'Çekin elinizi örtümüzden'
Fatih Saraçhane Parkı'nda gerçekleştirilen ve asker-sivil bürokrasiden yargı ve medyaya, üniversite rektörlerinden sermaye çevrelerine ve Kemalist zümrelere kadar başörtüsü özgürlüğüne karşı çıkan tüm zorbaların protesto edildiği eylemde üniversitelere özgürlük getiren düzenlemenin ileri bir adım olmakla birlikte yasağı çözemeyeceği vurgulandı. Yalnızca üniversitelerde değil, ortaöğretimde, iş ve çalışma hayatında, her yerde yasağın kaldırılmasının talep edildiği eylemde başörtüsüne özgürlük konusunda hiçbir şart, sınır, ayrım ve pazarlık tanınmayacağı belirtildi. Düzenlemede gündeme gelen "çene altından bağlama" gibi kışla formüllerinin de kıyasıya eleştirildiği eylemde, kimsenin Allah'ın emri olan başörtümüzü bir üniforma gibi belirleme hakkı olmadığı vurgulandı. Yasakçıların başörtüsü konusunda konuşma haklarının olmadığının ifade edildiği eylemde Müslüman olmanın bir gerekliliği olarak yasağa ve zulme karşı haklarımız tümüyle alınıncaya kadar mücadele edileceğinin altı çizildi.
"Yasakçılar Hadlerini Bilecek…"
Konuyla ilgili açılan "Başörtüsüne Şartsız-Ayrımsız özgürlük" pankartıyla birlikte "Yasakçılara Duyurulur: Başörtümüz Hakkında Konuşma Hakkınız Yok!" pankartı dikkat çekti. Eylemde ellerde taşınan dövizlerin mesajı da ilgi çekiciydi: "Yasakçılar Haddini Bilecek; Başörtümden Elini çekecek!", "Kışla Formülüne Hayır!", "Tanımı da Biz Yaparız, Fetvayı da Biz Veririz!", "Başörtüsü Allah'ın Emridir, özgürlüğün Simgesidir!"
Eylemde bir konuşma yapan özgür-Der Genel Başkanı Hülya Şekerci, askeri bürokrasiden işadamları ve medya mensuplarına kadar yasağın kaldırılmasına karşı demeç verenleri eleştirerek, Müslüman kadının başörtüsü hakkında konuşma haklarını nereden aldıklarını sordu. Yasakçı zevatın hadlerini bilmesi gerektiğini ifade eden Şekerci, üniversite rektörlerinin de özgür düşünce ve bilim üretimi yerine faşizan ve dayatmacı karakterleriyle tezahür edişlerini konu etti. üniversiteler Arası Kurul'un vaveylalarını zorbalıkla niteleyen Şekerci, Müslüman kadının başörtüsünü kimsenin engelleyemeyeceğini vurguladı. Başörtüsü yasakçılarının karanlıktan beslendiğini belirten Şekerci, 6 Şubat'ta Meclis'te görüşülecek olan kılık-kıyafet düzenlemesinin ise eksik ve zaaflarla malul olduğunu söyledi. Şekerci, sözlerini şöyle noktaladı: "Yasakçı darbeci zorbalar, başörtüsünden daha önemli gündemleri oluğunu söylüyorlar. O zaman onlara diyoruz ki 'çekin örtümüzden elinizi, sonra ne gündeminiz varsa ona bakın"
Mazlumder İstanbul Şube Başkanı Ramazan Beyhan, seksen yıl önce yaşadığımız toprakları işgal edenlerin inancımızın sembolü olan başörtüsüne karşı alçakça bir düşmanlık gösterdiklerini hatırlatarak sözlerine başladı. İşgalcilerin fiili müdahalede bulundukları başörtüsünü, bugün erki elinde bulunduranların ise yasalarla engellemeye çalıştıklarını belirten Beyhan, işgalciler gibi yerli zorbaların da çabalarını akamete uğrayacağını vurguladı. Başörtüsünün İslami bir inanç umdesi olduğunu belirten Beyhan, özgürlüğü sınırlayıcı düzenlemelerin kabul edilemeyeceğini ifade etti. Sadece üniversitelerle sınırlı bir özgürlük anlayışına karşı mücadele etmeyi sürdüreceklerini belirten Beyhan, yasağın ayrımsız bir biçimde tüm alanlarda kaldırılmasının takipçisi olmaya devam edeceklerini söyledi.
