e-muhtıra hakkında Demirel'e bilgi verilmiş
Eski DYP Kocaeli Milletvekili İsmail Hakkı Amasyalı, Süleyman Demirel ve Hüsamettin Cindoruk ile iddialarının arkasında olduğu mesajını verdi. Yaşanılanların canlı tanığı olduğunu anlatan Amasyalı, bu kişilerin kamuoyunca daha iyi tanınması için konuştuğunu söyledi. 2006 yılı Ramazan ayında bir öğle vakti verilen yemeğe katılan Süleyman Demirel'e 27 Nisan 2007'de verilecek muhtıra ile ilgili bilgi verildiğini iddia eden Amasyalı, Demirel'in konuşulanları dinlediğini ancak herhangi bir yorumda bulunmadığını dile getirdi.
Hüsamettin Cindoruk'un Demokrat Parti'nin başına geçmesi, Süleyman Demirel'in de 'Arkalarında ben varım' demesinin ardından bildiklerini kamuoyuyla paylaşmak istediğini söyleyen İsmail Amasyalı, Cihan Haber Ajansı'na açıklamalarda bulundu. Amasyalı, "Tarihe tanıklık eden insanlar olarak konuşmalıyız. Özellikle inanan insanlara aba altından sopa göstermek suretiyle Demokrat Parti iktidarında türbanlı insanlar az olacaktır yönündeki açıklamalar, cemaatler ve inanan insanlar aleyhinde söylenen sözlerin ardından bizim de kamu adına söyleyecek sözlerimiz var." dedi. Dün Aydın Menderes ile uzun bir görüşme yaptığını, şikayetlerinin örtüştüğünü söyleyen Amasyalı, "Menderes şikayetçi. Demirel ve Cindoruk'un verdiği kadar CHP ve MHP'nin Demokrat Parti'ye sıkıntı vermediğini düşündüğünü söyledi. Bu görüşmenin ardından açıklama yapmaya karar verdim." şeklinde konuştu.
Bugün halk tarafından seçilmiş parlamentoyu ve partileri yıpratmaya yönelik bir muhalefet yürütüldüğünü söyleyen İsmail Amasyalı, "Bu kişiler 'Dün biz ne yaptık' muhasebesini yapmadılar. Ben de onların yaptıklarını kamuoyuyla paylaşmak istiyorum" dedi. Amasyalı şunları söyledi: "Türkiye'de 28 Şubat çok konuşuldu. Bu 28 Şubatçılarla sayın Demirel zaman zaman beraber oldu. Ben bir tespitimi hem iki yüzlülük açısından hem de kamuoyunun bilmesi açısından açıklamak istiyorum. 2006 yılının Ramazan ayında, Kadir gecesi arifesinde Süleyman Demirel, İstanbul Sanayi Odası'nın iftarı için İstanbul'a geldi. Havalimanından onu karşıladım. Oradan bir plaza otele gittik. Teras katına çıktık. Burada bir sofranın kurulu olduğunu gördüm. Burada bir yanlışlık olmalı diye düşündüm. Yemekte 28 Şubat'ın içerisinde olanlar dan emekli Orgeneral Necdet Timur, Marmara Grubu Vakfı Başkanı Akkan Suver, ihtilal dönemi sanayi bakanlarından ve Mason Meşriki Azamı Şahap Kocatopçu gibi isimler vardı. Beni ilgilendirmiyor ama kamuoyunun bilmesi açısından söylüyorum Dinlerarası Diyalog için iftar veren Akkan Suver kırmızı şarap söylüyor karısı beyaz şarap istiyor. Ramazan günü, Kadir gecesi arifesinde, devlet meselelerinin içkili bir masada konuşulması uygun değil. Konuşmalarda Necdet Timur, ordu tabanından gelen bir baskının söz konusu olduğunu söyledi. Bu sırada Akkan Suver, Demirel ile görüştükten sonra, 'Şu andan itibaren bu görüşmede İsmail Amasyalı'nın bulunmasını istemiyorum' dedi. Süleyman Demirel'in bu kararı onaylamasını çok yadırgadım. Herhangi bir ihtilafa sebep olmamak için kalktım ama odadan ayrılmadım. Konuşulanları da duydum. Necdet Timur yaptığı konuşmada hükümete yönelik bir muhtıra verileceğini, bu muhtıra öncesinde bir nabız yoklanacağını ancak bu muhtıranın bir risk içerdiği, meydana gelebilecekler sayın Demirel'e aktarıldı. Sayın Cumhurbaşkanı'na da bunun sonunda bir görev tevdi edileceği ifade edildi. Bu ya cumhurbaşkanlığı görevi olacaktı yada kurucu meclis başkanlığı olacaktı. Duyduklarımın sorumluluğu ile hemen Ankara'ya giderek durumu Başbakan Erdoğan'a iletmesi için Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun'a bildirdim."
