'Amerikan tıraşı da yasaklansın'

'Amerikan tıraşı da yasaklansın'
Anayasa Mahkemesi'nde üyelik yapmış bir 'hukukçu'; başörtüsüyle ilgili iptal gerekçelerinin hukuk değil, 'inançsızlıkları olduğunu' itiraf etti.

Yıllar sonra “Başörtüsünün, İslam’da yeri olmadığına inandığım için yasaklanmasını istedim” açıklamasında bulunan bu isim, meselelere hukuka değil de, dünya görüşüne göre baktığını şu isteğiyle de ortaya koydu: “Amerikan tıraşı da yasaklansın.”

Meclis Genel Kurulu'nda kabul edilen Anayasa Değişiklik Teklifi'nin ardından yeniden düzenlenmesi planlanan YöK Kanunu'nun Ek 17. Maddesi'nin de Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilebileceği tartışıladursun, 1989'da özal döneminde yine başörtüsü yasağına son vermek amacıyla çıkartılan Ek 16. maddenin gerçekte hangi düşüncelerle yürürlükten kaldırıldığı konusunda yıllar sonra çarpıcı bir itiraf geldi.

1989'da kabul edilen ve "Birinci Başörtüsü Kanunu" ve "özal’ın Serbestlik Kanunu" olarak da bilinen Ek 16. Madde şöyleydi: "Anayasa’nın 174. maddesinde yer alan inkılâp kanunlarına aykırı olmamak kaydı ile yükseköğretim kanunlarında öğretim elemanları ve öğrenciler için kılık, kıyafet serbesttir. Bu konu ile ilgili olarak kişi veya kurumlarca sınırlayıcı işlem yapılamaz, karar alınamaz." üniversitelerde başörtüsüne özgürlük getiren bu düzenleme, dönemin Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildi. Kararın ardından Anayasa Mahkemesi, YöK’e, “üniversitelerde türbanın derhal kaldırılması” telkininde bulunurken, Yüksek Mahkeme'nin Başkan Vekili Yekta Güngör özden “Dinsel değil, hukuksal gerçekler daha önemlidir” diyordu. Bu kararın altında Anayasa Mahkemesi üyesi olarak Ahmet Necdet Sezer'in de imzası vardı. İhsan Pekel de kararın altında imzası olanlardan biriydi. Görüştüğümüz Pekel'den yıllar sonra söz konusu kararla ilgili olarak itiraf niteliğinde açıklamalar geldi. Pekel, olayı özgürlük açısından ele almadıklarını, başörtüsünün İslâm'da yeri olmadığını düşündükleri için yasaktan yana olduklarını söyledi. Pekel'le yaptığımız söyleşi şöyle:

öRNEK GİYİM
-Sayın Pekel, 1989'da iptal ettiğiniz Ek 16 benzeri bir düzenleme bugün yeniden gündemde. üniversitelerde başörtüsüne serbestlik getirilmesi öngörülüyor. Neler söyleyeceksiniz?

-Başörtüsü ya da giyim-kuşam konusu, medeniyeti gösteren bir işarettir. İnkılap kanunları çıkartılırken giyim-kuşam konusunda şu oldu; ‘medeni ülkeler nasıl giyiniyorsa, yani örnek ülkeler, biz de öyle giyineceğiz’ denildi. Yani giyim-kuşam medeniyet konusunda ileri gitmek gibi gözüktü. Anayasa Mahkemesi kararında da bu denildi. Madem ki, medeniyet doğrultusunda ilerleyeceğiz, örnek giyimi devlet dairelerinde ve üniversitelerde göstermeliyiz ki halk da bundan ders alsın. öte yandan halkın giyimine-kuşamına pek karışılmadı, 'onlar tercihini yapsınlar' denildi. ‘Ama bir örnek göstermemiz gerekirse devlet dairelerinde ve üniversitelerde gösterelim’ denildi.

-Nedir o örnek?

‘Medeni insanlar nasıl giyiniyorsa biz de öyle giyinelim’ denildi. İşte medeni ülkelerde sıkmabaş bağlama yok, türban ve çarşaf yok… Giyim-kuşamda bir serbestlik varsa bunlardan uzak tutulması, medeni ölçülere ters düşen şeylere girilmemesi, ancak namusu tehlikeye sokmadan giyinmek, giyim-kuşamda aşırılığa kaçılmamak.. İslâm’ın aradığı da budur. İslâm medeniyete karşı değildir. Medeni seviyeye çıkış da zaten İslâm sayesindedir. Bu, Hıristiyanlığa da İslâm’a da uygundur. Ama şimdi kendi kafamıza göre bir şey tutturursak, bunun medeniyetle de ilgisi olmazsa Türkiye bakımından geriye gidiş sayılır. Mesele bu hususa düşmemektir. özgürlük özgürlük diyoruz da, bir de özgürlüğün kısıtlanması var. özgürlük, devletin ve uygarlığın ilkeleri yönünden dikkat edilmesi gereken hususlar var.

