'Ucuz kahramanlık'
Tüm Öğretim Üyeleri Derneği Genel Başkanı Tahir Hatipoğlu, başörtüsü yasağının kaldırılması yönündeki çabaları baltalamak isteyen bazı rektörlerin ve YÖK Başkanı'nı yok sayan Üniversiteler Arası Kurul'un tutumunu habervaktim'e değerlendirdi.
“DAVRANIŞLARI SOKAK GöSTERİSİNİ ANDIRIYOR”
üAK toplantısında yaşananları çok yanlış bulduğunu belirten Hatipoğlu, üAK’ın bilimsel bir kurul olduğunu hatırlatarak, “Türk üniversitelerinin en üst akademik kurulu üAK. YöK bir akademik kurul değildir ama üAK bir akademik kuruldur. Bu nedenle de üyelerinin tamamı Prof. unvanlıdır. YöK’te bu koşul yoktur. üniversitelerin en üst akademik kurulunda üye olan kişilerin, rektörler bayta olmak üzere, çocukça gençlik yıllarının davranışı içerisinde olmalarını çok üzüntü ile karşılıyorum. çok acıdır, eğer bu akademik kurul üyeleri bu şekilde davranırlarsa üniversite öğrencileri sokaklarda nasıl davranırlar bunu düşünmek gerekir. Bir akademik kurulda bu şekilde sokak gösterisini andıran davranışlar yerine ağır başlı kararlar ve bu kararların açıklanması yer almalıdır” diye konuştu.
“üNİVERSİTELERİ ASLA TEMSİL ETMİYORLAR”
“Sonuçta bu davranışların rektörlerin ve üniversite tabanının görüşlerini yansıttığına inanmıyorum. Bu tamamen rektörlerin kişisel kararlarıdır” diyen Prof. Dr. Hatipoğlu, üniversite tabanı dediğimiz 85 bin kişilik bir aile adına bu tür davranışların gösterilemeyeceğinin altını çizerek sözlerini şöyle sürdürdü: “çünkü bu taban bunları reddediyor. örneğin o rektörlerin büyük çoğunluğu öğretim üyelerinin yüzde 15-25 arası oyuyla seçilmiş ve atanmışlardır. İçlerinde 1 oyla bile atananlar var. üniversiteleri asla temsil etmiyorlar. Kanımca başka güçlerden, örtülü zinde güçlerden alınan talimatlarla durumdan vazife çıkarmak istiyorlar. Dolayısıyla üniversiteler Arası Kurul, şu anda üniversiteleri temsil etmiyor. Bu tür yakışıksız hareketlere artık son vermeliler.”
“UCUZ KAHRAMANLIK YAPIYORLAR”
Bazı rektörlerin, ‘öğrenciler sokağa dökülür’ iddialarını da tamamen saçma ve tamamen tahrik olarak nitelendiren Hatipoğlu, “Bunun Türkçe’si öğrencileri ve halkı tahrik etmedir. 1998 yılına kadar türban veya başörtüsü serbestti. O zaman bu dediklerinin hiç birisi olmadı. 6 yıl sonra yeniden serbest olunca mı olacak? Ama onların gönlünden böyle bir şey olması geçiyor. 1998 e kadar laiklik elden gitmedi. Ucuz kahraman olmak için gönüllerinden geçeni dillendiriyorlar” dedi.
“SİYASET BATAĞINDA 3-5 KİŞİ”
Hatipoğlu, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Türkiye’de 115 üniversite var, 115 rektör var ama konuşan 3-4 kişi. Bunlar artık profesyonel, tamamen siyaset batağına batmış belli yerlere göz kırpan rektörler. Bunlar da artık kamuoyu tarafından bilindiği için sözleri de taban bulmamaktadır. Artık millet usandı yaka silkiyor bunlardan. Bunların bir an önce çekip gitmesi gerekiyor. Zaten görevde 4-5 aylık süreleri var. Haziranın ilk haftası bitiyor görevleri. Giderayak kahramanlaşmak istiyorlar.”