Direnişin Kazanımı…
Son olarak söz alan Haksöz Dergisi yazarı Rıdvan Kaya ise konuşmasını 3 ana başlıkta aktardı. öncelikli olarak yaşanan başörtüsü tartışmalarını direnişin kazanımı olarak yorumlayan Rıdvan Kaya şunları söyledi: "Düzenin köklü bir hastalığı var: Toplumsal sorunları ve talepleri yok saymak! İslami kimliğimizin bir tezahürü olan başörtüsü de aynı muameleye uğratıldı. Ama direndik, dayatmaya boyun eğmedik, yasağı içselleştirmedik. Ve bugün sorun yetersiz bir tarzda da olsa gündemde. çözüm arayışları sürüyor. Bu durum direnenlerin zaferi, direnin kazanımıdır."
Zorbalık İflah Olmaz Bir Hastalıktır!
Rıdvan Kaya, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Yasakçılar cephesinde tam bir hüsran havası var. çılgınca sözler ediyorlar. Güya dogmatizme karşılar! Anayasayı, resmi ideolojiyi putlaştırmaktalar. Hukuk varsa yasalar halkın iradesiyle şekillenir. Sizin bize biçtiğinizi giymek zorunda değiliz. 'üniversitelerde huzursuzluk çıkar'mış. çıkarmayın! Provokasyonlara zemin hazırlamayın! 'Derslere girmezler'miş. Girmeyin! Ne güzel, köhnemiş fikirlerinizden kurtuluruz. En temelde başörtümüz, inancımız hakkında konuşmaya hakkınız olmadığını artık öğrenin. Şunu kabul edin, kaybettiniz ve daha da kaybedeceksiniz. 23 Nisan müsamereleri, Anıtkabir'e yüz sürmeler, Sarıkız operasyonları sonuç vermeyecek!"
Adaletsiz Bir Barış İstemiyoruz!
Yasakçıların, ellerinden kırbaçları alınmış işkenceciler gibi feryat ettiklerini belirten Rıdvan Kaya, son olarak şunları söyledi: "Bizler yarım bir özgürlük anlayışına razı olamayız. 'Dini vecibe' ise neden sadece yüksek öğretimde? Liselilere, memurlara vecibe değil mi? Hükümet gerilim olmasın diyor, ikna etmeye çalışıyor; bunlar beyhude çabalar! Genelkurmay Başkanı görüşümüz belli diyor. Halkın görüşü de belli! Ve sen ona uyacaksın! çankaya seçimleri sürecinde ellerinden geleni yaptılar, sonuç ortada. Dürüst olmak, adil ve hakkaniyetli olmak gerekir: Neden haklarımız birilerinin inisiyatifinde? Utanmadan bize kapıyı gösteriyorlar. Gitmesi gerekenler sizlersiniz! Fazıl Say'ı takip edin! Birileri soruyor, arkası gelecek mi? Evet, hakkımız olduğuna inandığımız her şey için mücadele edeceğiz!"
Eylemde ayrıca bugün başörtüsüne özgürlük eylemlerinin yapıldığı Sakarya, Kocaeli, Ankara, Antalya, Konya, Akyazı, Van, Bursa ve Diyarbakır'a selam gönderildi.
özgür-Der öncülüğünde gerçekleştirilen eyleme Mazlumder, Kardelen-Der, Asder, İHH, Müstakil Tüketiciler Birliği, Esiad ve Davet-Der de destek verdi. Eylem, Müslüman kimliğimize dair tüm haklarımızın takipçisi olma kararlılığının sürdürüleceği vurgusuyla sona erdi.
Eylem boyunca "Şartsız, Ayrımsız, Başörtüye özgürlük!", "Cuntacı Rektör Kışlana Geri Dön!", "Başörtüye Her Yerde Hemen Şimdi özgürlük!", "Kışla Bekçileri üniversiteden Defol!", "Yaşasın Başörtüsü Direnişimiz!", "İnancına örtüne Kimliğine Sahip çık!", "Tevhid, Adalet, ögürlük!", "Yasakçılar Yenilecek, Direnenler Kazanacak!", "Direne Direne Kazanacağız!" şeklinde sloganlar atan topluluğun son olarak tekbir getirmesiyle eylem sona erdi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.