Görüşmelerde kim ne konuştu?

Görüşmelerde kim ne konuştu?
Yasağın kaldırılmasına yönelik değişiklik teklifi maddelerine geçilmesi kabul edildi. Oylama öncesi Meclis'te şu konuşmalar yapıldı.

AK Parti adına söz alan Sadullah Ergin, DTP'li vekillerin katılmaması nedeniyle, değişiklik teklifinin grup önerisi olarak sunulacağını söyledi.

Ergin, Anayasa'nın 10. maddesindeki değişikliğin kapsamını açıklayarak, 42. maddedeki değişiklikleri de hatırlattı.

Ergin şunları aktardı:

"Anayasa'nın 5. maddesine vurgu yaparak sözlerime son vermek istiyorum. 5. maddedeki ifadeler, devlet tüzel kişiliğine yüklenen temel görevi tanımlamaktadır. Devlet siyasal, sosyal engelleri kaldırmak durumundadır. Teklifimiz, Anayasa'mızın 5. maddesinin emrettiği koşulları yerine getirmek üzere sunulmuştur."

Teklife aleyhtte görüş bildirmek için, DSP Ankara milletvekili Emrehan Halıcı kürsüye geldi.

Halıcı şöyle konuştu:

"Siyasetçiler, türbandan elini çeksin. Biz din üzerinden siyaset yapılmasını istemiyoruz. DSP olarak hem demokrasiden, hem özgürlüklerden yanayız. Yasakları savunmamız mümkün değildir. Ancak bir yasağı ortadan kaldırırken başka yerde riskler meydana getirmemeliyiz. Başını örttüğü yüzünden okuyamayan bir kızımız için üzüntü duyuyorum. Ancak, başını örtmeyen insanlarımızın kaygı ve kuşkularının giderilmesine de önem veriyorum."

"Bu sorun sağduyu ve hoşgörüyle çözülebilir. İktidar partisi sayısal çoğunluğuna dayanarak istediği yasayı çıkarabilir. Ancak bu farklı. Her birimizin ailesinde en az bir kişi başını örtmektedir. Bu bir siyaset meselesi değildir. Başını örtenlerin belli bir siyasi görüşü benimsediğini söylemek hem dinimize hem de o insanlara saygısızlıktır, ayıptır. O nedenle, geniş bir uzlaşma arayışıyla bu sorunun üzerine gidilmelidir."

"Bu yasanın şimdi değil de daha sonra ortaya getirilmesi hükümet için bir zaman kaybı değildir. Aynı şekilde muhalefet için de zaman kazancı değildir. İktidar da muhalefet de düşünecek ve ortak noktaya varabilecektir. Bu yasanın sadece iki partinin uzlaşmasıyla değil, geniş bir uzlaşmayla Meclis'e gelmesinin daha hayırlı ve gerekli olduğuna inanıyorum."

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, lehte görüş bildirmek için kürsüye geldi:

"Önümüze gelen tekliflere baktığımızda, usule uygun bir şekilde Meclis gündemine geldiklerini görüyoruz. İnşallah Cumartesi de ikinci görüşmeleri yapacağız. Tartışmaların geleceğe ışık verecek şekilde sonuçlanacağını düşünüyorum."

CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol aleyhte görüş bildirmek için kürsüye geldi:

"Tüm dünya, ekonomik bir tsunami konusunda bizi uyarıyor. TV'ler gazeteler, Türkiye'nin iç borcu, dış borcu, cari açık vb. şeyleri tartışıyor. Türkiye'yi zor günler bekliyor. TÜSİAD'dan MÜSİAD'a kadar, emek, sermaye ve finans kuruluşları toplansın; hep beraber 'Bu ekonomik tsunamiye karşı ne yapalım?' konusunu konuşalım. İstiyorsanız kadın özgürlüğünü konuşalım. Kadınların istihdam dışı kalmasını konuşalım. Ama biz ne yapıyoruz? İronik şekilde türban değişikliği hakkında konuşuyoruz. Bu 85 yaşındaki cumhuriyetimize saygısızlıktır."

"Sayın Ergin, biz daha düşüncelerimizi söylemeden, bunların geçerli olmadığını belirtti. Birazdan Önder Sav bu kürsüden gerekenleri izah edecek. Ama ben şunu söylüyorum. Gündem türban değil! Hedef laiklik! Her zaman yaptığınız gibi takiyyeci bir anlayışla Anayasa'nın ikinci maddesini arkadan delmeye çalışıyorsunuz."

