Beşir Atalay, Kürt açılımı için ne anlama geliyor?
Gazeteci-yazar Adnan Öksüz, özellikle Bakan Atalay’la ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu. İşte o söyleşi:
KÜRT AÇILIMI HİÇ KUŞKUSUZ DEVLET POLİTİKASI
Siz yıllardan beri politikayı yakından takip ediyorsunuz. Uzun yıllar Parlamento muhabirliği yaptınız. Siyasi kulislerden oluşan kitabınız da var. Bütün bu tecrübelerinizin ışığında baktığınızda AK Parti’nin ‘Kürt Açılımı’ ile ilgili attığı adımı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Adnan Öksüz: Tıpkı, Ergenekon Davası’nda olduğu gibi Kürt açılımının da ‘Devlet politikası’ sonucu ortaya çıktığı bir gerçek. Ergenekon’da gözaltı dalgaları ortaya çıktığında birileri ‘AK Parti birilerinden intikam alıyor..’ benzeri açıklamalarda bulundu. Ancak, gözaltılar emekli paşalara hatta muvazzaf subaylara kadar uzandı. Biliyorsunuz Genelkurmay’ın bilgisi ve rızası olmadan bu gözaltıları gerçekleştirmek imkansız. Burada olduğu gibi Kürt Açılımı da hiç kuşkum yok ki bir devlet politikası. Devlet bunu bir şekilde çözmek istiyor. Düşünün ki yüz milyarlarca dolar, güneydoğudaki kimilerinin adlandırmasıyla bir bakıma düşük yoğunluklu savaş uğrunda harcandı, büyük bir milli gelir heba oldu. Maddi karşılığından çok 30 binden fazla cana mal oldu bu çatışmalar. AK Parti iktidarı özellikle Irak’taki konjoktürden de istifade ederek toplumdaki iyimser havayı da göz önünde bulundurarak Kürt Açılımı yönünde adım attı ve daha çok demokrasi dedi. Kürt Açılımı’nın Milli Güvenlik Kurulu’nda da gündeme geldiği anlaşılıyor. Çünkü devlet projelerinin görüşüldüğü, masaya yatırıldığı tek platform Milli Güvenlik Kurulu.
HÜKÜMETİN HEDEFİ HALKIN ARASINDA MEYDANA GELEN UÇURUMLARI YOK ETMEK
Ne demek bu daha çok demokrasi? Biraz soyut bir kavram değil mi?
Adnan Öksüz: Kesinlikle soyut bir kavram değil. Şimdi bakınız yıllarca Türkiye’de hayata geçirilmeye çalışılan büyük oranda dış kaynaklı birkaç proje var; Sünni- Alevi, Kürt- Türk çatışması gibi. Kahramanmaraş, Çorum, Sivas Madımak olayları bu projenin adeta denemeleri mahiyetinde olaylar. Çok şükür ki toplum böyle bir tuzağa düşmedi. Düşmedi ama adını andığım kesimler arasında da sosyo-politik anlamda derin uçurumlar meydana geldi. Şimdi yapılan bir bakıma bu uçurumu tamamen yok etmek, kardeşlik duygu ve vurgusunu ön plana taşımak. Daha çok demokrasi ile bu hedefe varmayı hızlandırmak. Bunun somut adımlarını önümüzdeki günlerde hep birlikte göreceğiz. Bakanlıklar arasında bu anlamda eşgüdüm çalışmaları da tüm hızıyla devam ediyor. Her Bakanlık kendine düşen görevi üstlenecek ve proje bir gökdelenin yükselmesi gibi sağlam bağlantılarla tamamlanacak.
ATALAY’IN BU PROJEYE GETİRİLMESİNİN BİR NEDENİ DE KETUM OLMASI
Kürt Açılımı Projesi’nin başına İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın getirilmesinin bir anlamı var mı sizce?
Adnan Öksüz: Elbette var. Bir kere Beşir Atalay bir akademisyen ve eğitimci. Bu anlamda hatırlayınız, 2002’de AK Parti’nin ilk iktidarında Başbakan olarak Abdullah Gül ilk kabine listesinde Beşir Atalay’ı Milli Eğitim Bakanlığı için düşündü ama dönemin cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Beşir Atalay’ı listeden çıkartarak yerine Erkan Mumcu’yu koydurdu. Atalay aynı zamanda toplum bilimci-sosyolog. Devlet Planlama Teşkilatında Daire Başkanı iken birçok sosyal içerikli projeye imza attı. Ayrıca yöneticilik kariyeri de var. Atalay Kırıkkale Üniversitesi Rektörlüğü yaptı. Ve dönemin YÖK Başkanı, ‘Ordu Göreve’ pankartlarının açıldığı mitinglere katılmasıyla bilinen Kemal Gürüz tarafından görevinden alındı. Bunun da ötesinde başta da ifade ettiğim gibi Beşir bey, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e çok yakın bir isim. Kürt Açılımı projesi madem devletin bir projesi, bu açıdan yaklaştığımızda çalışmanın başında Köşk’e yakın bir ismin olması da makul. Hepsinden belki daha önemli bir özelliği daha var Beşir Beyin; ketum oluşu. Kürt Açılımı konulu basın toplantısında bilmem dikkatinizi çekti mi ama gazeteciler küçük bir ayrıntı almak için çok çaba gösterdi ama nafile. Beşir Atalay’ın ağzı adeta fermuarla kapatılmıştı. Ketumluk, Beşir Atalay’ın çok önemli özelliklerinden ve bu proje de biraz ketumluğu gerektiriyor. Atalay’ın seçilmesi de biraz bu sebeple.
Adnan ÖKSÜZ Kimdir?
1964, Erzincan doğumlu. İlk ve orta öğrenimini İstanbul ve Erzincan'da tamamladı. Ankara Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu'ndan 1991'de mezun oldu. Profesyonel gazeteciliğe üniversitede öğrenciyken 1987 yılında Zaman'da başladı.
Yaklaşık 10 yıl parlamento muhabirliği yaptı. 5 yıl Aksiyon Dergisi'nin Ankara Temsilciliğini üstlendi. 'Seçim Sistemleri' konulu araştırması Çağdaş Gazeteciler Derneği'nin 'Araştırma Ödülü'ne layık görüldü. Sürekli Sarı Basın Kartı sahibi. Parlamento Muhabirleri Derneği (PMD) üyesi. Evli, iki çocuk babası.
analitikbakis
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.