Yıllar boyunca inançlı kesimlerden oy isteyen Demirel'in Ramazan günü öğle yemeğinde 28 Şubatçılarla toplantı yapmasının, akşam da İstanbul Sanayi Odası'nın iftarına katılmasının kabul edilemeyeceğini belirten Amasyalı, bunları kamuoyuyla paylaşmak istediğini söyledi.
Başbakan Erdoğan'ın Marmara Grubu Vakfı'nın çalışmalarından haberdar olduğunu söyleyen İsmail Amasyalı, eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök'e bu konuyu hatırlatarak, "Bu 28 Şubatçılar burada ne yapıyor? Karargah kurmuşlar" diye sorduğunu anlattı. Özkök'ün ise bunların emekli olmalarından dolayı bir şey söyleyemeyeceğini belirttiğini anlatan Amasyalı, "Bunların faaliyetlerinden haberdar olan Başbakan Erdoğan, bir yemekte karşılaştığı Akkan Suver'i, 'Sabah 08:00'de bana gel' diyerek İstanbul'daki evin çağırıp, hesap sordu." diye konuştu.
-"ORTOPEDİ KONGRESİNDE 28 ŞUBATÇILARLA TOPLANTI"-
İsmail Hakkı Amasyalı, Süleyman Demirel'in muhtıra ile ilgili birifingin verildiği bu yemekten kısa süre önce de 28 Şubatçılarla bir başka toplantı daha yaptığını söyledi. Amasyalı şunları anlattı: "Sayın Demirel, ortopedi kongresi için Cemal Reşit Rey'e geldi. Demirel'in ortopedi ile ne alakası olabilir? Ama öğreniyorum ki oradaki bir odada yemek tertip edilmiş. Orada eski genelkurmay başkanları Karadayı, Kıvrıkoğlu, Çevik Bir, Atilla Ateş, Necdet Timur var. 28 Şubatçı komutanlar oradaydı. Basının bu toplantıdan hiç haberi yoktu. Herkes orada bir ortopedi kongresi yapıldığını zannediyor."
Toplumu kucaklayacak bir siyasi hedef için çalıştığını söyleyen Demirel ve Cindoruk'un geçmişine bakılması gerektiğini söyleyen Amasyalı, DYP'nin bölündüğü zamanların hatırlanması gerektiğini söylüyor. Cindoruk'un DYP'yi bölerek Demokratik Türkiye Partisi'ni kurduğunu anımsatan Amasyalı, bu dönemde yapılan yolsuzluklar yaşandığını iddia etti. Amasyalı, "Bu dönemde Ulaştırma, Gümrük ve Tekel bakanlıkları pazarlıklar sonucu alındı. 6 ay gibi bir zamanda devlet bankalarının içi boşaltıldı. Bunu ben söylemiyorum. Eski bakan Refaiddin Şahin söylüyor. Diyor ki 'Emlakbank toplantısı partide yapılıyordu. Cindoruk, İsmet Sezgin ve Yıldırım Aktuna'nın istediklerini yerine getirmediğim için, istedikleri şirketlere kredi vermediğim için istifaya zorlandım.' Eski bakan bunları söylüyor. Aynı Cindoruk çıkıp mevcut iktidarı, partileri, parlamentoyu beğenmeyerek bir takım vaatlerde bulunuyor. Kimse şah değil padişah değildir. Artık siyasileri, orduyu, Türkiye'nin dinamiklerini rahat bıraksınlar, kenarda oturmasını bilsinler. Bugün sayın Demirel ve Cindoruk bir manüplasyon içerisindeler. Bunu söylüyorum."
-"İCAZET ALANLAR BEDEL ÖDER"-
Encümen-i Daniş Başkanı Necmettin Karaduman'ın, "Cindoruk'u DP'nin başına kendilerinin getirdiği" yönündeki açıklamalarına ise İsmail Amasyalı, sert bir yorum getirdi. Amasyalı, "Bir takım insanların talimatları ve icazetleri ile bir partinin başına gelenler siyaset yaptıkları müddetçe onların talimatlarının dışına çıkamazlar. Siyasiler halkın desteği ile iradesiyle hareket eder, kimseden icazet almaz. İcazet alanlar, icazet aldıkları kişilere mutlak bedel ödemek zorundadırlar. Bu bedel bazen siyasi bazen maddi bedel olur."
İsmail Amasyalı, Darıca'daki evinde düzenlenen toplantıların darbe nitelikli olmadığını belirterek, "Ben yine toplantı yaparım. Geçen sene sanat camiasından Orhan Gencebay, spor camiasından Mehmet Ali Yılmaz, ordudan Salim Dervişoğlu gibi herkesimden birilerini çağırırım. O toplantıların gündemi olmaz. Basın mensuplarını da çağırırım. Encümen-i Daniş basına kapalıdır. Bizim toplantımız basına açıktır. Edip Başer ve Necati Özgen gibi önemli komutanlar vardı toplantıda. Onlar darbe döneminin artık bittiği yönünde açıklamalarda bulundu. Bu açıklamalar kamuoyuna farklı yansıdı. DGM'de bu toplantıyla ilgili ifade verdim. Takipsizlik kararı verildi neticede.
(CİHAN)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.