Bu da örtbas edilmesin!

Bu da örtbas edilmesin!
‘İrtica İle Mücadele Eylem Planı’ olarak bilinen andıcın altında imzası bulunan Deniz Kurmay Albay Dursun Çiçek’in, 2006 yılında iş dünyası ve STK’ların fişlendiği belgenin de hazırlayıcılarından olduğu ortaya çıktı. Kamuoyu

Genelkurmay Başkanlığı tarafından gündemi meşgul eden “İrticayla Mücadele Eylem Planı” hakkındaki spekülasyonlara ilişkin yaptığı açıklamada, “Demokrasi ile bağdaşmayan davranışa sahip personeli bünyemizde barındırmayız” denildi, ancak hukuk dışı Nisan 2009 tarihli andıcın altında imzası bulunan Deniz Kurmay Albay Dursun Çiçek’in, 2006 yılında hazırlanan iş dünyası ve sivil toplum örgütlerini andıçlayan belgenin altında da imzasının bulunduğu ve Ergenekon sanıkları ile kol kola olduğu ortaya çıktı.

İŞİ GÜCÜ BIRAKMIŞ, ANDIÇLA UĞRAŞMIŞ
Genelkurmay tarafından yalanlanmayan Mart 2006 tarihli 73 sayfalık andıcın altında da Albay Dursun Çiçek’in imzası var. 28 Şubat ‘postmodern darbe’ sürecinden beri TSK bünyesinde yuvalanan bir grup, millete hizmet etmek yerine ihanet tuzakları kurmakla meşgul oluyor. İşi gücü bırakan Çiçek, mesai saatlerini basın ve interneti tarayarak gazeteci, yazar, işadamı, akademisyenler ve sivil toplum örgütlerini fişlemeye ayırmış. Andıçta kamuoyunun yakından tanıdığı kişi ve kuruluşlar, haklarında gazete ve internet sitelerinden edinilmiş bilgilere dayanılarak sınıflandırılıyor. Dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı Işık Koşaner’e gönderilen planın amacı hakkında, “ABD ve AB'nin kendi amaçlarına uygun olarak yönlendirdiği sivil toplum örgütlerinin (STÖ) faaliyetleri hakkında bilgi vermek ve bu kapsamda alınabilecek karşı tedbirler hakkında onay almak maksadıyla hazırlanmıştır” deniliyor. Çiçek hakkında o günden beri henüz bir işlem yapılmadı.

ERGENEKONCULAR İLE EL ELE
Genelkurmay Harekat Başkanlığı için hazırlandığı iddia edilen “İrticayla Mücadele Eylem Planı” Ergenekon tutuklusu emekli Albay Levent Göktaş’ın avukatı eski üsteğmen Serdar Öztürk’ün bürosunda ele geçirilmişti. Konuyla ilgili ilginç bilgiler ortaya çıktı. Merak edilen konulardan biri de gizli ibareli bir belgenin Öztürk’ün ofisinde ne aradığıydı. Eylem planında imzası bulunan Deniz Piyade Kıdemli Albay Dursun Çiçek’in Ergenekon davasının tutuklu sanığı emekli Albay Göktaş ile devre arkadaşı olduğu öğrenildi. 1980 yılında Göktaş, Kara Harp Okulu’ndan ve Çiçek de aynı yıl Deniz Kuvvetleri adına Kara Harp Okulu’ndan mezun oldu. Yani Göktaş ve Çiçek, hem devre arkadaşı, hem de aynı okulda eğitim gördü. Serdar Öztürk ise bu ikiliden çok sonra Kara Harp Okulu'ndan mezun oldu. Öztürk’ün Göktaş ile Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda görev yaptığı sırada tanıştığı ileri sürülüyor. Çiçek’in devre arkadaşı avukat Göktaş, aynı zamanda Ergenekon sanığı Fikret Emek’in de avukatıydı. Göktaş, aynı zamanda Sauna Çetesi olarak bilinen operasyon kapsamında Genelkurmay Askeri Mahkemesi’nde yargılanan Yüzbaşı Nuri Gökhan Bozkır’ın da avukatlığını yapıyordu.  

ANDIÇ DA MÜHİMMAT AÇIKLAMASINA BENZEMESİN
Genelkurmay Başkanlığı, Eskişehir’deki evinde cephanelik çıkan Ergenekon sanığı emekli Binbaşı Fikret Emek hakkında da kamuoyunun baskısı sonucu soruşturma başlatmış ve Emek, çıkarıldığı askeri mahkemede “askeri malzemeyi saklamak” suçundan sadece 1 yıl 8 ay hapis cezası almıştı. Oysa Eskişehir’de ele geçirilen el bombalarından birisi ile Cumhuriyet gazetesine atılan üç el bombasından biri, aynı kafiledendi. TSK, Emek’e verdiği bu ‘ceza’ ile yetinip suskunluğunu korurken, andıç olayının üzerine gidilip gidilmeyeceği akıllardaki soru işaretlerini artırıyor.

HASAN TOSUN / VAKİT

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.