Atalay'dan ince mesajlar

Atalay'dan ince mesajlar
Demokratik açılım çalışmaları ile ilgili ikinci basın toplantısını düzenleyen İçişleri Bakanı Beşir Atalay, ince mesajlar verdi.

Medyanın olağanüstü ilgisi arasında sözlerine başlayan İçişleri Bakanı Beşir Atalay, ilk basın toplantısından bugüne kadar yapılan çalışmalarla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Demokratik açılım çalışmalarında; sorunun çözümü için toplumda geniş bir mutabakat olduğunu belirten Atalay, eylem planı ve herhangi bir paket hazırlanmadığını, sorunun ortaya çıkacak ortak akıl ile halledileceğini bildirdi. 

İçişleri Bakanlığı'nda konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Beşir Atalay, yaptığı görüşmeler hakkında; herkesin terörün bitmesini, demokratik standartların yükseltilmesini istediğini ifade ederek, bu konularda geniş bir mutabakat olduğunu kaydetti.

Atalay, ''Yapılan görüşmelerde sivil toplum kuruluşlarını, bu sorunun (Kürt meselesi) çözümü için devletin tüm kurumları ve siyasi partilerin elini taşın altına koyması gerektiğini dile getirdiler'' şeklinde konuştu.

Atalay'ın konuşmasının önemli ayrıntıları şöyle:

RAKAMLARLA GÖRÜŞMELER

22 sivil toplum kuruluşuyla özel toplantılar yaptık. 11 meslek örgütü ile toplantılar yaptık. 24 şehit ailesi derneği ile görüştüm. Biraysel olarak da katkı sağladığına inandığımız kişilerle de görüştük. İmkanlar çerçevesinde yine görüşmelerimizi sürdürüyoruz. Hasan Celal Güzel, Yılmaz Öztuna, Tarhan Erdem gibi bu konuda katkısı olabileceğini düşündüğümüz kişilerle görüştük. Son derece olumlu ve verimli oldu. 

ÖNEMLİ KURUM VE KURULUŞLARIN SÜRECE İLGİSİ
Görüşmeler sırasında farklı kesimlerin önceliklerini, kaygılarını ve önerilerini dinleme imkanı bulduk. Muhataplarımızı daha çok dinledik. İttifak edilen noktaların çokluğu, ortak aklın oluştuğunu gösteriyor. Bu konuda gerçekten hedefe ulaştık. Bütün görüşmelerde sorunun çözülmesi gerektiği konusunda toplumda güçlü bir mutabakatın olduğunu gördük. Herkes terörün bitmesini, demokratik standartların yükselmesini istiyor. Siyasi parti ve ilgili tüm kesimlerin sorumlu davranmasını bekliyor. Tüm kesimler çalışmalarımıza yakın ilgi gösterdiler ve katkıda bulundular. İnsanımızın bir anlamda sorun paylaşma özelliğini yeniden keşfettik. Önemli bir meslek kuruluşumuzun başkanı, kulağıma eğildi dedi ki, 30 gündür yatıyorum, rahatsızdım, bu konunun önemi ve katkı için kalktım ve geldim dedi. Başka bir önemli kuruluşumuzun temsilcisi, yine hastanede aramıştık, bütün arkadaşlarını tatilden çağırmış... O haliyle öyle bir hazırlık yapmış ki. Kimi işini, kimi tatilini bırakarak geldi ve hepsi bir emek verdiler. Hepsi bana bir dosya verdiler. Bunun yanında TODBB şu anda konuya çok duyarlı davrandılar. Daha önceki çalışmalara ek olarak bölge toplantıları yapıyorlar ve sonucunda bir Türkiye geneli değerlendirmeyi getirecekler. 

