Çin vahşetine tepkiler çığ gibi-FOTO
TÜRKİYE GENELİNDE ÇİN VAHŞETİNE GÖSTERİLEN TEPKİLER-FOTO GALERİ İÇİN TIKLAYIN
Başkent'te Kocaetepe, İstanbul'da da camiinde, Çin'in katlettiği Uygur Türkleri için gıyabi cenaze namazı kılındı. Binlerce insanın katıldığı protesto gösterisinde Çin'e öfke vardı. Kocatepe'deki cenaze namazı ve protesto gösterilerine MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural da destek verdi.
FATİH CAMİİNDE GIYABİ CENAZE NAMAZI
Doğu Türkistan'da süren olaylarda hayatını kaybeden Uygur Türkleri için gıyabi cenaze namazı kılındı. Bin kişinin katıldığı gıyabi cenaze namazının ardından Çin bayrakları yakılırken, Çin hükümeti lanetlendi.
Doğu Türkistan'da ölen yüzlerce Uygur Türkü için Fatih Camii'nde gıyabi cenaze namazı kılındı. İnsani Yardım Vakfı başta olmak üzere birçok sivil toplum kuruluşunun katılımıyla gerçekleşen cenaze namazına yaklaşık bin kişi katıldı. Cuma namazını müteakiben kılınan cenaze namazı öncesi cami avlusuna "Çin katliamını kınıyoruz, Katil Çin" yazılı pankartlar asıldı. Cenaze namazı için saf tutan vatandaşlar Doğu Türkistan bayrakları taşıyarak tekbir getirdi. Türkiye Partisi Genel Başkanı Abdullatif Şener de gıyabi cenaze namazını kılmak için ön safta yer aldı.
Cenaze namazını Doç. Dr. Nedim Urhan kıldırdı. Namazın ardından yapılan konuşmalarda Çin hükümeti kınanarak, Türkiye'den Çin mallarını boykot etmesi istendi. Kalabalığa hitaben konuşan Dr. Abdullah Sevim, 1949 yılından beri Doğu Türkistan'da işgalin devam ettiğini ve o günden bu yana 35 milyon Türkün şehit edildiğini söyledi. Çin mallarına boykot uygulanması gerektiğini belirten Sevim, bu ülkeden gerçekleşen ithalatın bir an önce durdurulmasını istedi. Sevim, kendileri için Sincan Uygur Özerk Bölgesi diye bir kavram olmadığını sadece bağımsız Doğu Türkistan kavramının olduğunu dile getirdi.
Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneği Başkanı Hidayet Oğuzhan da Doğu Türkistan'da açık bir katliam yaşandığını ifade etti. Yüzlerce kişinin polislerce katledildiğini belirten Oğuzhan, "Oradaki Türkler sizleri yanlarında hissetmek istiyor. Şu ana kadar 3 bine yakın kişi katledildi. Asıl katliam bundan sonra olacaktır" diye konuştu.
Konuşmalar sırasında sık sık tekbir getiren grup, Çin bayraklarını ateşe verdi. Çin bayrağı yakan ve Çin malı bir cep telefonu ateşe veren eylemciler arasında zaman zaman izdiham yaşandı. Konuşmaların ardından Ömer Döngeloğlu tarafından Uygur Türkleri için dua yapıldı. Dua sırasında avludakilerin gözyaşı döktüğü görüldü.
-MHP BAYRAĞI AÇAN GRUP GERGİNLİĞE NEDEN OLDU-
Cami avlusundaki gıyabi cenaze namazına ülkücü oldukları iddia edilen bir grup da katıldı. Konuşmalar sırasında MHP bayrağı açmak isteyen grup, diğer vatandaşlar tarafından engellendi. Aynı grup dağılım sırasında da MHP bayrağı açarak, slogan attı. Uyarılara rağmen parti bayrağı açan bu grubu diğer sivil toplum kuruluşu temsilcileri engellemek istedi. Yaşanan tartışma kısa sürede büyüyerek arbedeye dönüştü. Yaşanan itiş kakış polisin araya girmesiyle kavgaya dönüşmeden sakinleşti.
YURDUN ÇEŞİTLİ YERLERİNDE PROTESTO EYLEMLERİ DÜZENLENDİ
Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde, Uygur Türklerine uygulanan şiddet olayları, yurdun çeşitli yerlerinde kınandı.
Muğla'da kapalı pazar yerinde toplanan esnaf, Uygur Türklerine uygulanan şiddet olaylarını protesto ederek, Çin mallarını yaktı.
