Beşir Atalay valileri son kez uyardı
İçişleri Bakanı Beşir Atalay, ikinci el oto galerilerinin şehir dışına taşınması, usulsüz otopark ve gıda güvenliği konularında valileri uyardı. Atalay, bakanlık olarak bu konuların takipçisi olacaklarını söyledi.
Sakarya'nın Sapanca İlçesi Güral Otel'de yapılan ve 81 ilin valileri ile il özel idare başkanlarının katıldığı Vilayetler Hizmet Birliği Tanışma ve Temel Konularında Bilgi Paylaşımı Semineri'nde konuşan Atalay, halk sağlığı ve güvenliği konusunda önemli uyarılarda bulundu. Valileri şehir merkezinde bulunan ikinci el oto galerilerinin şehir dışına taşınması konusunda son kez uyaran Atalay, bu oto galerilerinin bir yandan çirkin bir görüntü oluştururken, diğer yandan can güvenliği konusunda sıkıntı meydana getirdiğini belirtti. Atalay, "Biz bu konuyla ilgili bir genelge yayınladık. Bazı illerimiz mesafe aldı. Bazı illerimiz alamadı. 20 ilde oto galeriler şehir dışına çıkarıldı. 57 ilde çalışma sürüyor. Bu konuda mesafe alamamış illeri uyarıyorum. Bu belediyelerin de işi ama ben valileri sorumlu tutuyorum. Lütfen bu konuya bütün iller eğilsin. Biz bunu bakanlık olarak takip ediyoruz. Ayrıca belediye başkanlarının performans değerlendirmelerinde bu elimizde olacak." dedi.
Ruhsatsız, gelişigüzel açılan otoparklar konusunda da uyarıda bulunan Atalay, şehirlerde gelişigüzel otoparklar oluşturulduğunu, araçlarını park eden sürücülerden zorla ücret alındığını hatırlattı. Atalay sözlerini şöyle sürdürdü: "Ücret vermeyen vatandaşların araçlarına zarar verildiğini üzülerek de olsa tespit ediyoruz. Biz yaklaşık 2 hafta önce bir genelge yayınladık. Bütün il ve ilçelerimizde bu sorunun çözülmesini istedik. Kanunda açık ve kapalı otoparkların işletilmesi, açılması konusunda belediyeler yetkilendirilmiştir. Bu açıdan belediyelerin işlerini ve yetkilerini gerektiği gibi tam olarak yerine getirmeli. Mevzuata aykırı ve ruhsatsız açılan otoparklar kapatılmalı, buraları işleten ve işlettirenler hakkında idari işlemler yapılmalıdır. Bakanlığımız bu işi de takip ediyor. Yetkili kişilerin konunun takipçisi olmasını bekliyoruz."
GIDA GÜVENLİĞİNİ SAĞLAYIN
Gıda güvenliği konusunda da uyarılarını sürdüren Atalay, gıda ile ilgili bütün işyerlerinin ruhsatlandırılması ve denetlenmesini istedi. Gıda ile ilgili bütün işyerleri de dahil bütün işletmelerin ruhsatlandırılması ve denetlenmesi konusunda yetkinin belediyelere ve il özel idarelerine devredildiğini hatırlatan Atalay, yerel yönetimlerin görevlerinin başında gıda maddelerinin üretimi ve bunların tüketime sunulduğu yerlerin hijyen ve sağlık kurallarına uygunluğunun sağlanmasının geldiğini vurguladı. Gıda üretimi ile ilgili işyerleri ruhsatlandırılırken, teknik ve hijyenik şartları taşıması bakımından daha dikkatli davranılmasını ısrarla vurgulayan Bakan Atalay, "İnsan sağlığını doğrudan etkileyen gıda güvenliği konusunda herhangi bir ruhsatlandırma ve denetim boşluğuna meydan verilmemelidir. Vatandaşlarımızın sağlıklı yaşam için temel şartı olan temiz gıdaya erişebilmesi ve tüketebilmesi hükümet olarak üzerinde önemle durduğumuz konuların başında gelmektedir. Diğer bir konu sağlıklı içme suyudur. İçme suyunun standartlara uygun olması çok önemli. Bu konuda da genelgemizi de yayınladık. İçme suyu ile ilgili tahlilleri sürekli yapmalıyız ve bunları kamuoyuyla başlaşmalıyız." diye konuştu.
