Ortaylı: Şaraba izin vermezdim!
Ali EYVAZ'ın haberi...
MUKADDES AVLU'DA ŞARAP KÜSTAHLIĞI-HABERİ İÇİN TIKLAYIN
İDİL BİRET KONSERİNE ALPERENLER TEPKİ GÖSTERDİ-HABERİ İÇİN TIKLAYIN
ALPERENLERİN EYLEMİ BAKAN GÜNAY'I RAHATSIZ ETTİ-HABERİ İÇİN TIKLAYIN
CUMHURİYET'TEN BÜYÜK PROVOKASYON-HABERİ İÇİN TIKLAYIN
SARAY BAHÇESİNDE ŞARAPÇI KUYRUĞU-HABERİ İÇİN TIKLAYIN
Topkapı Sarayı’nda düzenlenen İdil Biret konserine izin vermesine rağmen, konserde içki sunumu ile ilgili soruşturma başlatan Topkapı Sarayı Müzesi Müdürü İlber Ortaylı’nın bu tepkisine rağmen, Cumhuriyet gazetesi, olaydan Vakit gazetesini ve rezalete tepki gösteren vatandaşları sorumlu tuttu.
ORTAYLI BİN PİŞMAN
Yılda 2 milyon kişinin ziyaret ettiği Topkapı Sarayı’na gelenlerin sayısından şikayetçi olan Topkapı Sarayı Müze Müdürü Prof. Dr. İlber Ortaylı, “Bu saraya çok ziyaretçi gelmesi, açık konuşmak gerekirse o kadar da makbul bir şey değil. İyi ziyaretçidir makbul olan” diyordu. Sarayın zarar göreceği endişesiyle “niteliksiz ziyaretçi”ye tepki gösteren Ortaylı, içki kadehleriyle çayırlara uzanılmasına ise nasıl müsaade ettiğini sorduğumuzda, “Bilsem izin vermezdim, bunlardan haberim yoktu” diyerek, organizatörleri suçladı. Ortaylı, yaşanan rezalet dolayısıyla konuyla ilgili bir soruşturma başlattığını da açıkladı.
KONSERE İZİN VEREN ORTAYLI BİLE PİŞMAN
Prof. Dr. İlber Ortaylı, insanların konserde içki içip çayırlara uzanacağından haberi olmadığını, böyle olacağını bilse, kesinlikle böyle bir konsere izin vermeyeceğini söyledi. Yaşananların sorumlusu olarak organizatörü gösteren Ortaylı, “Konser sırasında içki ikramı yapmak, içkiyi alıp çayırlara uzanmak ve buna benzer şeyler görgüsüzlüktür. Konser sırasında su bile içmek yakışıksızdır, kaldı ki içkiden bahsediliyor. Ben böyle olacağını bilsem, izin vermezdim” diyerek, pişmanlığını dile getirdi. Ortaylı, konuyla ilgili soruşturma açtığını da belirterek, konunun derinlemesine inceleneceğini kaydetti. Ortaylı, şunları kaydetti: “Organizatör demiş ki, ‘Şarabınızı alın çayırda uzanın.’ Ben buna karşı çıkarım. İdil Biret bizim milli virtüözümüz. Bize gelen de doğru dürüst bir orkestraydı. Böyle bir ortamda öyle çayıra mayıra uzanılmaz. Doğru dürüst bir reklam olur, doğru dürüst giyinilir. Her şeyin bir usulü, bir adabı vardır. Ben böyle olacağını bilseydim izin vermezdim. Konser demek, açık hava parkı demek değildir. Açık havada yapılsa dahi belli bir ritüeli vardır. Bu iyi olmamıştır.”
VAKİT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.