'Kürt açılımında Fransa'dan esinlenilebilir'

'Kürt açılımında Fransa'dan esinlenilebilir'
Türkiye uzmanı Billion: Kürt açılımında Fransa'dan esinlenilebilir

Paris'te bulunan Uluslararası ve Stratejik İlişkiler Enstitüsü'nün (IRIS) Yardımcı Direktörü Didier Billion Türkiye'nin içinden geçtiği zorlu süreci Cihan Haber Ajansı'na değerlendirdi. Türkiye üzerine iki kitabı ve çok sayıda makalesi bulunan Billion, Türkiye ve Türk dünyasını en yakından takip eden gözlemcilerden biri. Son dönemde Türkiye'nin inisiyatif alan politikalarıyla hızla geliştiğini vurgulayan Fransız uzman Avrupa Birliği perspektifinden kopulmaması gerektiğini belirtti.

Dider Billion, Kürt ve Ermeni meselelerinde çözümün bir anda gelmesinin mümkün olmadığını belirtirken model tartışmalarına Fransa örneğini analiz ederek katkıda bulundu. Fransız uzman, üniter devlet anlayışına sahip Fransa'nın yerel yönetim politikalarının Türkiye'nin esinlenebileceği en uygun model olduğu kanaatinde.

İspanya, İrlanda veya Cezayir gibi ülkelerin siyasi yapılarının Türkiye'ye adapte edilmesinin imkansız olduğunu belirten Billion, "Türk entelektüellerin Avrupa Birliği içindeki veya dışından modeller üzerinde kafa yorması faydalı olabilir. Ama Uzun bir geçmişi, tarihi olan bir devletin başka ülkelerin deneyimlerini kopyalayıp yapıştırması söz konusu olamaz." dedi.

Hiçbir örneğin Türkiye'ye taşınabilir olduğuna inanmadığını belirten Didier Billion, Türkiye Cumhuriyeti ve Fransa Cumhuriyeti arasında çok fazla ortak nokta olduğunu da ekledi. Billion'a göre Türkiye ve Fransa jakoben, yani son derece merkezî bir cumhuriyet anlayışına sahip. Ne Türkiye'de ne de Fransa'da hukuki olarak 'azınlık' terimi tanınmıyor. Türk yetkililer bu ortak noktalardan hareketle Fransa'da geçerli olan yerinden yönetim yasalarından esinlenebilirler. Bu, devletin üniter yapısını da hiçbir şekilde tehdit etmez. Billion, şöyle devam etti: "Bana göre üniter yapı asla bozulmamalı ama Türkiye Cumhuriyeti'nin aşırı merkeziyetçi yapısı gelişmesinin önünde bir engel olduğunu düşünüyorum. Türk yöneticilerin farklı yerinden yönetim şekillerini Türkiye'ye adapte etmek üzere düşünmeleri gerekir inancındayım. Fransa'dan esinlenebilirler. Bölgesel ve idari karar merkezleri yerel gerçekliğe yakınlaşabilir. Bu Türkiye'nin üniter karakterini asla bozmaz. Bu şekilde Kürt kökenli vatandaşların taleplerine de yanıt verilmiş olur."

ANLAŞMAYA YANAŞMAYAN PKK'LILARLA ACIMASIZCA SAVAŞILMALI
Türkiye'de bir bölünme korkusunun olmaması gerektiğini belirten IRIS Yardımcı Direktörü, Türkiye kökeni ne olursa olsun tüm vatandaşları devletin inşasına katkıda bulunursa güçlenecektir. 21. yüzyılda insanlar istek ve taleplerinin en iyi şekilde karşılanmasını bekliyor. Eğer Türkiye yerinden yönetimi gerçekleştirebilirse kendisine ve geleceğe olan güvenini gösterecektir." şeklinde konuştu.

Türkiye uzmanı Billion, bugün bağımsızlık istemediğini söyleyen terör örgütü PKK'nın 25 yıldır çeşitli zamanlarda bağımsızlık, özerklik, federasyon gibi talepleri gündeme getirdiğini hatırlattı. Billion, "PKK'nın tarihini yakından inceleyen biri olarak, bunu anlamak mümkün değil." dedi. Billion, bu hususta önemli olanın PKK'nın talepleri değil, Türk devletinin PKK'yı saf dışı etmek için yeterince siyasi öneride bulunması olduğunu dile getirdi. Bazı PKK'lıların masanın etrafında oturup tartışmaya razı olduğunu söyleyen Billion, "PKK'nın karşısında yumuşak başlı olmamak olmak lazım. PKK terörist bir örgüt. Ama silahlı mücadelede bir yerden sonra karşı tarafla masa başına oturmak gerekir. Türk devleti, tartışmayı kabul eden Kürt milliyetçileriyle bir araya gelmeli. Türkiye bugün elinde önemli kozlara sahip. Bunları masaya koyup çözüm araması PKK'yı bitirecektir." ifadelerini kullandı.

