Çin Büyükelçiliği önünde eylem!

Çin Büyükelçiliği önünde eylem!
İşgalci komünist  devlet Çin'in  Doğu Türkistan müslümanlarına yaptığı zulme tepkiler çığ gibi büyüyor. Eylemlerin bugünkü adresi Ankara'daki Çin Büyükelçiliği oldu...

FOTOGALERİ: BÖLGEDEN FOTOĞRAFLARI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

İLGİLİ HABER: OLAYIN GEÇMİŞİNİ ÖĞRENMEK İÇİN TIKLAYIN!



SAAT 17.22

Çin konsolosluğu önünde toplanan grup, Çin bayrağı yaktı


Çin Halk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosuluğu önünde toplanan yaklaşık 300 kişilik grup, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde 150'yi aşkın kişinin ölümüyle sonuçlanan olaylardan sorumlu tuttuğu Çin yönetimini protesto etti. Çin bayrağını yakan grup ardından konsolosluk önüne siyah çelenk bırakdı. 

Çin Halk Cumhuriyeti'nin kuzeybatısındaki Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde yaşanan olaylara tepki gösteren yaklaşık 300 kişilik grup, Çin'in İstanbul Başkonsolosluğu önünde toplandı. Mazlum Der ve İHH'nın organize ettiği eylemde protestocular konsolosluğa yürümek istedi. Barikat kuran polis, göstericilerin bu isteğine izin vermeyince, eylem konsolosluğa yaklaşık 100 metre mesafede yapılabildi. 150'yi aşkın kişinin ölümüne sebep olan olaylardan Çin yönetimini sorumlu tutan gurup üyeleri, "Faşist Çin Doğu Türkistan'dan defol, Yaşam hakkı engellenemez, Etnik temizliğe hayır" yazılı pankartalar taşıdı. İlahiler okuyan grup, kelime-i tevhid ve tekbirler getirdi. Gösteri sırasında bazı grup üyeleri arasında gerginlik yaşandı. Yapılan basın açıklamasının ardından grup üyeleri Çin Halk Cumhuriyeti bayrağını yaktı.

Yapılan pazarlığın ardından polis, grubu temsilen 2 kişinin konsolosluk önüne gitmesine izin verdi. Ardından bir grup kadın gösterici polis bariyerine gelerek slogan attı. Kadın göstericilerin konsolosluk önüne yürüme talebi polis tarafından kabul edilmedi. Kadın göstericiler ardından bir süre oturma eylemi gerçekleştirdi.

Grup ardından olaysız bir şekilde dağıldı.CİHAN


SAAT 16.19

Alperenler ve Ülkücüler Çin'i protesto gösterisinde bir araya geldi


Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde yaşanan olaylar Ankara'da Çin Büyükelçiliği önünde protesto edildi. Göstericiler, elçilik binasını taş, yumurta ve bilye yağmuruna tuttu.

Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği'nin organize ettiği protesto gösterisine Mazlum-Der, Kamu-Sen, BBP, Alperen Ocakları, Ülkü Ocakları başta olmak üzere çeşitli gruplar katıldı.

Yaklaşık 150 kişinin katıldığı protesto gösterisinde Alperenlerin ve Ülkücülerin aynı eylemde yer almaları dikkat çekti. Elçilik önünde Ankara Emniyeti geniş güvenlik önlemleri alırken protestoya BBP Genel Başkanı Yaşar Topçu, Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız, Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği Yöneticisi Seyyit Tümtürk de katıldı.

Çin Halk Cumhuriyeti Devleti aleyhine sloganların atıldığı ve pankartların açıldığı gösteride, Urumçi'de yaşanan olaylarda hayatını kaybeden Uygur Türklerinin ölümünden Çin sorumlu tutuldu.

Türk hükümeti ve Birleşmiş Milletler'in olayların durdurulması için devreye girmesini isteyen Tümtürk, Doğu Türkistan'da yaşanan olayları Çin'in yaptığı bir katliam olarak değerlendirerek, ''Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Çin'e one minute diyerek hepimizin tepkisini dile getirmeli.'' isteğinde bulundu.

Konuşmanın ardından Urumçi'ye uydu telefonu bağlantısı yapan dernek yöneticileri, buradan aldıkları haberler üzerine gözyaşlarını tutamadı. Uygurların gözyaşlarına elçilik önündeki eyleme katılan BBP lideri Topçu da eşlik etti.