"Sayın Başbakan hafıza-yı beşer nısyan ile maluldür diyerek bizim unutkan olduğumuzu ima ediyor, 'laikliği benimsemeyen mi var?' diye soruyor. Ben cevap veriyorum: 'Siz varsınız sayın başbakan, siz varsınız!' Şimdi bunları yok farzedip, 'Meclis'te laiklik karşıtı vekil mi var?' diye soruyorsunuz. Ben hep söylüyorum, gömlek değiştirmek kolay, deri değiştirmek imkansız!"

"Sayın Nur Serter ve Mesut Yılmaz'ın katıldığı programda, AK Parti'nin kapatılmaması için 'Başörtüsü her yerde serbest olacak' diyen vekillerin disiplin kuruluna verilmesi gerektiği ortaya çıktı. Bunlar sizin için erken öten horozlar."

"Kız çocuğunu 4 yıl okuttunuz hukuk fakültesinde. Okul bitecek. Avukat ya da hakim olmak isteyecek. Bu sefer bir Anayasa değişikliği daha isteyeceksiniz. Adım adım gideceksiniz."

"Şu anda Meclis'in halkla ilişkilerine gidin. Birçok türbanlı danışman göreceksiniz."

"Ankara'nın her yeri polis kordonu. Tepkisini ortaya koymak isteyen vatandaşlara izin verilmiyor. Bunu da kınıyorum."

CHP Genel Sekreteri Önder Sav kürsüye geldi:

"Toplantımız, sıradan bir değişiklik için yapılmamıştır. 1984 yılından bu yana Danıştay, Anayasa Mahkemesi, AİHM konuyu açıklığa kavuşturmuştur. 'Velev ki siyasi simge olsun' beyanı ortaya çıkmıştır. Yüksek mahkeme kararlarına aykırı olarak getirilen düzenleme üniversiteleri çatışma ortamına getirecek kuşkusunu taşıyorum. Cumhuriyetin kazanım ve birikimleri türban tartışmalarıyla kemirilmeye çalışılacak."
"Görüşülecek olan Anayasa değişikliğinde bahsedilen şartlar, Anayasa'nın 2. ve 4. hükümlerine aykırılık teşkil etmektedir. Değişiklik teklifi, Anayasa'nın 'Değişmezlik' kuralıyla çatışıyorsa görüşmeler başlamayacaktır. Teklif, bize göre, yapılmamalıydı, buraya gelmemeliydi."

"Devlet dairelerinde türbanlıların çalışamayacağı yönündeki güvenceler, buza yazılan yazı gibidir. Yargı kuruluşlarının kararlarını geçiştirmeye çalışmak doğru olmaz."

"Bir siyaset adamı 'Biz bunun bedelini ödemeye hazırız, hasadını da toplayacağız' diyenler, amiyane tabirle 'haşat' olacaklardır."

"Laiklik, hukuk devletinin olmazsa olmazıdır. Hikmetyar'ın önünde diz çöken siyasetçiler asla laikliği savunamazlar. 'Minareler süngümüz' diyen siyaset adamları laikliğin güvencesi olamazlar."

MHP Grupbaşkanvekili Mehmet Şandır, usul tartışması açılması önerisi üzerine söz aldı:

"Burada 40 yıllık bir tartışmaya çözüm üretmek için buradayız. Bu iyimser çabayı yanlış yerlere çekenlere halkımız gereğini yapacaktır. Bize göre MHP'nin bu iyiniyetli çözümü Meclis'in %60'ının teklifiyle buraya gelmiştir."

"Bu teklif kesinlikle laiklik kuralına aykırı değildir. Biz parti olarak devletimizin kuruluş felsefesini partimizin temel direği saymaktayız. Hal böyleyken, bu teklifin laikliğe aykırı olduğu fikrini kesinlikle kabul etmeyiz."

"Toplumun sorunlarıyla devletin temel ilkelerini karşı karşıya getirme çabalarını da kabul etmiyoruz. 40 yıl bunu tartıştık. Bir 40 yıl daha mı tartışacağız. 21. yüzyılda eğitim özgürlüğünün olmamasını nasıl savunacağız?"

"Bu Meclis'te bulunan herkes devletin temel niteliklerini sonuna kadar savunur. Hiç kimsenin niyet okuyarak 'Şimdi böyle, sonra şöyle yapılacak' diyerek toplumu germeye hakkı yok. Bu Anayasa'nın savunucusu Türk milleti ve onun temsilcisi olan TBMM'dir."

"Yapılan teklifi eksik ya da yetersiz bulabilirsiniz. Ama herkes, her kurum, her siyasetçi bir çözüm üretmek zorundadır. Bizler sorunları çözmek üzere görevlendirilmiş siyasileriz."

"Teklifimiz, üniversitelerde 'Anayasa önünde eşitlik' ilkesini tesis etmeye yöneliktir. Kesinlikle başka yönlere çekilmemelidir."

