Kürt açılımı bir PR Uygulaması mı?

Kürt açılımı bir PR Uygulaması mı?
Bugünlerde cevap aranan temel soru, 2009 Ağustos kürt açılımın içi dolu mu boş mu? Hükümet yetkililerinin gazeteciler, siyasetçiler, akademisyen, sivil toplum örgütleri ve kanaat önderlerinden görüş alma çabası, açılımın içini doldurmaya mı yönelik, yoksa

İçeriği henüz netleşmediği söylenen “kürt açılımı” olarak isimlendirilen hükümet girişimi, yine bir Ağustos ayında ülke gündemine oturdu. Hatırlanacağı üzere 2005 yılı Ağustos ayında da “Başbakan-Aydınlar buluşması” gerçekleşmiş, buluşmada Adalet Ağaoğlu’nun okuduğu şiir medyada genişçe yer bulmuş ve ardından Başbakan TOKI konutları anahtar teslim törenine katılmak üzere Diyarbakır’a giderek bir “kürt açılımı” konuşması yapmıştı.

Bugünlerde cevap aranan temel soru, 2009 Ağustos kürt açılımın içi dolu mu boş mu? Hükümet yetkililerinin gazeteciler, siyasetçiler, akademisyen, sivil toplum örgütleri ve kanaat önderlerinden görüş alma çabası, açılımın içini doldurmaya mı yönelik, yoksa zaten içi dolu olan bir açılımı bir halkla ilişkiler (PR) uygulaması olarak topluma benimsetmeye, meşrulaştırmaya mı yönelik? Geniş bir perspektiften gelişmelere bakılması, ikinci ihtimalin gerçek durumu yansıttığı kanaatinin oluşmasına yol açmaktadır.

Peki, bu açılım bir PR uygulamasıysa, yani tıka basa veya kısmen içi doluysa neleri ihtiva etmektedir? Bunu tahmin etmek için falcı ya da müneccim olmaya gerek olmadığı gibi, açılım dosyasının kıyısından köşesinden sızdırılmış bilgi kırıntılarına da ihtiyaç yok. Irkçılık ve Hoşgörüsüzlüğe karşı Avrupa Komisyonu’nun (ECRI) Türkiye hakkında hazırlamış olduğu üç adet rapora göz atılması açılımın muhtemel başlıkları hakkında önemli ipuçları verecektir. Her biri 40 sayfadan oluşan bu raporlarda dikkat çeken bazı konular şöyle:

İlk olarak, Anayasa, ceza, medeni ve idare hukuku mevzuatında yer alan ırkçılığa karşı mücadele etmeye yönelik hükümler güçlendirilecek. ECRI’ye göre, geniş uygulama alanları itibariyle Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 13, 14, 26, 27 ve 28. maddelerinde öngörülen temel hak ve özgürlüklere yönelik kısıtlamalar, bireylerin etnik ve kültürel kimliklerini şiddete başvurmaksızın ifade etmelerini ciddi şekilde kısıtlamaya imkan tanımaktadır. ECRI özellikle de Anayasa’nın hem eşit muamele ilkesini güvence altına alması, hem de Devletin “ırk”, renk, dil, din, milliyet, milli ya da etnik köken temelli her türlü ayrımcılığa karsı bireylerin korunma haklarını ve eşitliği savunma konusundaki yükümlülüklerini öne çıkarması gereği konusunda ısrarlı olacağını ifade etmektedir.

İkinci olarak, Kürtler aleyhinde ırkçı sözler sarf eden kişilerin TCK 216. Maddesinde düzenlenen “halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama” suçunu işlemiş sayılacak. ECRI, nefret duyulmasının kışkırtılmasını yasaklayan TCK maddesinin bu hükmün özüne ve lafsına uygun bir biçimde ırkçı sözleri cezalandırmak için kullanılmasına özen gösterme yönündeki çabalarını sürdürmeyi Türk yetkililere hararetle tavsiye etmektedir.

Üçüncü olarak, ırkçılık ve ayrımcılık sorunlarının uygun bir biçimde ele alınmalarını sağlayacak biçimde ders programları gözden geçirilecek. ECRI ders programlarının, önyargıları, klişeleri ve aşırı milliyetçiliği körükleyen her türlü unsurdan ayıklanmasını sağlayacak biçimde gözden geçirilmesini talep etmektedir.

Dördüncü olarak, anadili Türkçe olmayan çocukların okullardaki dersleri gerektiği gibi izleyebilmeleri için gereken önlemler alınacak. ECRI, devlet okullarında Türkçe dışında bir dilin anadil olarak öğretilmesini yasaklayan mevzuat hükümlerinin değiştirilmesini talep etmektedir.

Beşinci olarak, Bütün Irk Ayırımcılığı Biçimlerinin Bertaraf Edilmesi Uluslararası Sözleşmesi uyarınca, Irk Ayırımcılığının Bertaraf Edilmesi Komitesi’ne bireysel başvuru yolu açılacak: Altıncı olarak, Kürtlerin, özellikle de ülkenin iç kesimlerine yerleştirilenlerin, sorunlarını çözmeye yönelik önlemler alınacak. Yedinci olarak, Devlet memurları, medya ve kamuoyunu ırkçılığa ve ırk ayrımcılığına karşı mücadeleye duyarlı kılınacak. Sekizinci olarak, bilinçlendirme ve izleme işlevini görebilecek ırkçılığa karsı mücadele alanında uzmanlaşmış bir ulusal kurum oluşturulacak. Vs. vs.

Liste uzayıp gidiyor. Meraklılarına raporun ECRI’nin web sayfasında bulunan her üç raporu da okumalarını tavsiye edebilirim. Ancak, daha başında filmin sonunun nasıl olacağını öğrenmenin izlenecek filmden keyif almayı azaltacağını, hatta film izlemeyi sıkıcı hale getireceğini de hatırdan çıkarmayalım. 

(Vahit Bıçak, 14 Ağustos 2009)  

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.