-Bugünkü teklifte "çene altı" formülü üzerinde duruluyor. Bu da mı medeni bir örtünme biçimi değil size göre?

Olmaz olmaz. çene altından da olmaz. Bu bir simgedir. çene altından bağla, nereden bağlarsan bağla olmaz.

-Başta ne şekilde olursa olsun örtü varsa simgedir, öyle mi?

Uygar bir ülkede olmaz. Dinle de alakası yoktur bunun. Dinde böyle bir şey yok. Ben Anayasa Mahkemesi'nde çalışırken geldi bu karar. Ben dine dikkatliyimdir. Beni tatmin edecek seviyede görseydim bir şey, bu düzenlemeye ‘olur’ derdim.

YASAĞI SAVUNMASININ GEREKçESİ
-Başörtüsünün İslâm'da yeri olmadığını düşündüğünüz için mi yasaktan yana oldunuz, bu yönde oy kullandınız?

Tabii… Diğer taraftan da bu memleket uygarlığı seçti. Medeniyeti seçmiş. Ne yani, kötü bir yol mu seçmiş?.. Mümkün değil, bunun aksini söylemek kötülüğe hizmettir. Uygarlığa karşı bir vaziyet almak ve medeniyeti frenlemektir.

-Başörtüsünün Kur'an'ın bir emri olduğunu söylemek mi kötülüktür?

Evet, tabii.. Yok ki, İslâm'da başörtüsü, türban, çarşaf..

-Halkın ezici bir çoğunluğu, başörtüsünün Allah'ın bir emri olduğunu görerek, yasağın kalkmasını istiyor... Bu kadar insan, din adamları yanlış mı biliyor?

Halkın aydınlanmaya ihtiyacı var. Şimdi çıkıp bir Diyanet İşleri Başkanı da, ‘Bu Allah’ın emridir’ derse halkın kafası karışıyor. Halkın ikna edilmesi lazım.

-Diyanet, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bir kurumu.

öyle de, iş karışıyor o zaman.

-O zaman sorunu devlette mi görüyorsunuz?

Sorun devlette de olabilir. Her şeyde olabilir ama temelde yolunu şaşmıştır. Demokrasi içleşmiştir, hürriyeti seçmiştir. Ondan sonra çağın gerisinde kalmayı kabul etmez.

-Kadınların, kızların başlarını ne şekilde olursa olsun örtmesi çağdışılık mıdır?

üniversite, örnek olunması gereken yerdir. örnek olacağına göre… Yoksa kötü örnek olur.

"BABAM öLüNCE EŞİMİN BAŞINI AçTIRDIM"
-üniversiteli başörtülü öğrenciler nasıl kötü örnek olur? Halkın büyük çoğunluğu da başörtülü..

Benim de annem öyle… Ben açık söyleyeyim. Evlendiğimde eşimin başı açıktı. Babam bana ‘oğlum başını örtse iyi olur’ dedi. Ben de eşime söyledim, başını örttürdük. Eşim ancak babamın vefatından sonra açabildi başını. Doğrusu medeniyeti takip etmektir.

-Eşiniz babanızın isteği üzerine kapanmış olabilir, bugün başörtülülerin yüzde 95'inin 'inancının gereği olarak örtündüğü' biliniyor.

Bak onun bunun şeyi değil de bana sordun, ben de konuştum. Usulünü söyledim. Ama devlet çıkar 'hepsi sıfır' der, 'ben yaptım ettim' der, o devletin bileceği iş.

-Başörtüsünün İslâm'da yerinin olmadığına inandığınız için mi böyle söylüyorsunuz?

Evet.. Ben bunu söylüyorum.

-Dini açıdan diyelim ki öyle, peki ya özgürlük hakkı? Kişinin kendince çeşitli nedenlerle başını örtmeye hakkı yok mu?

Şartlar var. üniversitelerde kıyafete sınırlama getirilmiş, uluslararası mahkeme de buna hak verdi, onu makul gördü. Dolayısıyla bu özgürlüklere müdahale anlamı taşımıyor. Kişi, ‘ben istediğimi yaparım’ diyemez. Bu demokrasi değil, anarşidir.

AMERİKAN TIRAŞLILAR DA ALINMAMALI
-Peki ya örneğin 'haç' takan öğrenciler var. Bu neden yasaklanmıyor?