Tunceli bağımsız Milletvekili Kamer Genç:

"Komisyon'daki görüşmelerimizde Komisyon Başkanı içtüzüğe aykırı şekilde bizi mağdur bıraktığı için onu kınıyorum."

"Geçmişte, Refah Partili ve Fazilet Partili arkadaşlarımız 'Biz Müslüman isek neden laik olalım?' demişlerdi. Eğer laikliği kaldırırsanız buraya 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' yazamazsınız. O zaman millet olmaz ümmet olur."

"Profesörler, 'Bu kanunu çıkarmayın. Kanun çıkarsa millet birbirine düşer' diyor. Yargı mensupları 'Bu memlekete kötülük yapma' diyor. Binanın duvarını tamir edebilirsiniz. Ama taşıyıcı kolunu kesemezsiniz. Bu teklif Anayasa'nın taşıyıcı kolunu kesmektedir. Bunu üniversite hocaları söylüyor."

"Başbakan ve Cumhurbaşkanının eşleri başörtülerini çıkartmalılar. Bunun üzerine öğrenciler diyecek ki 'Vallahi de billahi de bu İslam'ın emri değildir'. Böylelikle bu sorun halledilecek."

AK Parti Grupbaşkanvekili Bekir Bozdağ:

"Bizim teklifimiz Anayasa'nın 1, 2 ya da 3. maddeleriyle ilgili değil. Uzaktan yakından alakası olamayan bir tekliftir. Teville, yorumla bunun 2. maddeyle iliştirilmesi doğru bir yaklaşım değildir."

"Anayasa, devlete, kadın ve erkeğe eşit şartlar sunmayı ve problemleri ortadan kaldırmayı emrediyor. Devlet, eşitsizlikleri ortadan kaldırmakla yükümlüdür."

"Vatandaşlara eşit eğitim hakkı vermenin neresi hukuk devletine, demokrasiye, Anayasa'ya aykırıdır?"

Görüşmelere 5 dakika ara verildi.

Verilen aradan sonra görüşmeler tekrar başladı.

CHP Grup Başkanvekili Hakkı Süha Okay:

"Bugün asıl tartışma konumuz, dün 71. yıldönümünü kutladığımız laikliktir."

"Siyasi iktidar muhalefetin attığı bu adımın, karşı devrim meraklılarını çok sevindirecek bir adım olduğunu düşünüyorum."

Süha Okay'ın ardından, Meclis Anayasa Komisyonu Başkanı AK Parti Milletvekili Burhan Kuzu konuşmasına başladı.

Burhan Kuzu, Komisyon çalışmaları sırasında kendilerine haksızlık yapıldığını söyleyen Komisyon üyelerinin eleştirilerine cevap verdi.

Bu sırada CHP'li Mengü ile Kuzu arasında küçük bir sözlü atışma yaşandı.

Konuşmasında Anayasa Mahkemesi'nin, Anayasa değişikliklerini şekil yönünden incelemeye tabi tutacağını hatırlatarak, Mahkemenin muhtemel iptal kararının ancak şekli sebeplerle olabileceğini söyledi.

Kuzu'nun konuşmasından sonra bir grup CHP milletvekili, Burhan Kuzu'yla laf dalaşına girdi. Meclis Başkanvekili duruma müdahale ederek, tutanaklarda herhangi bir sataşmanın olup olmadığını aktardı. CHP Milletvekili Mengü, kendisine sataşma yapıldığını ifade ederek söz istedi. Kürsüdeki konuşmasında Kuzu'ya 'Ne söylediğinin farkında değil' diyen Mengü kısa bir konuşma yaptı.

Hakkı Süha Okay, sataşmanın kendisine yapıldığını iddia etmesi üzerine Meclis Başkanvekili ve Milletvekilleri arasında gülüşmeler oldu.

Süha Okay ikinci kez kürsüye çıktı ve Burhan Kuzu'nun 'Utanmaz' ifadesi hakkında konuştu. Okay, 'O lafı Sayın Kuzu'ya iade ediyorum' dedi.

Kamer Genç de Burhan Kuzu'nun konuşmasında kendisinin adını iki defa andığını söyleyerek söz istedi. Bu talep de vekiller arasında kahkahalara sebep oldu.

Kamer Genç kürsüye geldiğinde 'Anayasa Komisyonu' yerine 'Anayasa Kombinasyonları' tabirini kullandı. Kendisine Komisyon'da yer verilmediğinden şikayet eden Genç, haksız muameleye tabi tutulduğunu anlattı. Genç sözlerine 'Bana saygılı olun Sayın Kuzu, yoksa haddini bildiririm' şeklinde konuştu.