Pazar esnafı adına açıklama yapan Gıyasettin Coşkun, ''Çin Halk Cumhuriyeti'nin Sincan Uygur Bölgesi'nde Uygur Türklerine yapmış olduğu soykırımı nefretle kınıyoruz'' dedi.
Coşkun, pazar esnafının Uygur Türklerinin yanında olduğuna işaret ederek, ''Biran önce bu katliamın durdurulmasını istiyoruz. Pazar esnafları olarak Çin mallarını boykot ediyoruz. Çin mallarını boykot amaçlı olarak yakıyoruz''şeklinde konuştu.
Pazar esnaf açıklamanın ardından, Çin malı oyuncak, şemsiye ve giyim eşyalarını ateşe vererek yaktı.
-KASTAMONU-
Kastamonu Barosu tarafından yapılan yazılı açıklamada, Uygur Türklerinin maruz kaldığı vahşete sessiz kalınmaması gerektiğini belirtti.
Çin'de demokratik haklarını kullananların üzerine ateş açılarak silahsız insanların öldürülmesi üzerine başlayan olaylar çığırından çıktığı vurgulan açıklamada, şunlar kaydedildi:
''Çin Halk Cumhuriyeti, Uygur halkına karşı yürüttüğü asimilasyonu sona erdirmek ve demokratik açılımlar ve çözümler sağlamak yerine, asker ve polis gücünün yanı sıra sivil Çinlileri de silahlandırmak sureti ile olayları büyütmüş ve Uygur Türklerine karşı tam bir vahşete dönüşen katliamlara neden olmuştur. Uygurlara ait başta camiler olmak üzere meskenlerde dahil birçok yapı yıkılıp, imha edilmiştir. Uzun yıllardan beri sürdürülen göç politikaları nedeni ile bölgedeki nüfus dengesinin bozulduğu yetmiyormuş gibi bu katliamlarla da bölge halkı yok edilmek istenmektedir. Başta BM teşkilatı, uluslararası kurum ve kuruluşlar ve özellikle üyesi olduğumuz Güvenlik Konseyi acil toplantıya çağrılarak kalıcı ve etkili çözümler üretilmelidir.''
-KAYSERİ-
Kayseri Minibüsçüler ve Servis İşletmecileri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Çabucak, yaptığı yazılı açıklamada, yaşanan olaylar karşısında Türkiye ve dünya kamuoyunun Doğu Türkistan'ı unutmaması gerektiğini kaydetti.
Çin'in Uygur Türklerine karşı asimile politikası yürüttüğünü belirten Çabucak, şunları kaydetti:
''Doğu Türkistan yıllardır ciddi baskı ve insan hakları ihlallerinin yaşandığı bir bölgedir. Giderek artan baskı ve şiddet olayları son dönemde neredeyse toplu katliam düzeyine ulaşmıştır. 26 Haziranda Guangdong eyaletinde şimdi de Urumçi'de yaşanan trajedi bunun en son örneğidir. Bu nedenle başta Kayseri olmak üzere Türkiye ve dünya kamuoyu harekete geçmeli. Acilen bağımsız bir heyet oluşturularak bölgeye gönderilmeli ve bu vahşetin sorumluları ortaya çıkarılmalıdır. Bununla da kalınmayarak gerekli uluslararası müeyyideler uygulamaya konulmalıdır.''
-İZMİR-
Saadet Partisi İzmir İl Gençlik Kolları Başkanı Cenk Kılıç, Konak Meydanı'nda düzenledikleri protesto eyleminde, katliamların son günlerde etnik soykırım boyutuna ulaştığını öne sürerek, Doğu Türkistan'da insanlık suçu işlendiğini savundu.
Bu olaylara duyarsız kalmayacaklarını bildiren Kılıç, ABD ve batı ülkelerinin bölgede yaşanan olaylara sessiz kaldıklarını iddia etti.
Cenk Kılıç, yaşanan vahşetin durdurulması için Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın dünya kamuoyunu harekete geçirmesini istedi.
Çin mallarına yönelik boykot çağrısı da yapan Kılıç, şunları ifade etti:
''Bu saldırılar karşısında sessiz kalanlar, suça ortak olduklarını bilmelidir. Bölgede yaşanan olaylara ilişkin BM ve NATO gibi uluslararası mekanizmalar ve insan hakları kuruluşları harekete geçmelidir. Çin'e karşı ekonomik ve diplomatik yaptırımlar uygulanmalıdır. Türkiye Çin Halk Cumhuriyeti arasındaki ilişkiler askıya alınmalıdır.''
