İDSB’den Yaşayan Filistin Yansımaları
İslam Dünyası Sivil Toplum Kuruluşları Birliği’nin (İDSB) organize ettiği “Uluslar arası Yaşayan Filistin Sempozyumu” sona erdi. İki gün süren sempozyuma İDSB’ye bağlı 40 ülkeden 150’den fazla sivil toplum kuruluşunun temsilcisinin yanı sıra, birçok ülkeden yazar, parlamenter, gazeteci ve insan hakları aktivisti katıldı.
Grand Cevahir Otelde düzenlenen programın üçüncü oturumunda Prof, Dr Mehmet İbşirli Başkanlığında “Direnişten yönetime Hamas hareketi” konusu ele alındı. İngiltere den Dr. Azam Tamimi “Terörizm ve direniş: İki uç arasında isimlendirme stratejisi” konusunda katılımcıları bilgilendirmesinin ardından programa Ürdün’den katılan Hasan Mahmut Ebu Heniyye “Gücünüz varsa terörist diyebilirsiniz.” şeklinde sert bir açıklama yaptı.
DİRENİŞ HUKUKİDİR
Direniş Kültürünün Entelektüel Temelleri konusunda söz alan Ali Gatit (Mısır) “Direniş uluslararası hukukta hukuki biri kavramdır. Sadece silahlı, siyasi,ekonomik bir direniş değildir. Burada bir kanuni direniş de söz konusudur “dedi. Uluslararası eski ve modern hukuk açısından bakıldığında bir devletin varlığını tanımlayan hukuka göre Filistin devleti tam bir devlettir. Filistin devletinin kabul edilmesini istiyoruz demenin bir anlamına yok Çünkü zaten bu tanıma göre orada bir devlet vardır. Bütün uluslar arası örgütler zaten Filistin’i kabul ediyor” dedi.
Suriye’den Enver Ebu Taha, “İşgal altındaki Filistin : Soğuk Savaş Anokrizmi’nin Bakıyesi”ne değindi: “Direnişin hukukiliği için tabii kültürel ve sosyal olarak üç temel unsur vardır. Bu üçüne olan her hangi bir saldırıya karşı o toplum direniş gösterir.” Programa ABD’den katılan Ali Ebu Nimah, “Filistin- İsrail Kördüğümünün Sonlandırılması için Cesur Bir Öneri : Tek Devlet Modeli”başlığında konuştu.
FİLİSTİN TOPRAKLARINDAN TAVİZ VERİLMEZ
Medya ve Filistin meselesi ile ilgili bölümde ilk konuşmayı Akşam Gazetesi yazarı Hüsnü mahalli yaptı ve “Gazze savaşında İsrail Medyası” konusunda bilgi verdi: “Medya olmadan bu savaş kazanılamaz. Arap ülkelerindeki medyada bile herkes birbirini suçluyor. Hamas medyası ayrı fetih medyası ayrı ve birbirini suçluyorlar” diye ifade etti.
BU BİR MEDYA SAVAŞIDIR
“Bu savaş medya savaşıdır. Medya da malzeme ister. Gazze savaşı zamanı her yerde haber vardı. Peki ya şimdi? hiçbir gazetede gördünüz mü? Yalan söylemekten vazgeçin. Önce kendi doğrularımıza kendimiz inanmalıyız. Gerekirse ölümlerimizle kendi savaşımızla karşı tarafa bunu anlatmalıyız. Medya olmadan bu savaş kazanılamaz.” Yasir Ali (Lübnan) dan katıldıgı sempozyumda Gazze savaşında Basının verdiği sınav başlığında konuştu ve medyanın gücünün bir savaşta ne kadar önemli olduğunu vurguladı. Kudüs ten Tevfik Cebbari bölgedeki olayları sadece nakletmenin yeterli olacağını, bunun dünyayı ayağa kaldıracağını söyledi. Irak savaşı sırasında El Cezire’nin bunu yaptığını söyledi. Ahmet Varol konuşmasına “Medya sadece piyasadaki radyo gazetede orgnlarından ibaret değildir medya aynı zamanda toplumun bilgi tşıyan fertleridir” dedi. Oturum başkanı Mustafa Özcan’da Vietnamdan sonra basının en başarılı olduğu saldırı Gazze’ydi. El Cezire basın olmasaydı uluslararası tepki olmazdı. Bu daha önceki saldırılarda gerçekleşmedi” diye konuştu.
habervaktim.com
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.