“YöK BAŞKANI TEK BAŞINA”
Hatipoğlu’nun YöK Başkanı özcan ile ilgili tespitleri de şöyle: “YöK başkanı yalnız adam şu anda. Sistemin tepesine oturtulmuş bir şapka gibi konulmuş bir insan. Kurum içerisinde kendisine destek olacak hiçbir kimse yok. Dolayısıyla böyle bir kurumun başına kim gelirse gelsin başlangıçta zorluklar çekmesi doğal. önümüzdeki günlerde, en geç haziran ayı içerisinde yeni rektörlerin atanmasıyla, bazı pozisyonların değişmesi ve kendisine destek olacak, yol gösterecek üyelerin, danışmanların atanması ile bu sorun aşılabilir. Ancak şu sıralar mümkün görünmüyor. çünkü YöK Başkanı şuanda tek başına.”
“DARBE BEKLENTİLERİ VAR”
“YöK’te Kemal Gürüz’ün adamları duruyor. Onunla birlikte hareket eden adamları hem memur olarak hem de üyeler olarak duruyor. Bunların atadığı rektörlerin tamamı duruyor. Bunlardın bütün sıkıntıları bugünkü Cumhurbaşkanı tarafından yeniden atanamayacak olmaları. Atanma şanslarını zayıf gördükleri için de direniş yapıyorlar. ‘Bir darbe olmalı, biz o zaman rektörlükte kalabiliriz’ umudu içindeler. Bazıları ne kadar dönüş yapmış olsa da, yeniden atanma şansları yok. Bu nedenle de son kozlarını oynuyorlar.”
“AK PARTİ VE MHP’NİN ONUR MESELESİ”
Hatipoğlu, başörtüsü ile ilgili düzenlemenin akıbeti ile ilgili olarak da, “Bu düzenlemenin TBMM’den geçmesi gerekir. çünkü bu artık AK Parti ve MHP’nin onur meselesi haline geldi. Geçiremezlerse kendilerinin iflas etmesi demektir bu” değerlendirmesinde bulundu.
“HALK öZGüRLüKçü BUNLAR FAŞİST”
Bazı rektörlerin yasakların sürmesi yönündeki çabalarını da değerlendiren Hatipoğlu, “Bütün bunların çabaları askeri müdahale olsun. Dikkat edilirse, bunların halk tabanında hiçbir destekleri yok. Halk özgürlükçü. Bunlar faşist. özgürlük düşmanı hepsi. Zinde güçlerden beklenti içerisindeler ama o güçler de bu sefer tahmin ediyorum daha farklı bir yöntem uygulayacaklar” diye konuştu.
“3-5 PROFESYONEL TüCCARIN İŞİ”
Hatipoğlu, Kartel medyasının olaya bakışını da şöyle değerlendirdi; “Bazı gazeteler ‘üniversite ayakta’ diye ortak manşet atıyorlar. Halbuki kimsenin ayakta olduğu da yok. üniversitenin neresi ayakta? Kimsenin umurunda değil. 3-5 profesyonel tüccar ortaya çıkıyor. Kıpırdama diye bir şey yok. Bunu okuyan sanacak ki 1 buçuk milyon üniversite öğrencisi sokaklara dökülmüş. Yeni bir darbe felaket olur ve önce bunlar altında kalırlar. Ben bu konunun düzlüğü çıkacağına inanıyorum.”
“YöK BAŞKANINA DESTEK OLUN” çAĞRISI
Hatipoğlu, son olarak “YöK Başkanı Cumhurbaşkanından da destek almalı. Ama fazla bir destek görmüyoruz” dedi ve ekledi: “YöK’te hükümet kontenjanından atanmış 7 üye var. Onlardan da ses çıkmıyor. Bunların da cesaretlerini toplayarak YöK başkanına destek olması gerekiyor. Bu güne kadar hiç biri çıkıp açıklama yapmıyor. YöK Başkanı ile birlikte 8 tane adam ortak bir açıklama yapmıyor. Halbuki yanı başındaki adamlar destek olsa YöK başkanı daha çok güç kazanır. Hükümetin de, atadığı adamların da burada hatası var.”
(Engin Kaşdaş-habervaktim)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.