Yalnızca askeri operasyonlarla PKK'nın bitirilemeyeceğine emin olduğunu dile getiren Didier Billion, "Yapılması gereken PKK'yı siyasi olarak kırmak ve tartışmaya yanaşanlarla müzakereyi sürdürmek olacaktır. Yanaşmayanlarla ise acımasızca savaşılmalı çünkü onlar gerçek terörist." diye konuştu. Billion, Türk ordusunun da PKK sorunun sadece askeri yöntemlerle çözülemeyeceğini anladığını savunarak, "Bu demek oluyor ki soruna artık siyasi bir çözüm bulunacak." dedi.

TÜRKİYE DERİNLEMESİNE VE HIZLI GELİŞEN ÜLKE 
Türkiye'nin sergilediği ekonomik ve kültürel dinamizme dikkat çeken Didier Billion, "Son on yıldır topluma canlılık veren sivil toplumun meydana gelmesini gözlemliyorum. Siyasi alanda son yıllarda karışık ve çelişkili bir süreçte yeni eksenler kurulmaya başlandı. Toplum, siyasi çevre ve askeri çevre arasındaki ilişki değişmekte. Hükümetle ilgili ne düşünülürse düşünülsün, toplumla ilişkilerinde yeni bir anlayış meydana getirdiği bir gerçek. Tüm bunlar Türkiye'yi bölgesinde derinlemesine ve en hızlı gelişen ülke yapıyor. Türkiye'nin geleceği için çok iyimserim." dedi.

Hükümetin yaptığı açılımları da değerlendiren Billion, "Bana göre bir hükümet, hangi ülkede olursa olsun, otoritesini kabul ettirmek ve yerini sağlamlaştırmak istiyorsa her zaman yeni inisiyatifler almak mecburiyetindedir. Bu açıdan AKP Hükümeti inisiyatif alıyor. Dış politikada çözüm önerileri sunan taraf durumunda. Bu harika bir şey." şeklinde konuştu.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun Türkiye'nin geleceği adına bir vizyon sahibi olduğunu belirten Billion, "Sayın Davutoğlu'nun, dış politika konularında kafa yorduğu ortada. Tüm uzmanlar bu dinamizm konusunda hemfikir ve her fırsatta altını çiziyorlar." dedi. Billion, iç politikada ise hükümetin kendi sorumluluğunda olmayan nedenlerden dolayı özellikle AB ile ilişkilerinde çok fazla öneri getirme kapasitesi gösteremediğini savundu. Billion, "Denilebilir ki Avrupalılar da olumsuz bir tavra sahip. Bu doğru; ancak şu an siyasi istikrara sahip olan Hükümetin yeni önerilerle yeni inisiyatifler alması gerekir." dedi. Son üç yılda AK Parti'nin çok zor siyasi şartlardan geçtiğini, fakat bu süreçten zaferle çıktığını belirten Billion, hükümetin bu zaferden atılım yapmak için faydalanması gerektiğini söyledi. Didier Billion, "Umarım reform hareketleri eski hızını ve canlılığını yeniden kazanır." temennisinde bulundu.

TÜRKİYE AB İÇİNDE YER ALIRSA BÖLGESEL GÜCÜNÜ DAHA DA ARTIRIR
Türkiye uzmanı Billion, iç ve dış problemlerini çözmüş bir Türkiye'nin AB'ye ihtiyacı kalmayacağı görüşüne katılmadığını belirtti. Türkiye'nin çıkarlarının da birliğe katılması yönünde olduğunu savunan Billion, "İnanıyorum ki Türkiye bölgesel gücünü AB'nin içinde yer aldığı zaman dışarıda kalmasından çok daha fazla arttıracaktır." dedi.

Yalnızca Avrupalıların sürekli yeni koşullar öne sürdükleri saçma politikalarının Türklerin hevesini azaltabileceğini ifade eden IRIS Yardımcı Direktörü, "Bu da hem Türkiye hem de AB için kötü sonuçlar doğuracaktır. Avrupa Türkiye'nin tam üyeliğini kabul etmezse son derece önemli bir avantajdan yoksun kalacağımızı düşünüyorum. Türkiye'nin dış siyaset, ekonomi ve nüfus gibi açılardan Avrupa Birliği için harika getirileri olacağına inanıyorum." ifadelerini kullandı. Didier Billion, "Bu, siyasi bir çekişme; ama demokrat Türklerin ve demokrat Avrupalıların ortak çıkarları olduğunu düşünüyorum." diye konuştu.

(CİHAN)

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.