm ona “Kötü Polis”in tacizinden koruyan “İyi Polis” rolünde biri vardır.

Her iki rolü oynayanlar da aslında aynı amaca hizmet eden fitne ehli Hıristiyan Misyonerlerdir!

Akıllıca kurgulanmış bir oyun olan bu yöntemde “İyi Polis” rolünü oynayan Hıristiyan Misyoner hep “ av”ından yana çıkar. Böylece onu “Kötü Polis” rolündeki Misyonere karşı savunarak “av”ını kendisini şükran borcu duyacak hale getirir. Sonuçta “av”, kendisini cansiparane koruyan bu iyi niyetli kişinin bundan vazgeçmesinden öylesine korkar ki, hemen hemen her zaman “İyi Polis” rolündeki Misyonerin kendisini onaylamasını beklediği hususları gönlünce onaylayarak, ona şükran borcunu eda eder.

Buna benzer bir yöntemde “İyi Yürekli/İyi Niyetli” Hıristiyan Misyoner, Müslümanları ne kadar çok sevdiğini ve onlara ne kadar saygı duyduğunu anlatmaya başlar ve Müslümanlardan nefret eden ve onlarca acı çektiren “Kötü Yürekli/ Kötü niyetli” Hıristiyanları alenen kınar hatta suçlar.

Hıristiyan tarihini ve Hıristiyan yobazlığını /bağnazlığını iyi bilmeyen dininden habersiz, saf Müslümanlar da doğal olarak bu sözleri sarf eden bu tavrı sergileyen “İyi Yürekli/ İyi Niyetli” Hıristiyan’a şükran duyarlar ve hatta onu bir dost, güvenilir bir müttefik dahi kabul ederler.

Oysa Biricik Rabbimiz bizi, dikkatli olmaya davet ediyor: Siz ey imana ermiş olanlar! Yahudileri ve Hıristiyanları dost edinmeyin, onlar yalnızca birbirlerinin dostlarıdır. Ve hanginiz onları dost edinirse kesinlikle onlardan olur.(Maide/5)

Şunu da belirmekte fayda vardır: Müslümanları muhbirleştirmeye çalışanların fitne ehli Misyonerlerden hiçbir farkı yoktur. Onlarda aynı taktiği yaparlar “İyi Polis- Kötü Polis” rolüne girerek Müslümanların zihinlerini, yüreklerini bulandırmaya ve davarlından vazgeçirmeye çalışırlar.

Sözün Özü: Samimi hiçbir Müslümanın asla uzlaşamayacağı, dostluk, dinler arası diyalog kuramayacağı Kurumsal Hıristiyanlığa, yani Kilise ve Örgütüne, o şemsiye altında İslam’a bayrak açmış olan ve kendilerine Misyoner diyen fitne ehlinin “İyi Polis- Kötü Polis” tuzaklarına dikkat etmeliyiz..

Sevgi Ve Dua İle...

Ziya Gündüz...

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.