Eymür röportajı İP'lileri çileden çıkardı
İP Genel Başkan Yardımcısı Avukat Hasan Basri Özbey'in hazırladığı başvuru dilekçesinde, 20 Haziran 2009'da Sabah gazetesinde yayımlanmaya başlanan ve halen devam eden Mehmet Eymür röportajında, "Perinçek'e yönelik gerçek dışı ve kişilik haklarına ağır saldırılar içeren anlatımlarda bulunulduğu" iddia edildi.
Davalıların, yayınla, İstanbul'da görülen "Ergenekon" davasını etkileme gayreti içine girdikleri savunulan dilekçede, dava dışında, aynı konuyla ilgili devam eden bir soruşturma daha bulunduğu, bu soruşturma bakımından var olan gizlilik kuralı ve kısıtlılık kararının da yayınla ihlal edildiği ileri sürüldü.
Dilekçede, yayının ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına karar verilmesi istendi.
-50 BİN TL'LİK MANEVİ TAZMİNAT DAVASI-
Özbey, başvuruda bulunmadan önce Ankara Adalet Sarayı önünde yaptığı basın açıklamasında da "4 günden bu yana partisi ve Perinçek'e yönelik kampanya yürütüldüğünü, iftiralarda bulunulduğunu" iddia etti.
"İstanbul'da görülen 'Ergenekon' duruşmasında, Eymür'ün ve Tuncay Güney'in sözlerinin yalan olduğunun ortaya çıktığını" ifade eden Özbey, röportajı yayınlayan Sabah gazetesi ile Mehmet Eymür aleyhine İstanbul'da da 50 bin TL'lik manevi tazminat dava açtıklarını söyledi.
AA
İŞTE İP'LİLERİ ÖFKELENDİREN O HABER
1.BÖLÜM
İPEK, GÜNEY'İN İSTİHBARATTAKİ FAALİYET KOD ADI
Mehmet Eymür, Ergenekon davasının kilit ismi Tuncay Güney'i tarif ediyor: "İpek" kod adı gizliliği sağlamak için yürütülen faaliyetlerde kullanılabilir
Türkiye'nin en tanınmış istihbaratçılarından Mehmet Eymür yıllar sonra ilk kez SABAH'a konuştu. İstihbaratçılar pek fazla tanınmayan, ketum insanlar olarak bilinir. Mehmet Eymür, bu kaideyi bozan istihbaratçılardan biri olarak görülebilir. Zira Eymür, Türkiye tarihinin en tanınmış Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) yöneticilerinden biri. Bir başka deyişle Mehmet Eymür, adı çeşitli vesilelerle sık sık anılan Türk istihbaratçıların başında geliyor. Öyle ki, kamuoyu, çoğu eski MİT Müsteşarı'nın adını bile bilmezken Mehmet Eymür'ü gayet iyi tanıyor. Eymür, nadiren konuşan bir istihbaratçı olsa da zaman zaman Türkiye'yi sarsacak açıklamalarda bulunan bir isim. İhtiyaç hissettiğinde gerek mesleki rekabet içinde olduğu meslektaşlarının, gerekse güvenlik bürokrasisinin önemli kademelerinde görev yapmış kişilerin yanlışlıklarını deşifre edebilen Eymür; bunu, tamamen ülkesini savunma güdüsüyle yaptığını söylüyor. Babası Mazhar Eymür'ün izinden giderek 1966 yılında MİT'e giren Eymür, 33 yıl boyunca Teşkilat'ın çeşitli kademelerinde görev yapmış ve Türkiye'nin yakın tarihindeki pek çok önemli olaya bizzat tanıklık etmiş biri. Yıllardır basına röportaj vermeyen MİT eski Kontr-Terör Merkezi Başkanı Mehmet Eymür, suskunluğunu SABAH'a bozdu. İşte Eymür'ün çarpıcı açıklamaları...
33 yıl Milli İstihbarat Teşkilatı'nda (MİT) çalışan Mehmet Eymür, son günlerin önemli tartışmalarının perde arkasını anlatıyor. Tuncay Güney, Sisi, Veli Küçük ve diğerlerini...
Yıllardır basına uzun uzadıya röportaj vermediniz. Suskunluğunuzu SABAH için bozuyorsunuz? Eymür: Bazen olaylar öyle saptırılıyor ki bir açıklama yapmaya mecbur oluyorsunuz. Yoksa sık sık sahneye çıkmak pek hoş değil. Tabii sorularınızın bazılarına cevap veririm, bazılarına cevap vermem.