Haç… Rektörlerin onu da almaması lazım. Dini sembol olan, baskı yapan ne varsa...

-Mini etek?..

Mini eteğin de yasaklanması lazım.

-Amerikan tıraşı?..

Amerikan tıraşı bilmem ne, doğru dürüst girecekler. örnek olması lazım üniversite öğrencisinin..

-Nasıl olacak bu? Kapılara adam dikilip, kontrol mü yapılacak sürekli?

Fazla konuyu yaymaya lüzum yok. Konu başörtüsü. Başka şeyler çıkarsa ona da engel konulabilir… üniversite örnek yerdir. Medeni olmak zorundadır.

-Başörtülüleri medeniyetten yoksun insanlar olarak görüyorsunuz, öyle mi?

(Sessizlik)

-Böylelikle halkın büyük çoğunluğuna hakaret etmiş olmuyor musunuz?

Hayır, hakaret değil. Sokağa karışma yok. Konu üniversite ve diretmemek lazım. çünkü dine de aykırı değil. Medeniyette geri gidişi pompalamamak lazım.

"İNSANLAR YANLIŞ İNANDIRILMIŞ"
-Ama ilginç değil mi? Müslüman halk bunu Allah'ın bir emri olarak görüyor. Nitekim devletin ilgili kurumu da 'dini gereklilik' diyor. Tüm bu insanlar cahil mi, bilmiyor mu doğrusunu?

Hayır, cahil değil. Ben böyle demiyorum. Yanlış inandırılmış olabiliyor, millet dürüsttür. Doğruyu yanlışı bilir. Zaman her şeyi gösterir.

-Millet 'yasak kalksın' diyor..

Alınmış kararlara göre diyorum. O kararların temeli sağlam ve dine aykırılık da sözkonusu değil. Başörtüsü konusunda toplum ikna olmuştu. üniversitelerde de sorun yoktu. Sonradan türban denilince oldu. Pompalandı…

-Millet aslında gönülden istemiyor mu diyorsunuz?

Evet istemiyor. Hukuk diyorsanız hukukun gereği bu…

-üniversitelerde başörtüsünün serbest olmasını laikliğe de aykırı mı buluyorsunuz?

Evet, aykırı… Laikliği zedeler.

"DİYANET KALDIRILSIN" DA DİYEBİLİYOR MUSUNUZ?
-Laik Türkiye’de Diyanet İşleri Başkanlığı var. Buna ne diyorsunuz? ‘Kalksın’ diyebiliyor musunuz?
Yok, der miyim?

-Laik Türkiye'de bunu nasıl kabul ediyorsunuz?

Din ve devlet işini ayırdım diye, dini yobazların eline bırakacak değilsin ya... Dine dayalı bir çözüm yolu herkes tarafından tartışılır ama hukuka göre bir tartışma, neticelendiği yerde biter.

-‘Din ve devlet işleri ayrı’ diyorsunuz, diğer taraftan Diyanet'in varlığını savunuyorsunuz?
O başka..

-Bu çelişki değil mi?

Hayır hayır.. çelişki olmuyor. Sosyal yönden alınacak kararlarda hukuk geçerlidir. Şu ayet bu ayet diye yaklaşırsan toplumda birlik kuramazsın... Ayetlere doğru düzgün mana verecek din adamlarımız da kalmadı. Bu şekilde olunca güven de, sorumluluk da yok. Sorumluluğu Allah’a yüklüyorsun. İşte çıkıyorsun, 'bu Allah’ın emri' diyorsun, bilmem ne diyorsun.

-Nasıl 'Allah'ın emri değil' diyorsunuz? İşte Nur Suresi ortada.. Ahzab Suresi ortada..

Yok öyle şey. Demiyor öyle bir şey… Nur Suresi, Ahzab Suresi.. Hepsinde iffet ve namusunu koruma esası yönünde örtünme tavsiye ediliyor. örtünmenin temelinde tarif yok. Medeni ülkeler nasılsa öyle.. Medeni ülkeler..

-"Medeni" diye örnek gösterdiğiniz o ülkelerde rahibeler var, baştan aşağı kapalılar.

Var. Rahibeler sokakta giyinmiyorlar.

-Nerde giyiniyorlar?

(Sessizlik)

-Yine o "medeni ülkeler"in okullarında başörtüsü de yasak değil. Türkiye'de okuyamayan başörtülü öğrenciler imkânları varsa gidip orada okuyabiliyorlar..

Yok, her yere giremiyorlar. Daha medeni ülkelerde olabilir de, rejimi tahrik edecek seviyede bir şey olamaz. Burada olur.

(Fatih Akkaya - Vakit)

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.