"AB ilerleme raporu, taslağın taslağı"

"AB ilerleme raporu, taslağın taslağı"
Bakan Bağış: AB ilerleme raporu, henüz taslağın taslağı niteliğinde

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Avrupa Birliği (AB) ilerleme raporu'nun henüz 'taslağın taslağı' niteliğinde olduğunu ve asıl raporun Ekim ayı ortalarında ya da sonunda yayınlanacağını söyledi. Bakan Bağış, "Biz Türkiye'de son 8 ayda o kadar çok reform yaptık ki önümüzdeki 2 ayda da çok fazla reform olabilir, olmayadabilir. Ama bunlar bazı çevrelerin Türkiye'ye bir takım beklentilerini hatırlatmak için servis edilmiş olabilir." dedi. 

Avrupa Birliği (AB) üyelik sürecinde Avusturya kamuoyunun desteğini almak amacıyla Viyana'ya giden Bakan Bağış, bir dizi görüşme sonunda İstanbul'a döndü. Ayağının tozuyla kameraların karşısına geçen Bakan Bağış, gazetecilerin sorularını yanıtladı. AB İlerleme Raporu Taslağı'na ilişkin basında yer alan haberlere değinen Bakan Bağış, "İlerleme raporu taslakları, daha taslağın taslağı durumundadır. Bu raporlar ekim ortası ya da sonunda yayınlanması gerekmektedir. Ama biz attığımız adımları yaptığımız reformları ne falan kuruluşun raporunda yer alsın ne de AB'nin herhangi bir kurumunun beklentileri yerine gelsin diye yapmıyoruz. Biz attığımız her adımı bizi iktidara taşıyan milletimizin refahını yükseltmek, bireysel hakları daha fazla geliştirmek içi yapıyoruz." diye konuştu.

Avusturya ziyaretinde Uluslararası Politika Enstitüsü'nde, "Avrupa İle Türkiye'nin Ortak geleceği" konulu bir panele katıldığını hatırlatan Bakan Bağış, "Avusturya biliyorsunuz, ülkemizin AB üyelik sürecine kamuoyu desteği en az olan AB üyesi bu çerçevede Avusturya gezimizi önemseyerek yaptık. Orada bir dizi görüşmelerde bulunduk ve AB konusunda kamuoyunun desteğinin toplamaya çalıştık." şeklinde konuştu.


"AVUSTURYA'DAKİ İŞ ADAMLARININ TÜRKİYE'NİN AB ÜYELİĞİNE OLAN SESSİZ DESTEĞİ SESLİ HALE GELECEK"

Avusturya kamuoyunun desteğini sağlamak için siyasilerin yanı sıra iş adamlarıyla da birtakım görüşmelerde bulunduklarını kaydeden Bakan Bağış, "Avusturya ile olan ikili ilişkilerimiz ticari anlamda da gelişiyor. İki ülke arasındaki dış ticaret yılda 2 milyar dolara yaklaştı. 300'ü üzerinde Avusturya firması Türkiye'de yatırım yapmış durumda. Her yıl ülkemize gelen turist sayısı da 550 bin civarında." dedi.

Bakan Bağış, Avusturya ile olan iletişim ve işbirliği arttıkça Avusturya'nın Türkiye'nin AB üyeliğine daha sıcak yaklaşacağını ve Avusturya'daki iş dünyasının Türkiye'nin AB üyeliğine olan sesiz desteğini sesli desteğe çevrileceğini söyledi.

Türkiye'nin AB'ye kendini anlatma konusunda iletişim stratejileri geliştirdiğine de değinin Bakan Bağış, "Bütün görüşmelerimizde Türkiye'nin AB için sorunun değil çözümün bir parçası olduğunu anlatmaya çalıştık bunu entelektüel kesimin anladığını düşünüyoruz ancak halka ama sokaktaki Avrupalıya bunu anlatmak için bir iletişim stratejisine ihtiyacımız olduğunu anladık. Ve bir hazırlık içerisindeyiz ve kısmetse bu çalışmayı 14 Eylül'de bakanlar kurulumuza sunacağız." diye konuştu.

Toplantıya katılan gazetecilerden birinin, 2. Tur Kıbrıs Müzakereleri'nin ertelenmesini nasıl değerlendirdiğini sorması üzerine Bakan Bağış, "Kıbrıs konusunda Türk tarafı, gerek Türkiye Cumhuriyeti gerekse Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak çözümden yana olduğumuzu ortaya koyduk. Ancak Kuzey Kıbrıs Rum yönetimi ise çözümü istemediğini bloke etmek istediğini bir şekilde gösteriyor ama dünya bunu görüyor mu? Bu konuda endişelerim var." diye konuştu.

