Ahmedinejad mı Musavi mi?
Basının bu tanımlamasına rağmen, seçimleri kazanamayan ve hile karıştırıldığını iddia eden Mir Hüseyin Musavi’nin Türk basınınca aşağılamak için kullanılan ifade olan ‘Mollalar’ tarafından desteklendiği gözlerden kaçmıyor.
RAFSANCANİ VE HATEMİ MUSEVİ’Yİ DESTEKLİYOR
Cumhurbaşkanlığı makamının da üzerinde bulunan ‘Dini Rehber’ Ali Hamaney’in yardımcısı olan İran İslam Cumhuriyeti Düzenin Yararını Teşhis Konseyi Başkanı ve eski Cumhurbaşkanı Ali Ekber Haşimi Rafsancani ile yine ‘Ayetullah’ ya da bazı basın organlarınca aşağılamak için kullanılan ‘Molla’ unvanına sahip olan bir diğer eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi, seçimlerde Ahmedinejad’a karşı Musavi’yi destekledi. İran’ın dini elitleri arasında büyük bir nüfuzu bulunan Rafsancani ve Hatemi’nin Musavi’yi desteklemesi ve Musevi taraftarlarının düzenlediği protesto gösterilerinde ‘İslam devrimi’ vurgusu ve ‘Allahu Ekber’ sloganları basının ‘Mollalara isyan’ tanımlamasını çürütüyor. Seçim kampanyasında ve seçimlerden sonra taraftarlarına konuşan ve 1979’daki devrimde önemli bir rol oynayan Mir Hüseyin Musavi’nin de, ‘İslam Devrimi’nin altını çizmesi, İran’la ilgili yapılan ‘Molla rejimine karşı özgürlük talebi’ yorumlarının da gerçekçi olmaktan ziyade temenniden ibaret olduğunu gösteriyor.
AHMEDİNEJAD, ‘AYETULLAH’ OLMAYAN İLK CUMHURBAŞKANI
Türk basınından bazı kalemlerin ve haberlerin, İran seçimlerini analiz ederken, mevcut Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad’ı ‘Ayetullah’ ya da ‘Molla’ olarak tanımlaması da yapılan yorumların baştan yanlışlığını ortaya koyuyor. Zira Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, kendisinden önceki cumhurbaşkanları Rafsancani ve Hatemi’den farklı olarak medrese eğitimi almadığı için ‘Ayetullah olmayan ilk Cumhurbaşkanı’ olarak biliniyor. ‘Reformcu’ olarak tanınan Mir Hüseyin Musavi ise 1981-89 yılları arasında başbakanlık yaparken, İslam devrimini gerçekleştiren Humeyni’nin yanından hiç ayrılmadı ve hem Rafsancani hem de Hatemi’ye danışmanlık görevlerinde bulundu.
İRAN, TAHRAN’DAN İBARET DEĞİL
Tahran’daki gösterileri İran’ın tamamında yapıldığı hissi veren basınının tavrını ‘İran’ı Tahran’dan ibaret görmek’ olarak yorumlayan Londra’da bulunan İran asıllı strateji uzmanı Şirvin Zeynelzadeh de, Ahmedinejad ve Musavi ile ilgili seçim analizlerindeki yanlışlığa dikkat çekiyor. El Cezire televizyonunda İran seçimlerini değerlendiren Zeynelzadeh, İran’ın 70 milyonluk bir nüfusa sahip olduğunu oysa Tahran’ın 12 milyonluk bir nüfusa sahip olduğunu belirtirken, Ahmedinejad’ın sade yaşamının alt kesimler arasında büyük bir popüleriteye sahip olduğunu kaydediyor.
GÖSTERİCİLERİN HİÇBİRİ DEVRİME KARŞI DEĞİL
İran’daki gösterilerin ‘rejim karşıtı’ olarak nitelendirilmesinin yanlışlığına dikkat çeken Zeynelzadeh’in yanı sıra, İngiliz The Independent gazetesinin deneyimli Ortadoğu muhabiri Robert Fisk de, Tahran’daki gösterilerde tek bir kişinin bile ‘İslam devrimine karşı slogan atmadığını, bilakis devrimi öven sloganlar atıldığını’ ifade ediyor. Fisk, hem Ahmedinejad hem de Musevi’ye oy verenlerin de İslam devrimini desteklediğini ifade ederken, gösterilerin İran’daki iç politik çekişmelerden kaynaklandığına dikkat çekiyor.
MEHMET NEDİM ASLAN/HABERVAKTİM.COM
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.