'Barış Elçisi'ni on binler uğurladı

'Barış Elçisi'ni on binler uğurladı
Kan davalı aileleri barıştırdığı için Doğu ve Güneydoğu'da 'Barış Elçisi' olarak tanınan Mehmet Sait Şanlı, binlerce kişinin katıldığı törenle Diyarbakır'da toprağa verildi.

Ankara'da damar tıkanıklığı tedavisi gördüğü hastanede dün vefat eden Diyarbakır Kasaplar Odası Başkanı Şanlı için cenaze töreni düzenlendi. Ulucami'deki cenaze törenine on binlerce kişi katıldı. Törene Başbakanlık Müsteşarı Efkan Ala ve tatilde olan Diyarbakır Valisi Hüseyin Avni Mutlu ile çok sayıda sivil toplum kuruluşları çelenk gönderdi. 

Cenazede Vali Yardımcısı Miktat Alan, Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, milletvekilleri, savcılar, hakimler, siyasi parti temsilcileri ve vatandaşlar hazır bulundu. Ulucami'deki cenaze namazı öncesi kısa bir konuşma yapan Diyarbakır Müftüsü Ali Melek, Şanlı'nın birçok küs ve kan davalı aileyi barıştırdığını hatırlatarak, "Yüce Mevla inşallah rahmetiyle muamele etsin. Sait kardeşimiz dinimizin de teşvik ettiği birçok kan davalı ve küs aileyi barıştırdı. Bu sevapları karşılıksız kalmayacaktır" dedi.

Ardından on binler Ulucami'nin içinde ve avlusunda hazır bulunarak Şanlı'nın cenaze namazına iştirak etti. Namazın ardından Şanlı'nın naaşı tekbirlerle Mardinkapı Asri Mezarlığı'na doğru yola çıktı. Gazi Caddesi boyunca yürüyen cenaze korteji boyunca vatandaşlar tekbir getirdi. Şanlı'nın naaşı, Mardinkapı Asri Mezarlığı'ndaki Aile Mezarlığı'na defnedildi. Defin sırasında Şanlı'nın çocukları ve torunları ağıt yaktı.

Diyarbakır'da kurduğu barış komisyonlarıyla husumetli aileleri barıştırmak için büyük çaba gösteren Şanlı, bugüne kadar 493 kan davalı aileyi barıştırmıştı. Sait Şanlı, bölgede kan davalı aileler arasında arabuluculuk yaptığı için 'barış gönüllüsü', 'barış elçisi' olarak biliniyordu. Şanlı, üç ay önce geçirdiği rahatsızlık sonucu kaldırıldığı hastanede iki kez ameliyat olmuştu. Bir süre evinde tedavisi devam eden Şanlı, ikinci kez rahatsızlanmış ve sevk edildiği Ankara'da kendisine damar nakli yapılmıştı. Şanlı, kan davası mağduru olduğu için ölme korkusuyla yaşayan aileleri çok iyi anlıyordu. 

Edinilen bilgiye göre, Şanlı'nın amcası, bir ineğin kuyruğunu koparmasıyla çıkan kavgada ailesinden ve karşı taraftan insanlar ölmüştü. Şanlı ailesi olaydan sonra Diyarbakır'ın Lice ilçesini terk ederek Muş'a yerleşmişti. Diyarbakır'ın tanınmış ailelerinin araya girmesiyle husumetlisiyle barışan Şanlı, tekrar doğduğu yere gelmiş ve kendini bu işe adamıştı. Diyarbakır'da doktor, öğretmen ve imamlardan oluşan barış komisyonları da kuran Şanlı'nın barıştırmak için çalıştığı çok sayıda aile sırada bulunuyordu.

Hayatını aşiretler ve aileler arasındaki anlaşmazlıkları çözmeye adayan Şanlı'yı Fransız Haber Ajansı AFP Nobel Barış Ödülü'ne aday olarak göstermişti. 1967 yılından beri kan davalıların barıştırılması için uğraşan Şanlı, kan davalarını sona erdirmek için komisyonların yanı sıra 7 kişilik bir yönetim kurulu oluşturmuştu. Arabulucu olarak Şanlı ile bölgede din alimi olarak bilinen kişiler de görev alıyordu. Şanlı, kan davalılara daha çok bu davanın toplumsal zararlarına işaret ederken, diğerleri konunun dinî boyutunu anlatıyordu. Şanlı, bu şekilde kan davası mağduru ailelerin umudu olmuştu. (CİHAN)

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.