Haseki Sultan, yolgeçen hanına dönmüş!
Birçok ünlü filmin en önemli sahnelerinin külliyede çekildiği ortaya çıkarken, film yapımcılarının tarihi eseri hiçe sayarak yapının tarihi dokusunu tahrip edecek eklentiler yaptıkları belirlendi. Tarihi Külliye’de Takva ve Mevlana isimli filmlerin çekildiği öğrenildi. Takva filmi için ek bir yapı bile yapıldığı belirlenirken, bir başka rezalet ise Külliye duvarlarına çakılan dekor kalıntıları…
Üsame KARAKIŞ'ın haberi....
İlk olarak Vakit’in gündeme getirdiği Mimar Sinan’ın şaheserlerinden Haseki Sultan Külliyesi’nin harap halinin nasıl bir süreç sonucunda oluştuğu belirginleşiyor. Külliye Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı olduğu dönemlerde, film şirketleri tarafından kiralanarak adeta ‘yolgeçen hanına’ çevrilmiş. Film şirketleri tarihi külliye içerisinde birçok tahribata imza atarak külliyeden ayrılmış.
TARİHİ KÜLLİYE FİLMLERE PEŞKEŞ ÇEKİLMİŞ
Külliyede birçok ünlü filmin çekildiği belirlenirken, gişe rekorları kıran filmlerin dekorları hala külliye içerisinde tarihi duvarlara ‘çakılı’ olarak duruyor. ‘Takva’, ‘Mevlana Celaleddin-i Rumi: Aşkın Dansı’ gibi ünlü filmlerin bu tarihi külliyede çekildiği ortaya çıkarken, televizyon kanallarının dizilerinin birçok sahnesinin de bu külliyede çekildiği tespit edildi. Birçok ünlü filmde imzası bulunan ‘Takva’ filminin yapımcılarından ve filmin senaryo yazarı Önder Çakar, gazetemize yaptığı açıklamada, Takva filminin büyük bölümünün Haseki Sultan Külliyesi’nde çekildiğini doğruladı. Çakır, külliye içinde duvarlara çakılı dekorların kendilerine ait olmadığını Mevlana filmini çeken ekibin de külliye içinde dekorlar yaptığını anlattı.
“BİZDEN SONRA MEVLANA DA DÂHİL OLMAK ÜZERE BİRÇOK FİLM ÇEKİLDİ”
Takva filminde şeyhin halvete girdiği yerin külliyenin ana yapıları arasında olmadığını kendileri tarafından yapıldığını kabul eden Çakar. Çekimlerin bitmesinin ardından yapıyı kaldırmak istediklerini fakat yetkililerin ‘burayı kullanacağız’ dedikleri için yıktırmadıklarını ifade etti. Eklenti yapı halen tarihi yapının bağrına saplanmış bir hançer gibi duruyor. Çakar, yapıyı bakımlı bir şekilde Diyanet’e teslim ettiklerini de iddia ediyor.
“KÜLLİYEYİ DİYANETTEN KİRALADIK”
Çakar, ‘Takva’ filmini çekmek için inceleme yaptıklarında en uygun yerin Haseki Sultan Külliyesi olduğunu belirtti. Çakar, “Senaryo bittikten ve filmi çekim aşamasına geldikten sonra mekân araştırmalarımızda Haseki Külliyesi ile tanıştık. Doğrusu ilk kez görmüştük. Duvarların ardında Mimar Sinan’ın şaheser eseri ve hemen avlusundaki ahşap ev tamda bizim senaryomuza uygun vaziyette karşımızda öylece duruyordu. Tek sorun külliyenin içersindeki bakımsızlık, sonradan eklenen ve gayet çirkin durumdaki eklerdi. Yapının Diyanet İşleri Başkanlığına ait olduğunu da kapıdaki bekçiden öğrenmiştik. Diyanet İşleri Başkanlığından randevu talep ettik ve başkanlık adına İstanbul Müftü yardımcısı Yusuf Kavaklı ile görüştük. Senaryomuzu takdim ettik ve çekim yapabilmek için 1 ay süre ile izin talep ettik. Senaryomuz incelendikten sonra başkanlığın uygun gördüğü bir kira bedeli karşılığında da 1 aylığına çekim yapabilmemiz için izin aldık” şeklinde konuştu.
FİLM ŞİRKETİ MEMNUN KALMIŞ
Külliyeye girdikten sonra çekimlerden önce temizlik yaptırdıklarını anlatan Çakar, Filmimize uygun olarak dekor etmeye başladık. Gerçekten çok güzel oldu. Hem iç çekimler hem de dış çekimler çok güzel olmuştu. Mekân harika fotoğraflar verdi. Bir kez daha Mimar Sinan’a hayranlığımız arttı. Çünkü her şey ve her detay mimar tarafından son derece incelikle asırlar öncesinden hesaplanmıştı. O yüzden de filmin en başına yazdığımız teşekkürlerin birincisini mimar Sinan’a ettik."
VAKİT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.