KİMLERLE NE GÖRÜŞÜLDÜ?
21 sivil toplum kuruluşunu birlikte çağırdık. Bunun içinde çok farklı kuruluşlar vardı. Türkiye'nin her tarafından ve her yelpazeden kuruluş vardı, yaklaşık 50 kişi geldi toplantıya. Saatlerce süren bir değerlendirme yaptık. Bu kadar farklı kesimden gelen insanların ne kadar rahat bir ortamda, kimse kimseyi rencide etmeden bu konuyu paylaştıklarını ifade etmek istiyorum. Görüşmelerde bir temsilcisinin şu ifadesi dikkatimi çekti: Devlet ilk defa bizi dinliyor ve dikkate alıyor. Kamuoyu araştırmaları yaptırıyoruz ve bunların sonuçlarından da yararlanıyoruz. Bölgesel bazda siyasi parti tabanları bazında değerlendirmeler yapan araştırmalar yaptık ve bunlar  da elimizde. Sürecin bilimsel boyutu üzerinde de çok duruyoruz. Bilimadamlarımız ve YÖK bu konuda çalışmalar yapıyor. Akademisyenlerimizde görüşüyoruz ama bir iki üniversitemizle daha detaylı bir çalışma hazırlığındayız. Böylesine geniş bir çalışma ve mutabakat, çözüme ilişkin umutlarımızı çok arttırdı. Ben çok umutluyum. STK'lar, sendikalar, meslek kuruluşları meğer ne kadar hazırlıklılar. Kafa yormuşlar. Bunları görünce, artık eski alışkanlıklarımızı terkedelim ve kendi insanımıza güvenelim. Her açılımın arkasında bir yabancı eli aramaktan vazgeçelim. Kararlı olalım. Yürüttüğümüz çalışmaları bir yabancı kuruluşun raporu ile bağdaşmak yanlıştır. Türkiye'ye haksızlıktır. Kendi insanımıza güvenmemektir. Bilen insanlar, uluslararası alanda bu kuruluşların ne kadar çok konularda raporlar yazabileceğini bilirler. Türkiye'de de düşünce kuruluşları var. Onların elinde bu konudaç ciltler var. Bunların bir kısmı yayınlandı. Medyada yer buldu. Niye bunlardan söz edilmiyor. Kendimizi küçümseyerek bu tür değerlendirmeler yapıyoruz. Bizim bunları düşünecek devlet adamımız, siyaset adamımız yok mu? Bizim terör uzmanımız yok mu? Bunları analiz edecek kimsemiz yoktur mu demek isteniyor. Yeter ki arayalım, bu konuda büyük zenginliğimiz var. Aradığımızda o zenginliği buluyoruz. 

"ÇALIŞMALARDAN ÇOK KEYİF ALDIM"
Ben çok keyif aldım ve bununla övünmeliyiz. Bunda basının, yazarların, düşünürlerin büyük katkıları var. Milletimiz korkmadan çekinmeden kendi sorunlarını tartışmakta ve çözüm yolu aramaktadır. Bu çok önemli bir gelişmedir. Hepimiz ortak iradeye sahibiz. Elbette bu önemli meselede farklı görüşler olmuş olabilir. Olacaktır da! Kişilik haklarına saldırmadan medeni vatandaşlar olarak meseleyi tartışmalıyız. Demokratik açılım dediğimiz süreç bu ilk aşamasında çok başarılıdır. Bu müthiş bir zenginlik. Demokratik açılım dediğiniz illa büyük teklifler politikalar değil. Bütün bunlar önemli gelişmelerdir.