-BALIKESİR-
Balıkesir Belediye Başkanı İsmail Ok başkanlığında toplanan Belediye Meclisi, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde yaşanan olayların kınanmasını kararlaştırdı.
Toplantı sonrası yapılan açıklamada, bölgedeki vahşetin asıl sorumlusunun Çin Halk Cumhuriyeti yönetimi olduğu ifade edilerek, şunlar kaydedildi:
''Dünyanın gözleri önünde devam etmekte olan olaylar derhal durdurulmalı ve katliamların sorumluları en sert şekilde cezalandırılmalıdır. Bu konuda, başta BM Güvenlik Konseyi olmak üzere, tüm uluslararası kuruluşlar ile insan hakları savunucusu ülkeler, acilen harekete geçmelidir.
Türkiye, dünyada eşi görülmemiş böyle bir vahşetin asıl sorumluları olan Çin Halk Cumhuriyeti yöneticilerinin durdurulması amacıyla başlatılan tüm girişimlerde öncü rol oynamalı ve durumun bir an önce kontrol altına alınması hususunda inisiyatifi ele almalıdır. Balıkesir halkı adına, başta hükümet olmak üzere, ülkemizdeki tüm kurum ve kuruluşlardan, bu konuda üzerlerine düşeni bir an önce yapmalarını bekliyoruz."
-TOKAT-
ÇİN MEZALİMİ TOKATTA KINANDI
Çin’in Doğu Türkistan bölgesinde ortaya çıkan karmaşanın ardından katledilen Uygur Türkleri için Ali Paşa Camii’nde Gıyabi Cenaze Namazı Kılındı. ; Cuma namazının ardından Memur Sene bağlı sendikaların organize ettiği Gıyabi Cenaze namazına Ak Parti Tokat Milletvekili Hüseyin Gülsün, Tokat Belediye Başkanı Doç. Dr. Adnan Çiçek, Ak Parti İl Başkanı Mustafa Boyraz ile Memur-Sen Tokat İl temsilcisi Cemil Çağlar Memur Sen e bağlı Sendika başkanları ve üyeleri ile birlikte yüzlerce vatandaş katıldı.
Kılınan Gıyabi Cenaze Namazının ardından okunan dualar, katledilen Uygur Türklerinin ruhlarına bağışlandı. Daha sonra Memur-Sen’e bağlı Sendika Temsilcileri ve üyelerinin ve vatandaşın katılımı ile Gıyabi Cenaze namazının çıkışında Ali Paşa Camii’nin yanında basın açıklaması yapıldı.
Memur-Sen’e bağlı Sendikalar adına açıklamayı Eğitim Bir Sen Tokat Şubesi Sekreteri Şaban Ceylan yaptı. Ceylan yapmış olduğu basın açıklamasında şunları söyledi:
YAPILAN KATLİAMLAR BASINDAN GİZLENİYOR
“26 Haziran 2009 tarihinde Çin’in işgali altındaki Doğu Türkistan’ın Sincan Uygur Özerk bölgesinin başkenti Urumçi’ de Çin Devletinin her türlü baskı, dayatma ve tahriklerine karşı Müslüman gençlerin tepki göstermesi üzerine Çin güvenlik güçlerinin vahşice saldırılarında yüzlerce Uygur kardeşimizin öldürülmesinin ve binlercesinin de yaralanmasının acı ve hüznünü yaşıyoruz. Gelen haberler, gerçek rakamların çok daha fazla olduğu yönündedir. Çin Hükümeti internet erişimini, yerel ve ulusal basının özgürce çalışmasını engelleyerek orada yaşanan katliamı ve insanlık dışı dramı dünya kamuoyundan gizlemektedir. İşte bugün Çin katliamına tüm dünyanın dikkatini çekmek, Uygur Türklerine sahip çıkmayan sözüm ona insan hakları savunucularını, ırkçı yaklaşımları protesto eden dernek ve kurumları, bu vahşete seyirci kalan ülkeleri ve yönetimlerini kınamak üzere buradayız.