Daha sonra dernek yöneticileri tarafından elçilik önüne çelenk bırakılmak istendi. Bu sırada bazı göstericilerin elçiliğe girmek isteyişleri üzerine polis ile protestocular arasında arbede yaşandı. Bazı göstericiler ise bu sırada yere oturarak gözyaşı döktü. İçeri alınmayan ve polisin engeliyle karşılaşan göstericiler, elçilik binasını taş, yumurta ve bilye yağmuruna tuttu. Polisin uyarısı üzerine yaşanan olaylara son veren gruptakiler daha sonra olaysız dağıldı.CİHAN


SAAT 16.02

Alperen Ocakları: Kızıl Çin emperyalizmine Doğu Türkistan zulmü için 'dur' diyelim  


Alperen Ocakları Samsun İl Başkanı Coşkun Arslan, yaklaşık iki asırdır Çin zulmü altında inim inim inleyen Doğu Türkistan halkı için seferberlik başlatılmasını ve tüm dünyanın dikkatinin buraya çekilmesini istedi.

Alperen Ocakları Samsun İl Başkanı Coşkun Arslan, yaptığı açıklamada, yaklaşık iki asırdır işgal altında bulunan ve son elli yıldan bu yana da komünist Çin yönetiminin despot rejimi altında ezilen Doğu Türkistan'da işkence, idam, çalışma kampları ve dini baskının günlük hayatın bir parçası haline geldiği belirtildi. Nüfusun çoğunluğunu Uygur kökenli Müslümanların oluşturduğu Doğu Türkistan'da Müslümanlar sadece dinlerini yaşamak istedikleri için tutuklandığını, işkenceleri ile ünlü Çin hapishanelerinde aylar, hatta yıllar boyunca tutulduğunu, özgürlük ve demokrasi taleplerini dile getirenlerin acımasızca idam edildiğini ifade etti.

Coşkun Arslan, Çin'in asimilasyonist politikalarının Doğu Türkistan'ın çoğunluğunu oluşturan Müslümanların dillerini konuşmalarını, kültürlerini devam ettirmelerini engellediği ve hatta diledikleri kadar çocuk sahibi olmalarını bile yasakladığını ifade etti.

Çin'in, Doğu Türkistan'ı, her türlü iletişim imkanını kısıtlayarak dünyaya kapalı bir bölge haline getirmesi sonucu, bölgede yaşanan insanlık dramının tüm boyutları ile öğrenilmesinin engellendiğini belirten Arslan, "Doğu Türkistan'da ezilen ve zulüm gören masum insanları unutmak ve bu konuda duyarsız davranmak için geçerli bir mazeretimiz yok. Bu nedenle Doğu Türkistan konusunda dünyaya hakim olan bu sessizliği ortadan kaldırmaya yönelik her türlü fikri çaba son derece önemlidir. Kapalı kapılar ardında yaşanan insanlık dışı olayların tüm boyutları ile gözler önüne serilmesi, hem bu mazlum halkın sesini duyurmasına vesile olacak, hem de dünya kamuoyunun dikkatini bu konuya çekecektir." dedi.

Ayrıca, Arslan, bütün sivil toplum kuruluşlarının Gazze'de, Çeçenistan'da ve Bosna'daki müslümanlar için gösterdiği hassasiyeti Doğu Türkistan halkı için de göstermesi gerektiğini, Alperen Ocakları olarak tüm teşkilatlarıyla birlikte bu zulmün son bulması adına her türlü gayreti gösterip, seslerini tüm dünyaya haykıracaklarını vurguladı.CİHAN


SAAT 15.50

Çin Büyükelçiliği'ne yumurta ve bilye atıldı


Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde yaşanan olayları protesto eden bir grup, Ankara'nın Çin Büyükelçiliği'ne yumurta ve sapanla bilye fırlattı. Göstericilerle polis arasında zaman zaman gerginlik yaşandı. 

Başken Urumçi'de yaşanan olayları protesto eden bir grup, Çin Büyükelçiliği önünde toplandı. Doğu Türkistan Derneği, Alperenler, Kamu Sen, Nizamı Alem ve Mazlumder'in de destek verdiği eylemde; basın açıklamasının ardından, büyükelçilik önüne çelenk bırakıldı. Bu sırada bir grubun, büyükelçiliğe girmeye çalışması üzerine, göstericilerle güvenlik güçleri arasında gerginlik yaşandı. Eylemciler, büyükelçiliğe yumurta ve sapanlarla bilye fırlattı.CİHAN


SAAT 14.33

ÇİN BÜYÜKELÇİLİĞİ ÖNÜNDE KISA SÜRELİ ARBEDE YAŞANDI


Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği üyelerinin Çin'in Türkiye Büyükelçiliği önünde düzenlediği, Büyük Birlik Partisi ile Saadet Partisi'nin de destek verdiği protesto eyleminde arbade çıktı.