Bazıları Güney'i 'manipülatör' olarak görüyor, bazıları ise Güney'in söylediklerinin çoğunun doğru olduğunu düşünüyor. Sizin düşünceniz nedir? - Yani bütün söyledikleri doğrudur diye kefil olamam. Zaten kendisi de bazı şeyleri baskı altında söylediğini beyan ediyor. MİT'e yardımcı olan birçok gazeteci vardır. Benim bunların hepsini bilmem mümkün değil. Bilsem bile bir neden yoksa açığa çıkartmanın manası da yok. Milli bir müesseseye destek olmak her Türk vatandaşının görevidir bence. Bizde MİT'çilik küçümsenen bir şeydir. Bunu da kırmak lazım. Başka ülke vatandaşları kendi istihbarat servisiyle iftihar ediyor.
Sisi bir konuşursa!..
Sözlerinizden Güney'in MİT'çi olduğu çıkıyor... - Bu konuda kesin bir şey söyleyemem.
Peki siz, siteniz ATİN'de İşçi Partililere yönelik bir yazınızda "Güney içinize sızdı. Zokayı fena yuttunuz" diye yazmıştınız. Bunu neye dayanarak söylemiştiniz? - Perinçek grubu her zaman yaptığı gibi "MOSSAD ajanı, MİT ajanı" filan dedi Tuncay Güney için. Ben de "Demek ki istihbarat elemanı, bir güzel içlerine sızmış, bilgileri toplamış" dedim. Ben kimin, nerenin elemanı olduğunu söylemedim. Benim bildiğim ve "Çift Meslekliler" diye yazdığım tarihte JİTEM'e çalışıyor gözüküyor. Daha öncesini bilmiyorum. Yeşil de bizle başlamış, sonra Jandarma'ya, polise gitmişti. Bu yabancı istihbarat teşkilatlarında olmayan bir şekil.
Tuncay Güney'in adının yanında "İpek" ibaresi var. O ne anlama geliyor? - Tuncay Güney'in faaliyet adı olabilir. Gizliliği sağlamak için hem yürütülen faaliyetlere, hem de kişilere takma isimler verilebilir. Tuncay Güney'in cinsel tercihlerini ve hangi teşkilata çalıştığını bilmiyorum. Ancak istihbarat alanında yararlı olan her çeşit kişi çalışabilir. Homoseksüel, biseksüel ya da aseksüel olması önemli değildir. Sisi (Seyhan Soylu) eminim konuşsa bugün Türkiye'de yer yerinden oynar.
Perinçek'e suçlama
Neden yer yerinden oynar? Sisi de Tuncay Güney gibi bir istihbarat elemanı mı? - Bildiğim kadarıyla JİTEM'in elemanı. 28 Şubat sürecinde Fadime Şahin, Müslüm Gündüz, Ali Kalkancı gibi isimlerle irtibatlı bazı çalışmalarda yer aldığını duydum. Bir hayli özel bilgiye sahip diyorlar. Neticede şunu demek istiyorum: Mühim olan kişinin yararlı istihbari çalışmalar yapabilmesidir. Adamın şahsi durumu faaliyete zarar vermedikçe istihbarat teşkilatını fazla ilgilendirmez. Bu tür insanlar çok da akıllı olabilirler. Tuncay Güney'in söylediklerinde doğruluk payı var. Mesela "PKK'ya silah sevkiyatı olayı var" diyor. "Perinçek bu olayın içinde" diyor. Perinçek kendi yaptıklarını hep başkasına yükler. Aydınlık Dergisi, bu sevkiyatı daha önce "Çiller Özel Örgütü PKK'ya silah sevk etti" diye yazdı. Güney'in bazı belgeli şeyleri de var. Barzani ile Talabani ile fotoğraflar çektirmiş. Bence bunlar Güney'in söylediklerinin ciddiye alınması gerektiğini gösteriyor.
Ergenekon operasyonu, Türkiye'yi ikiye böldü dense yeridir. Kimileri ciddi bir suç örgütü olarak nitelendiriyor, kimileri ciddiye almıyor. Sizin görüşünüz nedir? - Ben bildim bileli Türkiye'de ihtilal heveslisi bir sivil grup vardır. Yani 40 yıl öncesinden, 70'li yıllardan beri (...) Bunlar genç askerleri ve sivilleri kışkırtarak, silahlı bir ihtilal hareketi ile iktidara gelmeye çalışıyorlar. Ergenekon'da da böyle bir yapılanma görülüyor. Ben Perinçek grubunun bu işin içinde ve başında olduğuna inanıyorum. Hatta milliyetçi hisleri okşayan Ergenekon sözünün seçilmesinde bile onun rolü var diye düşünüyorum. O, bu taktikleri iyi bilir. Ortada muhakkak ki bir illegal faaliyet var. Mesela "Karargâh Evleri" konusu, bulunan silah ve patlayıcılar, genç subaylar filan... Bence çok önemli konular. Bana 40 yıl öncesini hatırlatıyor. Türkiye Halk Kurtuluş Partisi Cephesi (THKP-C) davasının 1973 yılında hazırlanmış iddianamesini okuyun, aynı kalıpları, izleri görürsünüz. Doğu Perinçek kökü illegal faaliyetlerden gelen bir kişidir. Her zaman askerleri kışkırtıp ihtilal yapmak ve Başbakan olup Türkiye'yi yönetmek hevesi içinde olmuştur. Netice itibariyle Tuncay Güney'in anlattıkları bana o eski filmi hatırlatıyor.