Genç'in konuşmalarında yer alan 'sıradan milletvekili' ifadesine Meclis Başkanvekili üslup eleştirisi getirerek uyarıda bulundu.

DTP Grubu adına söz alan Diyarbakır Milletvekili Aysel Tuğluk, Cudi Dağı'nda gerçekleştirdikleri eyleme değinerek, 'Sivil itaatsizlik eylemimizi destekleyen halkımızı saygıyla selamlıyorum' dedi.

Tuğluk, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"DTP bu tartışmaların hiçbir yerinde taraf olmayacaktır. Sorunun çözülmesinden yanındayız, ancak muahfazakarların da statükocuların da karşısındayız. DTP başörtüsünde, özgürlüklerden yanadır. Ancak kadınları ve yaşam tarzını ilgilendiren bu konunun nasıl politika malzemesi edildiğinin ve Kürt halkına karşı nasıl bir yok sayma hareketi haline getirildiğinin farkındayız."

Tuğluk'un konuşmasının siyasi propaganda yönünde ilerlediğini söyleyen Meclis Başkanvekili Tuğluk'u uyardı. Bunun üzerine DTP sıralarından 'Hatibe müdahale etmeyin' sesleri yükseldi. Meclis Başkanvekili, bunun içtüzükte kendisine verilmiş bir hak olduğunu söyleyerek Tuğluk'a, konuya gelmesine dair davette bulundu.

AK Parti ve MHP'yi din üzerinden siyaset yapmakla itham ederek konuşmasına devam eden Tuğluk, kadınların bu tartışmada araç olarak kullanılmasını protesto ettiğini belirterek konuşmasını bitirdi.

MHP adına Konya Milletvekili Faruk Bal, Tuğluk'un ardından söz aldı.

Sözkonusu Anayasa değişikliğinin sınırlarını çizen Bal, çalışmalarının üniversite öğrencilerine yönelik olduğunu ve kullanılacak örtünün şeklinde çarşaf, sarık gibi abartılı ifadelerin gerçek dışı olduğunu belirtti.

Tıpkı Bahçeli'nin dünkü konuşmasında olduğu gibi, Bal'ın Genel Kurul'da yaptığı konuşmada da 'Anıttepe - Kocatepe' vurgusu vardı. Bal, partisinin, Cumhuriyetin simgesi Anıtkabir'in bulunduğu Anıttepe ile, en büyük mabedlerimizden biri olan Kocatepe arasında çelik halat vazifesi görüğünü ve bu göreve devam edeceğini kaydetti.

CEMİL ÇİÇEK KONUŞUYOR

TBMM'deki görüşmede şu an Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek konuşuyor: insan hakları, bürokrasinin tahakkümüne bırakılamaz. Eğitim hakkı, sosyal hakların başında gelen bir husustur. Türkiye, bugün bu yönde iyi bir sınav vermemektedir. Ortada 40 yıldan beri süren bir sorun var. Bu sorun çözülmedi ama herkes bunu konuşmaya devam etti. Türkiye'nin sorunlarının konuşulacağı yer burasıdır. Sokaklar değildir. Buranın dışında kim nerede ne çözüm arıyorsa, demokrasiden bahsetmemesi gerekir. Millet ne diyor ona bakmak gerekir. Millet ne diyor bu konuda? Seçimlerde millete git, ama sorunlarını çözme. Öyle şey olur mu? Kamuoyu araştırmalarının hepsinde, ki bunları sosyal demokratlar yaptı bu araştırmaları, Türkiye'nin yüzde 78'i üniversitelerde türban yasağının kaldırılmasını istiyor. TESEV'in yaptığı araştırmada aynı, Metropol'un da yaptığı araştırmada da insanlar, üniversitelerden bu yasağın kaldırılmasını istiyor.

Bir ülke 40 yıldır aynı sorunu konuşuyor ama bir yere gelemiyor. Siz laikliğin kantarı değilsiniz. Benim laik olup olmadığıma karar veremezsiniz. Ya millet sizi anlamıyor ya da siz milleti anlamıyorsunuz. 50 senedir CHP'liler aynı şeyleri anlatıyor. CHP dışındaki herkes gericidir, yobazdır propagandası yapılıyor.

Biz bir yasak getirmiyoruz. Gelin hem bu yasağı kaldıralım hem de endişeleri olanların endişelerini de koruyalım. Bir taraftan haydi kızlar okula kampanyaları, öbür tarafta da üniversite kapılarını çocukların üzerine kapatıyorsunuz. Bir sene evvel rahmetle andığımız Sayın İsmail Cem de söylüyordu bunu. Niye uzlaşmaya yanaşmıyorsunuz da, millete korku ve dehşet saçıyorsunuz. CHP aynı çernobil santrali korku ve dehşet saçıyor millete.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.