İBADETLERİNİ YAPMALARI YASAKLANIYOR
Doğu Türkistan’da meydana gelen vahşi olay, sadece 26 Haziranda başlayan bir olay değildir. Doğu Türkistan yaklaşık yarım asırdan beri büyük bir Çin zulmünün ve katliamının kıskacındadır. Doğu Türkistan’ da Çin zulmüne tabi tutulmanız için suç işlemenize gerek yok. Orada Müslüman Uygur olmanız zulüm görmeniz için en büyük sebeptir. Bugün dünyanın hiçbir yerinde görülmeyen meşhur Çin işkencelerinin tüm metotları Doğu Türkistanlıların üzerinde uygulanıyor. Hamile kadınlar zorla kürtaj yaptırılıyor. Gençler iğne yapılarak kısırlaştırılıyor. Her Uygur’a potansiyel terörist gözüyle bakılıyor. Oruç tutmaları, namaz kılmaları, dini bayramları kutlamaları, Kur’an öğrenmeleri yasaklanıyor. Çocuklara Uygurca eğitim verilemiyor. Uygurca yazılan kitaplar toplattırılarak Uygurca okuyup yazmalarına mani olunuyor. Çin, D.Türkistanlıları sadece öldürerek soykırım yapmıyor, Onların milli ve manevi değerlerini de yok ederek kültürel soykırım gerçekleştiriyor.
SÖZDE UYGAR DÜNYA
Bilindiği üzere Uranyum, petrol ve altın başta olmak üzere dünyanın en zengin topraklarına sahip olan Doğu Türkistan Kızıl Çin ‘in iştahını kabartıyor. Dünyanın gözü önünde izlediği yayılmacı politikayla Uygurların bir kısmını öldürerek yok ediyor, bir kısmını asimile ederek kendine benzetiyor, diğer kısmını işkenceye tabi tutarak göçe zorluyor, milyonlarca Çin’liyi de Doğu Türkistan’a yerleştirerek adım adım işgal eylemini gerçekleştiriyor. 35 Milyon Müslüman Uygur sözde uygar dünyanın gözü önünde adeta haritadan siliniyor.
“DOĞU TÜRKİSTAN İSLAM COĞRAFYASININ YÜZ AKIDIR”
Doğu Türkistan İslam coğrafyasının yüz akıdır. Orası Kaşgar’lı Mahmut, Yusuf Has Hacip, Abdülkerim Satuk Buğra Han gibi bilim adamlarının yetiştiği kültür ve medeniyet merkezidir. Irak, Filistin, Afganistan, Pakistan, Çeçenistan ve Bosna Hersek’ teki insanların derdi, yaşadıkları dram ne ise; Doğu Türkistanlı kardeşlerimizin derdi ve dramı da odur. Nasıl ki Türkiye bizim Anavatanımız ise, Doğu Türkistan da Ata vatanımızdır. Biz oradaki insanlarla aynı milletten ve aynı ümmetteniz Onun için Gök Bayrağın Yere Düşmesine, Albayrağımızın gönlü asla razı olmaz.
AB NEDEN SESSİZ KALIYOR?
Bir seçim sonrasında İran yönetiminin çıkan ayaklanmaya sert tepki göstermesine duyarsız kalmayan ABD ve Batı Ülkeleri; Yarım asrı aşan süreden beri Kızıl Çin tarafından Doğu Türkistan’da yaşayan Müslümanların çocuk, kadın, genç, yaşlı suçlu suçsuz ayırımına tabi tutmadan zulmedilen, öldürülen, asimile edilen, göçe zorlanan bir milletin çığlıklarını duymuyorlar mı? Nerede Birleşmiş Milletler? Nerede AB Ülkeleri? Nerede İnsan Hakkı Savunucuları? Nerede Feministler? Nerede Müslüman Ülkelerinin Devlet ve Hükümet Başkanları? Nerede İslam Konferansı Örgütü?
BM GÖREVE ÇAĞIRILDI
İsrail’den sonra devlet terörü uygulayan ülke konumundaki Çin Halk Cumhuriyeti’ne karşı başta Birleşmiş Milletler olmak üzere tüm uluslar arası kurum ve kuruluşları göreve çağırıyoruz. Bu insanlık ayıbı ve dramının bir an önce sona erdirilmesi için gerekli girişimlerin acilen başlatılmasını istiyoruz
Çin mallarının satın alınması ve kullanımı tüm halkımız tarafından boykot edilmeli ve ülkemize sokulmasına izin verilmemelidir. Bu tavrın gösterilmesi ile ilgili hassasiyeti, TC. Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı, Başbakan ve Dışişleri Bakanımızın dikkatlerine sunuyor, orada hayatını kaybeden soydaşlarımıza ve dindaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyoruz.”
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.