2.BÖLÜM
PERİNÇEK’İN YURTDIŞI İLİŞKİLERİ ARAŞTIRILSIN
Eymür, Ergenekon tutuklusu Doğu Perinçek ve grubunun Çin, Almanya ve diğer ülkelerle olan mali bağlantılarının araştırılması gerektiğini söyledi
Eski MİT yöneticisi Mehmet Eymür'e göre Ergenekon davası, Türkiye tarihinin en önemli davalarından biri. Ergenekon'un, kesinlikle siyasi bir dava haline getirilmemesi gerektiğini düşünen Eymür, MİT'in savcılara daha çok yardım etmesini istiyor. Eymür, Perinçek grubunun Çin, Almanya ve diğer ülkelerle mali bağlantılarının araştırılması gerektiğine de işaret ediyor.
- Veli Küçük'ü yıllardır tanıyorsunuz. Veli Küçük'le -Perinçek grubu ile arasının iyi olduğunu bildiğiniz halde- neden görüşmeye devam ettiniz?
EYMÜR: Derinlemesine bilmiyordum, inanmıyordum, yakıştıramıyordum diyelim. Veli Küçük'ü 1980'li yıllarda Mardin'de tanımıştım. Dostluğunu sevdiğim bir insandır. Beraber olduğumuzda sohbet eder, eğlenirdik. Güzel saz çalar, iyi de türkü söyler. İzmit'te görevliyken daha sık görüşüyorduk. Ailece görüşürdük, rahmetli annemle filan da resimleri var. Dostum dediğim bir insanın bu ülkeye, bize bu kadar düşmanlık eden bir grupla birlikte olmasını havsalam almıyor. Suçu varsa tabii ki bedelini ödeyecek.
Savcı Öz'ü tanımıyordum
- Ergenekon savcısını yönlendirdiğiniz öne sürülüyor. Bu iddiaya cevabınız ne olacak?
- Kalitesiz bir uydurma, safsata. Bu, savcı Zekeriya Öz'ü küçültmek için yaratılmış bir fabrikasyon. Davada rolüm olduğu iddiası için de şunu söyleyebilirim: Eğer bu önemli davada bir katkım olduysa bundan çok memnuniyet duyarım.
- Savcı Öz'ü daha önceden tanıyor muydunuz?
- Hayır, ben kendisini önceden tanımıyorum. Bu dava nedeniyle tanıdım.
- Peki sizin "Dava sürecinde asıl şuralara bakılmalı" dediğiniz yerler var mı?
- Susurluk olayında olduğu gibi Ergenekon davasında da savcılar MİT'in kendilerine yeterli bilgi vermediğini, yardımcı olmadığını söylüyorlar. Savcıların bu düşüncesini bertaraf edecek tedbirler alınması lazım. Bir diğer husus Ergenekon soruşturmasında sanıkların mali durumunun araştırılmasıdır. Bu yapılanmanın teorisyeni ve tatbikatçısının Perinçek olduğuna inanıyorum. Mali kaynakları kesinlikle araştırılmalıdır. Çin'de birtakım ticari faaliyetler yürüttükleri söyleniyor. Ayrıca yine mali olarak Almanya ile bağlarının olduğu yönünde bilgiler var. Alman bankalarıyla bazı ilişkilerinin olduğu söyleniyor. Bunların ortaya çıkarılması lazım. Yayın organları, dergileri, TV'leri var. Çok sayıda militanca çalışan avukatı, her zaman eylem yapmaya, kavga ve kargaşaya hazır gençlerden oluşan "Öncü Gençlik" teşkilatları var. Bu değirmenin suyu nasıl ve nereden gelen para ile dönüyor? Önemsenmeden geçilecek bir örgütlenme değil. Bir de görünmeyen yanını düşünün. Türkiye Cumhuriyeti'nin bekası için Perinçek grubunun faaliyetlerinin ortaya çıkarılması lazım.SABAH
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.