NEZARETHANELERE KEMARA KONULACAK
Bakan Atalay, hem gözaltındaki kişileri korumak, hem de polisi şaibelerden kurtarmak için bütün polis merkezindeki nezarethanelere kamera konularak kayıt altına alınacağını da belirtti. Atalay, bu yılın polis yılı ilen edildiğini hatırlatarak şu bilgileri verdi: "Türkiye de bin 300 civarında polis merkezi var. Bu polis merkezlerimizin çoğunun fizik şartları veya iş donanımları yeterli değildir. Hem polisimizin rahat çalışması, hem de gelen vatandaşın temiz bir ortamda daha rahat bir muamele görmesi açısından bir polis merkezi projesi oluşturduk. Bütün polis merkezlerimizi daha şeffaf, daha temiz daha insani bir ortama kavuşturuyoruz. Bu polis merkezleri güvenliğin vitrinidir, polisin vitrinidir. Oralar eskisi gibi vatandaşın çekindiği, kenarından dolaştığı değil, rahatça girip derdini paylaştığı, polisle kaynaştığı mekanlar olsun diye çalışıyoruz. Buralarda hizmet yapacak polislerimizi özel olarak eğitiyoruz. Vatandaşa nasıl muamele edilir, gelen vatandaş nasıl karşılanır bunu öğretiyoruz. Ayrıca bütün nezarethaneleri kameralı ve kayıtlı hale getiriyoruz. Hem gözaltındaki kişileri korumak, hem de polisimizi gelecek şaibelerden kurtarmak için her şeyi şeffaf hale getiriyoruz. Şeffaflık bütün karanlığı ve bilinmezlikleri önleyen bir ilke. Bu polis merkezlerinin 2009 sonuna kadar, yenilenmesi bizim için önemli. Yerel yönetimlerden herkesten katkı bekliyoruz."
Şehirlerin güvenliği için MOBESE'nin çok önemli olduğunun altını çizen Atalay, Bu konuda katkılarından dolayı il özel idarelerine teşekkür etti. Şu anda 60 kadar ilin MOBESE'ye kavuştuğunu, kalanların da tamamlanması için gerekenin yapılmasını istedi.
Bakan Atalay, AK Parti hükümetleri olarak Cumhuriyet tarihinden beri en kapsamlı kırsal altyapı projesi olarak KÖYDES'e büyük önem verdiklerinin altını çizerek şunları kaydetti: "2005-2009 döneminde ülke genelinde 5.2 milyar TL kaynak ayırdık. Bu mülki amirlerinin ve özel idarelerinin büyük çabasını gerektiriyor. KÖYDES le sağlıklı buyu olmayan ve yolu olmayan yer neredeyse kalmamıştır. KÖYDES projesi kapmasında mayıs ayı itibariyle 3 bin 551 yerleşmiş yeri birimimize içme suyu şebekesi götürülmüştür. 24 bin 621 yerleşim birimimizin içme suyu şebekesi yenilenmiştir. Bundan sonra suyu bulunmayan 90 köy için imkanlar seferler edilecektir. Yaz aylarının gelmesiyse KÖYDES çalışmaları hızlı başladı. Bizim beklentimiz şehirde ne varsa, köyde de o olsun. Bu yöndeki çalışmalarımız hiç aksatmayalım. KÖYDES ödenekleri yine takviye edilir. İl özel idare bütçelerinin de köy hayatına yönelik kısımlarına ağır verelim. Köydeki insanımızın sıkıntılarına ağır verelim."(CİHAN)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.