"65 mezunlarına kadar, rütbeliler emekli edilmeli"
1980 askeri darbesi sonrası tutuklanıp 9 ay tutuklu kalan Cahit Polat, Türkiye'de askeri müdahalelerin bitmesi için Türk Silahlı Kuvvetleri'ndeki 1965 mezunlarına kadar herkesin emekli edilmesi gerektiğini ileri sürdü. Hapis yattıktan sonra Ankara Üniversitesi'ne bir daha dönemeyen Polat, eylem planının Ordu ile AK Parti'yi dalaştırmak için hazırlandığını savundu.
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın, 12 Eylül darbesini yapanların yargılanmalarını istemesi, darbe mağdurlarını yeniden gündeme taşıdı. 80 darbesi mağdurlarından biri olan Cahit Polat, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi'nde çalışırken 18 Ekim 1982 tarihinde bildiri yazmak suçundan tutuklandı. Aynı gün '1402 sayılı yasa' ile görevine son verildi. Üç gün MİT'te, 17 gün Ankara Emniyet Müdürlüğü'nde sorgulandıktan sonra Mamak Askeri Cezaevi'ne gönderildi. Burada 9 ay tutuklu kaldıktan sonra mahkeme kararı ile GATA'ya sevk edilen Polat, GATA raporu ile İstanbul Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'ne gönderildi, ardından bir yıl tedavi gördükten sonra 'Şifa' ile taburcu oldu.
1984 Ekim ayında üniversiteye müracaat eden Polat'a, üniversiteden '1402 sayılı yasa' yürürlükten kalkmadığı için göreve başlatılamayacağı söylendi. 1990 yılına kadar her üç ayda bir üniversiteye müracaat eden Polat'a cevap hep aynı oldu.
1990 yılında Ankara Üniversitesi '1402 sayılı yasa'yı aralayarak öğretim görevlilerini göreve başlatma kararı aldı. Üniversiteye başvuran Polat, yine kabul edilmedi. Polat, üniversiteden olan eski çalışma arkadaşlarından iki memur ve bir müstahdemin, kendisinin göreve başlatılmasının mümkün olmadığını aktardıklarını ve göreve kesinlikle başlatılmaması konusuda 'Genelkurmay İstihbarat Daire Başkanı Amiral Kemal Tok imzalı bir yazı' bulunduğunu söylediklerini ifade ediyor.
Cahit Polat, 1980 darbesi sonrası yaşadıklarını CİHAN muhabirine anlattı. 1982'de tutuklandıktan sonra ortadan kaybedilmekten korktuğunu dile getiren Polat, darbe sonrası göreve başlatılmayan tek kişinin kendisi olduğunu, sebebinin CHP'liler olduğunu savundu.
CHP'nin kapatılması için savcılığa başvurduğunu ifade eden Polat, "12 Eylül'ü Alevilerin terbiye edilmesi olarak görüyorum. Gözaltına alınan 750 bin kişiden 500 bini aleviydi. Ankara'da ilk sorulan soru 'Alevi misin Sünni misin ?' 100 bin kürt kökenliydi. 100 bin Sünni solcuydu, 50 bin kadarı MHP'li sağcıydı. Diyarbakır cezaevindeki olaylar Kürt milliyetçiliği yarattı. Ankara'daki olaylar yaratamadı. Çünkü Kürt aleviler DEV-YOL'dan girip DEV-SOL'dan çıktılar, DHKP-C'den, TİKKO'dan çıktılar." dedi.
Kütüphanede çalışırken Genelkurmay'ın emri ile üniversite öğretim üyesi tarafından hazırlanan Alevi ve Kürt sorununa ilişkin raporlar gördüğünü dile getiren Polat, bu raporların tek tek uygulandığını savundu. "Bu ülkede hala darbe olabilir. Çünkü kontgerillanın sırları var." diyen Polat, "Kontgerilla sırlarını iyi bilmek gerekir. Geçmişteki askeriye yapısıyla şimdiki aynı, değişen hiçbir şey yok. Başbakanın 1965 mezunlarına kadar hepsini mezun etmesi gerekiyor. Milli Güvenlik Kurulu'nun kesinlikle kapatılması gerek. Dosyaların imha edilmesi gerek. MİT'in kapatılması gerek. Emniyet, Jandarma ve MİT'ten ortak bir istihbarat birimi oluşturulmalı. Ordu geçmiş darbeler için halktan özür dilemeli. Bunu da yapmıyor." diye konuştu.
Eylem planını, Ordu ile AK Parti'yi dalaştırmak için hazırlandığını ileri süren Polat, bunu sinir savaşı olarak gördüğünü söyledi. (CİHAN)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.