Yasal düzenlemeye hukukçulardan tam destek
Meclis'in yaz tatiline girmeden yaptığı Ceza Muhakemeleri Kanunu (CMK) değişikliğine hukukçulardan tam destek geldi.
Darbe teşebbüsünde bulunan askerlerin sivil mahkemelerde yargılanmasının önünü açan düzenlemenin Türkiye'nin önünü açacağı görüşünde birleşen hukukçular, Türk demokrasisi önündeki önemli engellerden birinin kısmen de olsa kaldırıldığı görüşünde birleşiyor.
Sivil toplum temsilcileri, askerin Parlamento üzerinde ciddi bir vesayete sahip olduğunu kaydediyor.
Konya Barosu eski Başkanı Hasip Şenalp, Türkiye'nin çok önemli bir süreçten geçtiğini söyledi.
Türkiye'nin kurulduğu günden itibaren asker vesayeti altında olduğunu belirten Şenalp, bugüne kadar hiç bir iktidarın asker vesayetini kaldırmaya yanaşmadığını ve kaçtığını ileri sürdü.
Hasip Şenalp, şöyle konuştu: "Türkiye'nin 70 yıl önce yapması gereken ve birikerek bugünlere gelen; iktidarlarının tümünün kaçtığı asker vesayetinden sivil iktidarların kurulduğu bir gün yaşıyoruz. Tabi ki kimse iktidarını kaybetmek istemez. Türkiye'nin kuruluşundan itibaren bugüne kadar Silahlı Kuvvetler'in Parlamento üzerinde ciddi bir vesayeti söz konusu. Sevmedikleri, kendilerine uygun gelmeyen her konuda müdahil olmuşlar, hatta andıçlarla, darbelerle bugünlere getirmişlerdir. Artık bugün dünya değişmiştir. Türkiye bu değişime ayak uydurmak durumundadır. Parlamento, çıkan kanunla çift başlı hukukun bir parçasını daha düzenlemiştir."
Konya Denge Hukukçular Derneği Başkanı Erhan Şahin de yapılan düzenlemeyle, Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK)'nun 250. madde suçlarını işleyen askerlerin savaş ve sıkı yönetim halleri dışında sivil mahkemelerde yargılanmasının önünün açıldığını aktardı.
CMK'da yapılan değişiklikle Türkiye'nin hukuk devleti olma yönünde önemli bir adım atıldığını belirten Erhan Şahin; "Modern hukuk sistemlerde olduğu gibi askeri yargı alanının, askeri suçlarla sınırlı tutulmasını içeren düzenlemeyle hukuk devleti olma yönünde bir adım daha atılmıştır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında da askeri yargılama sistemlerinin uygulamaları nedeniyle ülkemiz tazminata mahkum edilmiştir. Demokratik ülkelerde ordunun görevi ulusal güvenlikle sınırlı olmalıdır. Yargı gücü ise sivil mahkemelerde olmalıdır. Bu değişiklik ihtiyaç duyulan bir düzenlemeydi. Yasa koyucu geç kalmıştı. Ülke olarak yargıdaki çift başlılık sorununu uzun süredir yaşıyoruz." ifadelerini kullandı.
Hukuki Araştırmalar Derneği (HUDER) Konya Şube Başkanı Özgür Solak ise çağdaş ve gelişmiş hukuk sistemlerinde askeri yargı alanının, askeri suçlarla sınırlı tutulduğuna vurgu yaptı.
Gelişmiş ülkelerin hukuk sistemlerinde askeri yargının Türkiye'deki kadar geniş ve ölçüsüz olmadığına dikkat çeken Başkan Solak, "Normal demokrasilerde askeri mahkemeler, disiplin işleriyle ilgilenmekte ve savaşta 'divan-i harp' görevini ifa etmektedir. Gelişmiş demokrasilerde ülkemizdeki gibi çift başlılığa neden olan sivil-askeri yargı şeklindeki bir ayrıma rastlamak mümkün değildir. Askeri mahkeme bulunan ülkelerde de son söz sivil Yargıtay'a aittir. Ülkemizdeki bu çift başlılık anayasal ve yasal değişikliklerle tamamen kaldırılmalıdır." şeklinde konuştu.
Türkiye Barolar Birliği (TBB) delegesi ve eski hakim Fevzi Kayacan da askeri yargının varlığının her adli açılış yılında yüksek yargı temsilcileri tarafından dile getirildiğinin altını çizdi.
Askeri yargının kapsamının genişletilip askere ayrı bir statü verilmesinin hukuk devletiyle bağdaşmayacağına vurgu yapan Kayacan, emir komuta zincirinin olduğu bir sistemde askeri hakimlerin sağlıklı kararlar veremeyeceğini belirtti.
Hakimin tarafsız olmasının önemli olduğunun altını çizen Kayacan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Mahkemede yargılanan kişiler, o hakimin tarafsızlığından ve bağımsızlığından kuşku duymamalı. Askeri mahkemede ast üst ilişkisi var. Dolayısıyla askeri yargının içinde ast konumundaki bir hakimin tarafsız ve bağımsız olması teorik olarak ve pratik olarak mümkün değildir. Askeri yargı hukuk devleti açısından son derece büyük bir handikaptır."
(CİHAN)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.