Alınan bilgilere arbede BBP Genel Başkanı Yalçın Topçu ve Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız'ın büyükelçilik kapısına siyah çelenk bırakması sırasında meydana geldi. Çelenk konulması sırasında oluşan kalabalığı önlemek isteyen polisle göstericiler arasında küçük bir arbete yaşandı.

Arbede, BBP Genel Başkan Yardımcısı Hakkı Öznur'un anonsuyla son buldu.

SAAT 14.11

Alperen Ocakları Çin'i protesto etti

İstanbul Alperen Ocakları üyeleri, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde yaşanan ve onlarca kişinin ölümüyle sonuçlanan olaylar nedeniyle Çin hükümetini protesto etti. Sarıyer sahilde toplanan yaklaşık 500 kişilik grup, Çin Konsolosluğu'na kadar yürüyerek basın açıklaması yaptı. 

İstanbul Alperen Ocakları üyesi yaklaşık 500 kişi, Sarıyer Tarabya sahilinde toplandı. Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde resmi açıklamalara göre 156 kişinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan olayların ardından Çin hükümetini protesto etmek isteyen grup, slogan atarak Çin Konsolosluğu'na kadar yürüdü. Konsolosluğu yaklaşık 100 metre kadar yaklaşan protestocuların daha ileriye gitmesine izin verilmedi. Sık sık tekbir getiren grup Çin'i protesto eden dövizler taşıdı. Protestocular, "Türkistan Türktür Türk kalacak", "Bir gece ansızın gelebiliriz" şeklinde slogan attı.

Grup adına açıklama yapan İstanbul Alperen Ocakları Başkanı Mustafa Kayatuzu, herkesi Çin mallarını boykot etmeye çağırdı. Çin hükümetinin kontrolsüz güç kullanımı nedeni ile bu duruma gelindiğini belirten Kayatuzu, "Bini aşkın soydaşımız öldürülmüş, şehit edilmiştir. Yıllardır devam eden zulüm bu gün iyice ayyuka çıkmıştır" dedi. Avrupa ve diğer ülkelerde yaşayan Çinlilere de seslenen Kayatuzu, Çin hükümetine karşı onların da tavır almalarını istedi.

Basın açıklamasının ardından oturma eylemi yapan grup, İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından dua ederek eylemlerine olaysız bir şekilde son verdi.

Eylem sırasında çevik kuvvet polisi, Çin Halk Cumhuriyeti Konsolosluğu çevresinde geniş güvenlik önlemi aldı. Konsolosluğun önüne barikat kuran polis, göstericilerin belirli bir noktaya kadar yaklaşmalarına izin verdi.CİHAN


Urumçi'deki katliam Kayseri'de protesto edildi  

Çin'in Urumçi'de uyguladığı baskıcı tutuma Kayseri'de yaşayan Uygur Türkleri ile birlikte sivil toplum örgütleri eylemle tepki gösterdi. 

Adliye yanında toplanan grup "Katil Çin Türkistan defol", "Türkiye Uyuma Türkistan'a Sahip Çık", "Hak hukuk adalet Türkistan'a hürriyet" sloganları eşliğinde ellerinde "Doğu Türkistan'a bağımsızlık", "Katil Çin Türkistan'dan defol" dövizleriyle Cumhuriyet meydanına yürüdü. Eyleme, Mazlumder, Memur Sen, Diyanet Sen ve Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği destek verdi.

Mazlumder Kayseri Şube Başkanı Ahmet Taş, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde bir zulmün yaşandığını ve devam ettiğini belirterek, bölgedeki Türklere yönelik Çin'in bir asimilasyon politikası sürdürdüğüne dikkat çekti. 1300 yıllık Doğu Türkistan'ın Çin yönetimince soykırıma uğradığını belirten Taş, "Yaşananlar büyük bir katliam ve insanlık dramıdır. Olaylara duyarsız kalmamak ve mahşeri vicdanı göreve çağırmak için buradayız. Cumhurbaşkanı'nı, hükümeti, TBMM'yi, İslam Konferansı Teşkilatı'nı, Birleşmiş Milletler Teşkilatı'nı olaya acilen müdahale ederek katliamların ve yaşanan insanlık dramını sona erdirmeleri için göreve çağırıyoruz" dedi.

