Gül: İran büyük ülke, içişlerine karışmak yanlış
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, "İran'ın istikrarı bizim için çok önemli. İran'daki sorunların kendi iç barışlarını bozmayacak şekilde çözümlenmesini arzu ediyoruz" dedi.
Çin başkenti Pekin'de temaslarını sürdüren Gül, TRT Türk'e verdiği demecinde, İran'daki gelişmeleri yorumladı. İran konusunun Çinli yetkililerle görüşmesinde de gündeme geleceğini hatırlatan Gül, "Biz, bu tip görüşmelerimizde devlet başkanları olarak ufuk turu yaparız. Dünyanın sıcak olaylarını gözden geçiririz. Enimim ki yarınki görüşmede de gündeme gelecektir. İran, Türkiye'nin komşusu. İran'ın istikrarı bizim için çok önemli. Huzur ve anlayış çerçevesinde İran'daki sorunların, kendi iç barışlarını bozmayacak şekilde çözümlenmesini arzu ederiz. Bir ülkenin komşusunda istikrarsızlık olursa kendisinde de olur. Ama içişlerine karışmayız" diye konuştu.
Türkiye'nin, İran'ı ilk tebrik eden ülkelerden biri olmasına yönelik eleştirileri kabul etmediğini kaydeden Gül, "İran'da seçimler yapıldı ve o ülkenin resmi otoritesi sonuçları ilan etti. Komşu bir ülke olarak bizim tebrik etmemiz de bir protokol gereğidir. Şiddet olayları İran'ın kendi konusu. Dışarıdan İran gibi büyük bir ülkenin içişlerine karışmak doğru olmaz. Türkiye, iki gün geçtikten sonra, resmen netice ilan edildikten İran'ı tebrik etti" şeklinde konuştu.
"ZİYARETİN EN ÖNEMLİ AMACI, EKONOMİK İLİŞKİLERE İVME KAZANDIRMAK"
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Çin'e yaptığı ziyaretin en önemli sebebinin, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilere ivme kazandırmak olduğunu söyledi.
Türkiye ve Çin'in birbirlerini yeterince keşfetmemiş olduklarını ifade eden Gül, "Ekonomik potansiyel, işbirliği potansiyeli ve her iki ülkenin çıkarları açısından iki ülke birbirini keşfetmemiş. Çin, 10 sene sonra dünyanın en büyük ekonomisi olacak. Böyle bir ülkeyle Türkiye'nin ilişkilerine baktığımızda denge yok. Büyük bir ticaret açığı var" dedi.
Cumhurbaşkanı Gül, Çin'in Türkiye'deki yatırımlarının 60 milyon dolar civarında olduğunu hatırlatarak, "Çin'in başka ülkelerdeki yatırımları 60 milyar dolarlara çıkıyor. Türkiye'nin Çin'deki yatırımı ise 100 milyon dolar. Halbuki bu miktar, milyar dolarlara ulaşmalı. Pekin yönetimi, dünyanın her tarafına büyük yatırımlar yapıyor. Ancak Türkiye ile ilişkileri yok denecek kadar az. Ziyaretin en önemli ağırlığı ekonomik ilişkilere ivme kazandırmak. O yüzden iş adamlarımız bu ziyarete katıldı" diye konuştu.
"İNANIYORUM Kİ TÜRKİYE İÇİN NETİCE ÇOK İYİ OLACAK"
Gül, Çin'de ekonominin otoriter ve disiplinli bir yönetim altında yönlendirildiğine dikkat çekti. Özel şirketlerin dahi devlet desteğinde olduklarını beyan eden Cumhurbaşkanı, "İki ülke arasında çok sayıda ticari yatırım anlaşmaları var. Buranın büyük şirketleriyle beraber olacağız. İş konseyi toplantıları olacak. İnanıyorum ki bu ziyaretten sonra yeni bir ivme söz konusu olur. Çin de çok önem verdi bu ziyaretin olması için. İnanıyorum ki Türkiye için netice çok iyi olacak" ifadelerini kullandı.
"ÇİN, ULUSLAR ARASI SİYASİ ARENADA OLDUKÇA ETKİLİ"
Cumhurbaşkanı Gül, Çin ziyaretinin ekonomik ve siyasi olmak üzere iki ayağının olduğunu kaydetti.
Çin'in dünya siyasetinde rolünün büyük olmaya başladığını anlatan Gül, "Çin, dünyanın en büyük nüfusuna sahip ve en büyük ekonomiye de sahip olmak üzere. Afrika'da büyük faaliyet gösteriyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin daimi üyesi. Geçici üyelik konusunda bizi desteklediğini ilk söyleyen ülkelerden birisi Çin'di. Türkiye ile ilişkilerine önem veriyor. Huzur, güvenlik ve istikrar ile ilgili konularda işbirliğine önem veriyor" sözlerini sarfetti.
Dünyada herkesin kendisini güçlü hale getirmek için uğraştığını aktaran Gül, "Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) çok önemli. Çin ve Rusya lokomotifliğini yapıyor. Türkiye tabiî ki bütün bunlarla ilişki içerisinde, çok yakından takip ediyor. ŞİÖ'de gözlemci olma girişimimiz var. Nasıl Afrika ve Latin Amerika ile ilgileniyorsak, Asya'nın bu bölgesindeki ülkelerle de ilişkide olmak istiyoruz. Bunlar birbirine alternatif değildir. Sadece bir istikametle ilgilenen ülkeler, zayıf ülkelerdir. Türkiye'nin istikameti Avrupa Birliği ile bütünleşmektir. Ama bu, diğer bölgelerle ilişkilerini zayıflatması anlamına gelmez" diye konuştu.
(CİHAN)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.