Dağlıca ve Çukurca gibi örtbas edilmesin
HASAN TOSUN / VAKİT
Elazığ’da komutanın ceza olarak verdiği pimi çekili el bombasının patlaması sonucu şehit düşen askerlerin yakınları, 21 Ekim 2007’deki “Dağlıca baskını”, ve 27 Mayıs’ta Hakkari Çukurca’da 6 askerin şehit olduğu “mayın patlaması” olaylarını hatırlatarak, Genelkurmay Başkanlığı’ndan “orduda milletin ekmeğini yiyen çürük elmaların temizlenmesini” istediler. Şehit yakınları, bu olaylarda sorumluluğu bulunan komutanlara göstermelik cezaların verildiğini belirterek, “Bu durumda şehitlerimizin kanı yerde kalmaktadır” dediler.
Dağlıca olayından sorumlu komutan Yarbay Onur Dirik’in Afyon’a tayinini çıkarmakla yetinilirken, 6 askerin şehit olduğu Çukurca’daki mayın olayında ise sorumlu komutanlar Tümgeneral G. K. ve Tuğgeneral Z. E. Hakkında hiçbir işlem yapılmadığını hatırlatan şehit yakınları, “Bunlar cezasız kaldıkça, orduda bu tür olayların ardı arkası kesilmez. Bizim ciğerimiz yandı, bari başkalarının ki yanmasın” diye konuştular.
“CEZALARINI ÇEKSİNLER”
Şehit çavuş İbrahim Yaman’ın babası Adem Yaman ise pimi çekip askerin eline veren teğmen Mehmet Tümer ve diğer sorumlu komutanların en sert biçimde cezalandırılmasını isteyerek şöyle konuştu: “Devletten beklentimiz gereken cezanın verilmesidir. Allah’a havale ediyorum. Benim çocuğum gitti başkalarının çocukları gitmesin. Biz çocuklarımızı komutanlara emanet ediyoruz. Başka ceza mı yok da çocuğun eline pimi çekili bomba veriyorsun? Bu olayın sorumlusu kimse cezasını çeksin. Gerekirse idam etsinler. Ama sorumlular cezasız kalmasın. 1 tane değil 4 tane gencecik çocuk şehit düşüyor. Öyle ceza olmaz. Bu tür cezalar kaldırılsın.”
“BUNUN DA ÜSTÜ KAPATILMASIN”
Pimi çekili bomba elinde patlayan Tarsuslu şehit İbrahim Öztürk’ün babası Hacı Öztürk, Vakit’e yaptığı açıklamada, Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’dan TSK içerisindeki gaddar subayların cezalandırılmasını istedi. Geçmişte dağlıca baskını ve 6 erin şehit olduğu Çukurca’daki mayın patlamasındaki gibi benzer şekilde üstü kapatılmaya çalışılan olayları hatırlatan Hacı Öztürk şunları söyledi: “Bizde her anne ve baba gibi oğlumuz İbrahim’i askere gönderirken bu vatana olan borcunu ödemesi için gönderdik. Bizler asla devlete olan bağlılığımızdan ve inancımızdan dönmeyiz. Bundan asla taviz vermeyeceğiz. Ama kendisini bilmez bir gaddar teğmen yüzünden şehit olan çocuklarımızın acısını bir nebze olsun hafiflemesini istiyoruz. Bizlere bir teselli olarak bu teğmen ve bunun gibi psikolojik sorunları olan subaylar TSK bünyesinde barındırılmamalı. Eminim ki Genelkurmay Başkanı, bu subaya en ağır cezayı verecektir. Diğer personelde bu cezayı gördüğünde böyle saçmalıklar yapamayacaktır. Oğlumuz şehit düşmüştür. Vatan sağolsun.”
“KANI YERDE KALMASIN”
Gaziantepli şehit Mesut Bulut’un gözü yaşlı annesi Mevlide Bulut ise pimi çeken komutanın eline pimi çekilmiş bir el bombası verilmesini istedi. Çok az bildiği Türkçesiyle “Acım çok büyük. Oğlumu yavrumu kaybettim” diyen Mevlide Bulut, şunları söyledi: “Haberi duyduğumu zaman ne yapacağım şaşırdım. Bir oraya bir buraya koştum. Askerde böyle şey olmaz dedim. Ama benim oğlum gitti, bu saatten sonra mahkemeye versem ne olacak. Devletten beklediğim oğlumun kanı yerde kalmasın.”
“O TEĞMEN VATAN HAİNİDİR DERHAL ORDUDAN ATILMALI”
Şehit Aileleri Derneği Genel Başkanı Mehmet Güner, Vakit’e yaptığı açıklamada, pimi çekip askerin eline veren teğmeni vatan haini ilan ettiklerini belirterek, teğmenin ordudan derhal atılması gerektiğini söyledi. Güner, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir asker nöbette uyuyabilir. Eline bomba vermek yerine caydırıcı bir şekilde uyarabilirdi. Çünkü sen onların öğretmenisin. Ama o teğmen iddia doğru ise, devletin verdiği imkanları, hainlikle sonuçlandırmıştır. Şehit aileleri olarak o teğmeni vatan haini ilan ediyoruz. Teğmenin yaptığının PKK teröründen ne farkı var? Bir anne-babanın yıllarca bakıp fidan gibi yetiştirdiği çocukların hiç mi değeri yok. Söyleyecek çok sözümüz var ama sırf ordumuza gölge düşmesin diye sesimizi çıkarmıyoruz. Her kurumda kötü insanlar olabilir. Ama önemli olan bu tür hainleri temizlemektir. Evlatlarımız devletin ekmeğini yiyemedi, o teğmene de devletin ekmeğini yedirilmesin.”
TSK: Teğmen aynı gün tutuklandı
Genelkurmay Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada, 17 Ağustos'da Elazığ'da el bombasının patlaması sonucunda 4 askerin şehit olmasıyla ilgili olarak gözaltına alınan teğmenin ertesi gün tutuklandığı bildirildi. Genelkurmay Başkanlığı’nın internet sitesinde yer alan bilgi notunda şunlara yer verildi: “17 Ağustos 2009 günü, Elazığ'daki bir askeri birlikte el bombası patlaması sonucu dört asker şehit olmuştur. Aynı gün 8. Kolordu Savcılığı tarafından derhal soruşturma açılmış ve olayla ilgili olduğu değerlendirilen piyade teğmen aynı gün göz altına alınmıştır. 18 Ağustos günü ise teğmen sevk edildiği Askeri Mahkeme tarafından 'Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olmak' suçundan tutuklanmıştır. Bu bilgilendirmenin yapılmasının nedeni, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin suç işlediği değerlendirilen personeli hakkında her zaman, yargı yoluna gittiği hususunun bir kez daha ifade edilmesidir.”
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.