Diyanet Sen Kayseri Şube Başkanı İrfan Kaşıkçıoğlu ise, bu zulme seyirci kalmanın insanlık ayıbı olduğunu belirterek, hiçbir dinde bunun gerekçesinin olmadığını dile getirdi.

Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği Kadınlar Komisyonu Başkanı Rabia İlktürk, katliamı nefretle kınadıklarını söyledi. Protestoculara gösterilen tepkinin katliam niteliği taşıdığını vurgulayan İlktürk, "Dünyaya kapattığı Doğu Türkistan'da halkın hak arayışına izin vermeyen Çin, bu tutumu ve vahşi yüzünü bir daha ortaya koydu. Halka gözdağı vermek maksadı ile bu kadar kanlı bir müdahaleye girişen Çin hükümeti bundan sonra da Doğu Türkistan'da terör estirecektir. Tecrübelerimize dayanarak, Çin'in bu gelişmeleri kullanarak tüm Doğu Türkistanlı halk üzerinde baskı oluşturacağını söyleyebiliriz. Uluslar arası örgütleri, devletleri ve sivil toplum örgütlerini yaşanan vahşetin engellenmesi için harekete geçmeye çağırıyoruz" diye konuştu.CİHAN


Urumçi'de yapılan katliam İskenderun'da da protesto edildi

Hatay'ın İskenderun ilçesinde bir araya gelen sivil toplum kuruluşları, Çin'in, Uygur Özerk Bölgesi'nin merkezi olan Urumçi'de gerçekleştirdiği katliama tepki gösterdi.

Boyacılar parkındaki toplantıya İskenderun İnsani Yardım Derneği, Saadet Partisi ilçe teşkilatı, İyilik ve Hayırda Yarışanlar Derneği, Anadolu Gençlik Derneği, Memur-Sen, Eyup Sultan Camii Derneği, Alperen Ocakları, Mehmet Akif Camii Derneği, Eğitim Bir-Sen, Sağlık-Sen, Toç Bir-Sen, Diyanet Sen, Ulaştırma Memur-Sen, Birlik Haber-Sen, Hizmet Vakfı, Mardinliler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Ahlak Kültür ve Çevre Derneği, Körfez Eğitim ve Yardımlaşma Derneği üyeleri ve temsilcileri katıldı.

Toplantıya katılanlar adına açıklama yapan Erdoğan Akın, dünyanın ve Türkiye'nin buna sessiz kalmaması gerektiğini belirterek, yaptığı asimilasyon politikaları yüzünden Çin'i kınadıklarını açıkladı. Polisin geniş güvenlik önlemi aldığı basın açıklaması olaysız sona erdi.CİHAN


MÜSİAD: Urumçi'de yaşanan olaylardan kaygı duyuyoruz  

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD), Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde Uygur Türklerine karşı gerçekleştirilen şiddet olaylarını yazılı bir açıklama ile kınadı.

MÜSİAD Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada, Urumçi'de yaşanan olayların kaygı verici olduğu ve hükümetin ve uluslararası kuruluşların olayların son bulması yönünde bir an önce aktif rol üstlenmesi gerektiği vurgulandı. Derneğin açıklaması şu şekilde:

"Çin'in kuzeybatısındaki Sincan Uygur Özerk Bölgesinin merkezi Urumçi'de, yaşanan olaylarda 156 kişinin hayatını kaybetmesi ve 800'den fazla kişinin de yaralanması son derece üzüntü vericidir. Geçen hafta Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül'ün başkanlığında kalabalık bir iş adamı heyetiyle gerçekleştirilen Çin gezisinin hemen sonrası Uygur Türklerinin yoğun olarak bulunduğu Urumçi'de bu olayların yaşanması ayrıca manidar ve düşündürücüdür. Umudumuz çatışmaların bir an önce durması ve sükûnetin sağlanması için hükümetimizin ve uluslararası kuruluşların devreye girerek aktif rol almasıdır. Özellikle dış ticaret hacmimizin 15,5 milyar dolar ithalat ve 1,5 milyar dolar ihracat olarak geliştiği bu aşamada, Türk halkının bundan sonra Çin ile yapacağı ticari çalışmaları gözden geçirmesi de ayrıca önem arz etmektedir."CİHAN

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.