"SÖYLEMEDİKLERİMİZİ BİZE MAL ETTİLER, ÜZÜLDÜK"
Amacı ve hedefi çok açık olduğu halde kafaların bulandırılmaya çalışıldığını da gördük. Bizi bu durum biraz üzdü. İçinde bulunduğumuz süreç, herkesin daha huzurlu olmasını amaçlıyor.  Sürece karşı çıkanların bir takım yanlış verilerden ve ön yarılardan hareketle yanlış sonuçlara ulaştıklarını görüyorum. Söylemediğimizi bize mal ederek, katılmadığımız toplantılara katılmış gibi göstererek sürece köstek oluyor. Bu yetmiyormuş gibi bir de kapıları kapattılar. Görüştüğümüz kesimlerle gördük ki hiç birisinin tereddüdü yok. Diğer siyasi partilerimizle de paylaşılsa bir birimizi anlasak bu tür yaklaşımlar olmayacaktı. Biz her hangi bir paket yahut eylem planı çıkarmadık. Halen de bu çerçevede bunları olgunlaştırmaya çalışıyoruz. Buna rağmen, bazı kesimler içeriği açıklamamakla bizi suçladılar. Sürecin ülkeyi böleceğini, üniter devlet yapısını bozacağını iddia ettiler. Büyük bir çelişki ama vatandaşlarımız bunları görüyor. Görünmez sendromundan kurtulmamız gerekiyor. Milletimizi bölmeye kimsenin gücü yetmeyecek. Siyaset yapma sorumluluğunu taşıyanların sürekli bölünde fobisini üretmekten vazgeçmesi gerekiyor. Üniter devlet yapısının sürekli gündeme getirilmesi bizce özgüven eksikliğinin bir sonucudur. Kimse milletin bütünlüğünü, devletin birliğini, dilin Türkçe olduğunu, bayrağının ay yıldızlı bayrak olduğunu, marşının İstiklal Marşı olduğunu inkar edemez ve bunun aksine hareket edemez. Bu bir kardeşlik ve huzur projesidir. Tek muhatap milletimizdir. Biz millete goüveniyoruz. Bu böyle yalın bir ifade değil. 

İŞTE DEMOKRATİK AÇILIM SÜRECİNİN TEMEL HEDEFLERİ 

Ben bir toplum analizcisiyim ve çok toplum araştırması yaptım. Her araştırmamda Türk toplumuna hayranlığım ortaya çıktı. Ben toplumumuza güveniyorum. Toplumumuz çok iyi anlıyor. Ulaşmak istediğimiz somut sonuçlar var. Hedefimiz açık ve nettir. Sürecin sonunda terör sona erecek ve Türkiye huzura kavuşacak. Kan ve gözyaşı duracak. Birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularımız daha da pekiyecektir. Huzur ve mutluluk için daha fazla kaynak aktarılacak. GAP, DAP, KOP gibi hayati önemi olan projelerimizin tamamlanması sağlanacaktır. Devlete ve ülkeye aidiyet bağı güçlenecektir. Farklılıklar ayrışmanın değil zenginliğin ve birlikteliğin kaynağı olacak. Demokrasimizin standardı yükselecek. Özgürlük alanını genişleterek terör sorununu çözen bir Türkiye dünyaya örnek olacak. Bölgesinde ve dünyada daha etkili bir küresel aktör olacağız. İnsanlarımızın refah seviyesinin yükseltilmesine imkan sağlanacak. Toplumun tüm kesimlerini kucaklayacağız ve ayrımcılığa izin vermeyiz. Bu Türkiye'nin bir açılımıdır. Her alanda bugünkünden daha iyi olacak. Gündemimiz bunlar. Komplo teorileri ile bu sürece yaklaşmayı yadırgıyoruz. Siyaset sorun üretme mesleği değildir, çözüm bulma sanatıdır. Partimize ve hükümetimize büyük haksızlıklar yapılıyor. Birliği ve bütünlüğün garantisiyiz biz. Bu çalışmaları ancak AK Parti yapabilir. Buna inanın. 

