Olaylar, neden Gül'ün Çin ziyaretinden sonra çıktı?

Olaylar, neden Gül'ün Çin ziyaretinden sonra çıktı?
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Çin ziyaretine nokta koyacağı son gün bir Çin gazetesinde çıkan haber, olayların çıkış nedeni olarak görülüyor.

İLGİLİ HABERLER

23 HAZİRAN SALI - GÜL ÇİN'E GİTTİ

24 HAZİRAN ÇARBAMBA - GÜL, ÇİN'DE

25 HAZİRAN PERŞEMBE - GÜL ÇİN'DE BÖYLE KARŞILANDI

27 HAZİRAN CUMARTESİ - GÜL'E ÇİN'DE SEVGİ SELİ

27 HAZİRAN CUMARTESİ - GÜL'DEN ÇİN'DEKİ TÜRKLERE MÜJDELİ HABER

28 HAZİRAN PAZAR - ÇİN'DEN GÜL'E 'GÜLLERDEN DEV BAYRAK' JESTİ

28 HAZİRAN PAZARTESİ - GÜL, UYGUR BÖLGESİNDE

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün 5 günlük ziyaretinin son günlerini Çin'de yaşayan Uygur Türklerine ayırması ve Türklere müjdeli haberler vermesinin hemen ardından 28 Haziran'da bir Çin gazetesi "6 Uygur genci 2 Çinli kadına tecavüz etti" şeklinde yalan haber yapmıştı.

Ülke genelinde sansasyona sebep olan haber, Hong Kong'a yakın bir eyaletteki oyuncak fabrikasında infiale neden olmuş, Çinli işçilerle Uygur işçileri yalan haber yüzünden çatışmaya girmişti.

Güvenilir bulunmayan Çin resmî ve özel haber ajansları çıkan çatışmada 26 Uygur Türkü'nün öldüğünü abonelerine servis yaptıktan sonra oyuncak fabrikasında çalışan Çinliler, suçladıkları Uygur Türklerini saldırmıştı.

Yüzlerce Uygur Türkü'nün işten çıkarılmasının infialin yönünü değiştirdiği, iftiraya mağruz kalmışken ve saldırıya uğrayanlar kendileri iken suçlanarak 600 Uygur Türkün işlerine son verilmesi Uygur Türklerinin gösteri yapmasına neden olmuştu.

Ziyaretinin son günlerini Şincan Uygur Özerk Bölgesi'nin merkezi Urumçi'ye ayıran Gül'ün Uygur Türklerine moral olması ve müjdeli haberler vermesinin hemen ertesinde yapılan haberin "Çin gazetesinin provokasyonu" olduğu ihtimali kuvvet kazanıyor.

İki ülke arasında 17 miyara ulaşmasına rağmen 'dengesiz' olan ticaret hacmini Türkiye lehine geliştirmenin yollarını aramak için harekete geçen Abdullah Gül'ün 5 günlük Çin ziyareti, Uygur Türklerinin üzerindeki zulmün kaldırılması için atılmış önemli adımlardan biri olarak değerlendiriliyordu.

Gül, Türk Hava Yolları'nın (THY) Çin'e sefer sayısının haftada 21'e çıkarılacağını ve eyaletin merkezi Guangzhou'da bir konsolosluk açmayı kararlaştırdıklarını müjdelemişti.

SEYİT TÜMTÜRK DE GÜL'ÜN ZİYARETİNE DİKKAT ÇEKMİŞTİ

Doğu Türkistan Dayanışma Derneği Genel Başkanı Seyit Tümtürk de, ilk olayların Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Türk bölgesini ziyaret ettiği gece başladığına dikkat çekerek, oyuncak fabrikasındaki yatakhane baskınında 200'ü aşkın Türk'ün öldürüldüğü bilgisi aldıklarını kaydetmişti.

Konuya ilişkin görüş ve bilgilerine başvurduğumuz Tümtürk şunları söyledi:

“Türkiye, Çin ile ilişkilerini gerçekten düzeltmek, geliştirmek istiyor. Amaç sadece ticari değil, kapalı kutu olan Çin’in içindeki Uygur Türkleri bölgesinin gün yüzüne çıkması. Türkiye tarafından diplomatik nezaket kurallarına uygun politika yürütülüyor. Öyle ki, Sayın Cumhurbaşkanı da, devlet terörü uygulayarak Doğu Türkistan’ı ‘Şincan Uygur Özerk Bölgesi’ olarak isimlendiren Çin’e karşı diplomatik nezaket çerçevesinde bu ismi kullanıyor.
Dikkat edin. 1995’te 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in, 1998’de Bülent Ecevit’in, 2002’de Devlet Bahçeli’nin ziyaretlerinde de benzer olaylar çıkmıştı ancak Çin’in kapalı kutu olmasından dolayı dünya çok haberdar olmadı. 1998’in Mayıs ayında dönemin Başbakan Yardımcısı Ecevit’in gerçekleştirdiği Çin ziyaretinden itibaren, ilişkilerde daha çok ticaret ve Doğu Türkistan sorunları yer almaya başlamıştı. Şimdi de ticari ilişkiler dengelenmeye çalışılıyor ama perdenin arkasında Çin’i kapalı kutu olmaktan çıkarıp, Uygur Türklerini dünyaya açmak vardır. Ama görülüyor ki bu mevcut politikayla çözülebilecek durumda değildir. Çünkü, Gül’ün ziyaretinin hemen ardından böyle bir olayın patlak vermesi, Türkiye Cumhuriyeti’ne saygısızlığın ve Türkiye’ye karşı niyetlerinin ne olduğunun açık göstergesidir.
Türkiye’yi hiçbir zaman istemediler. Çünkü Türkiye bölgede çok önemli bir güç. Tarihte Çin-Türk ilişkilerini de hiçbir zaman unutmadılar. Cumhurbaşkanımız, diyaloga zarar vermemek adına nezaketi hiç elden bırakmadı. Sayın Gül’ün Hamaney ya da Hatemi gibi Kaçkar’a gidip Cuma namazı kıldığını düşünün.Tüm Doğu Türkistan oraya akardı. Gerçek görülürdü. 35 milyon Doğu Türkistanlı, Çin’e değil, Ankara’ya bağlıdır. Çin’in değil, Türkiye’nin halkıdır. Hamaney ya da Hatemi ile soydaşlığımız yok ama gelip Kaçkar’da, Cuma namazı çıkışında ‘Doğu Türkistan’daki Müslümanlara dinî özgürlük verilsin’ dediler.”

Tümtürk, Çin hükümet sözcüsünün Dünya Uygur Kongresi’ni terörist kuruluş olarak anmasını da kınadığını belirterek, “Ben aynı zamanda Dünya Uygur Kongresi’nin başkan yardımcısıyım. Dünya Uygur Kongresi, yasalara bağlı olarak kurulmuş bir sivil toplum örgütüdür. Tüm dünyada kabul görmüştür. Çin hükümeti tarafından ‘terörist kuruluş’ olarak anılmasının da altında Türklere karşı klasik uyguladıkları Çin politikası vardır. Asıl terörü kendileri uygulamaktadırlar. Çin, Doğu Türkistan’a karşı devlet terörü olmuştur.” diye konuştu.

HABERVAKTİM

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.