Kuzey Kıbrıs Rum Kesimi'ne 17 Aralık 2004 zirvesinde Türkiye'nin yapmış olduğu bir taahhüt olduğunu ancak bu taahhüt karşılığında Türkiye'nin de taahhütler aldığını hatırlatan Bakan Bağış, "Türkiye'ye yapılan taahhüt, KKTC'ye yapılan izolasyonun sona ermesiyle ilgilidir. Bu izolasyon sona erdiği zaman biz taahhütlerimizi yapmak için harekete geçebiliriz. Ama AB üyesi ülkeler KKTC ile direkt ticarete başlamadan ve uçakları Ercan Havaalanı'na inmeden bizim havaalanlarımıza Kıbrıs Rum Kesimine ait uçakların inmesini gemilerin gelmesini samimi bulmuyorum ve bunu AB'li bürokratlarla yaptığım görüşmelerde ifade ediyorum. İki taraf eşit noktada buluşabilirse olur, ancak dün alınan karar Rum kesiminin bu konuda çözümü engelleme konusundaki kararlılığını gösterecektir. Umut ediyorum ki bu bir uyandırıcı etkisi yapar." ifadelerini kullandı.


"TÜRKİYE'DEKİ DEMOKRATİK AÇILIM TARTIŞMALARI SAĞLIKLI BİR TARTIŞMADIR"

"Demokratik Açılım" sürecine ilişkin Türkiye'deki tartışmaları nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine Bakan Bağış, "Ülkemizdeki demokratik açılım tartışmalarını sağlıklı bir tartışma olarak değerlendiriyorum. Ülkemizde demokratik haklarının herhangi bir şekilde kısıtlandığına inanan insanlar varsa ki olduğunu hepimiz biliyoruz. Bunlar hemen hemen bu ülkedeki herkes, haklarının kısıtlandığını düşünüyor ve bizim görevimiz bunları devlet olarak incelemek ve bu kısıtlamalara en iyi şekilde son vermek hepimizin görevi." şeklinde konuştu.

AB'nin Türkiye'yi reformlar açısından takdir ettiğini de vurgulayan Bakan Bağış, "Bizi şu yönden takdir ediyor, 'Türkiye artık kendi sorunlarını teker teker çözüyor" diyor. Bu ülkenin farklı endişeler taşıyan kesimlerinin endişelerini ortadan kaldırmak için demokratik açılımları yapmak bizim görevimiz." diye konuştu.

Son olarak, Heybeliada'daki Ruhban Okulu'na ilişkin gelişmelerin de sorulduğu Bakan Bağış, "Ruhban Okulu, 1800'lü yıllardan 1971 yılına kadar eğitimini sürdürmüş 1971 yılında da bir mahkeme kararıyla kapatılmış bir okuldur. Bu konuda incelemeler yapılıyor. Cumhuriyetin kurulduğu yıllarda bile eğitimini sürdürmüş bir okulun kapatılmış olmasının nedeni nedir? Bu bir anayasal konu mudur? Bu bir yasal konu mudur? Bu bir tanımlama konusu mudur? Tanımlama ile de şunu kastediyorum, yani burası bir lise midir yoksa yüksekokul mudur? Bunlarla ilgil çalışmalar neticelenince Bakanlar Kurulu'na görüşümüzü sunarız. Ve oradan çıkacak kararla açılması ya da açılmaması konusunda adımlarımızı atarız." dedi.

Türkiye'nin Ruhban Okulu konusunda attığı adımları Yunanistan'ın da görmezden gelmemesi gerektiğine dikkat çeken Bakan Bağış, "Biz bu adımları atarken, Yunanistan'ın kendi vatandaşı olan, o ülkenin vergi mükellefi olan Türk azınlıkların haklarını da gözden geçirmesini beklemek zannediyorum son derece yerinde olur. Ben bunun bir mütekabiliyet meselesi değildir, çünkü ülkemizde yaşayan Rum ve Ortodoks vatandaşlar bizim vatandaşlarımızdır. Onların sorununu çözmek nasıl boynumuzun borcuyla Yunanistan'da yaşayan Türklerin sorununu çözmek de Yunanistan'ın boynunun borcudur." Şeklinde konuştu.

Yunanistan Dışişleri Bakanı Dora Bakoyanni'nin önümüzdeki günlerde Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun davetlisi olarak Türkiye'ye geleceğini de hatırlatan Bakan Bağış, yapılacak olan ziyaret sırasında Yunanistan'ın daha olumlu mesajlarla ülkemize teklifler getirmesinin daha yapıcı olacağını sözlerine ekledi.


(CİHAN)

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.