"ADIMLARIMIZI HESAPLAYARAK ATIYORUZ, RAHAT OLUN"
Vatandaşlarımızın gönülleri rahat olsun. Adımlarımızı hesaplayarak atıyoruz. Milli birbik ve bütünlük projesidir bu. 25 yıllık terörü bitirecek bir proje olarak görülmeli. Her hangi bir endişeyi değrelendirmek sürecin başarısı için şarttır. Mutabakat zemini ne derece güçlü olursa başarı o kadar büyük olur. Açılımın gerçekleşebilir mahiyette olması, gerçekçi olması ile mümkün. Afaki öneriler, gerçekçi olmayan beklentiler, çözümü istememekle eş anlamlıdır. Yapılacak değerlendirme bunları dikkate alma durumundadır. Her öneriyi açık ve samimi olarak nasıl değerlendiriyorsak, belli hassasiyetleri de aynı duyarlılıkla ele alıyoruz. Politik hesaplarla, günlük politikanın dil ve üslubuyla ele alınamayacak derecede önemlidir. Siyasetçilerin bunu siyaset üstü görmeleri gerekiyor. Bir kısım konuları konuşulamaz tabular olarak görmek kendimize ve demokrasimize güvenmediğimiz gösterir. Önemli adımlar attık ve attığımız adımlar da çok önemlidir. Meseleye yeni başlıyor değiliz. Ne kadar önemli uygulamalara imza attık. Ülkemizi her bakımdan ileri götürecek kararları aldık. 

"DOĞRU YOLDAYIZ, GENİŞ MUTABAKAT ARAYIŞI SÜRECEK"

Bugüne kadar sorunun, siyasi, ekonomik, güvenik, uluslararası ilişkiler boyutunu ele aldık. Pek çok boyutta çalışmalar devam ediyor. Bu sadece görüş alma boyutlu değil. Yapılan çalışmalar yaklaşımımızın doğru olduğunu gösterdi. Bundan sonra da geniş mutabakat arayacağız. 

SONUÇ VE ÖNERİ PAKETİ NE ZAMAN AÇIKLANACAK?

Çalışmalarımız görüşmelerimiz sonucunda elde ettiğimiz veriler tüm detaylarıyla analiz ediliyor. Benim başkanlığımda çalışma grubumuz ver ve analiz ediliyor. Dışişleri Bakanlığı ile çalışmalar sürüyor. Taslak çalışma, görüşler, tekliflerimizi Başbakanımıza sunacağız. Hem Bakanlar Kurulu hem grubumuzda da görüşülmesi gereken boyutları var. Ayrıca yine daha ayrıntıları işleyecek değerlendirmeler yapacak ekip çalışması devam edecek. Niyetimiz ve zamanlamamız mümkün olduğu sürece parlamentonun çalışmaya başlayacağı zamana kadar önemli bir aşamaya getirmek. Meclis açılacak ve biz bu konudaki değerlendirmelerimizi ve çalışmalarımızı ilk defa orada açıklayacağız. Meclis açıldıktan sonra da uygun bir zamanda nihai değerlendirmeler orada gündeme getirilecek. Bu çok büyük bir fırsattır ve bunu iyi değerlendirelim. Bu fırsatı bir defa daha kaçırmayalım. Türkiye her kesimi ile çok derin bir sorunu tartışıyor. Basın da bu sürece katkı veriyor.

SORULAR VE CEVAPLAR

-Bütün ziyaret ettiğimiz önemli kuruluşlar Türkiye'de anayasanın geneli ile ilgili değişim temennilerinde bulundular. Bu süreçle ilgili bir değişiklik gündemimizde yok. Ama değişim ile ilgili yüksek bir talep var. Umarım parlamento bunu dikkate alır.

-Bu konu meclis çatısı altında açıklanacak. 

-Görüşme talebimiz hep sürüyor. Toplumumuz da bu konuda zorlayacaktır. 

-Af diye bir kavramı zikretmedik. Bu işin başı silahların bırakılması ve tasfiye. Bunun için çok çalışmak gerekiyor. O manada bütün alternatifler üzerinde çalışılıyor. 

-TBMM'de olağanüstü bir toplantı ön görmüyoruz. Normal yasama yılı başladığında bunu açıklayacağız.

HABERVAKTİM.COM

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.