Bir Nabucco'ya bak, bir de geçmişe!
Nabucco Doğalgaz Hattı Projesi ile Türkiye’nin sadece enerji güvenliği konusunda önemli mesafe kat etmediğini, aynı zamanda AB nezdinde vazgeçilmezliğini tescil ettiğini de kaydeden Çakır, şöyle konuştu: “Doğalgaz kaynaklarını yöneten aktörlerin yanı başında bulunan Türkiye’nin böylesi bir rolü seneler önce neden üstlenemediğini düşündüğümüzde Türkiye’nin geçmişte ne denli başarısız idareciler tarafından yönetildiğini de görmüş olacağız. Ekonomiden dış politikaya kadar birçok alanda başarılı açılımlar yapan AK Parti Hükümeti, komşularımızla olan kopuk ilişkilerin giderilmesini sağladı. Jeopolitik konumu gereği komşu ülkelerle sıkı ilişki içerisinde olması gereken Türkiye’nin İran, Suriye, Yunanistan ve hatta Ermenistan ile geçmişe göre çok daha sıcak bir ilişki içerisinde olması bu tarz projelerin sahiplenilmesinde büyük rol oynuyor.”
“İÇ TALEP CANLANIYOR”
Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’nın (GSYH) gelişimi incelendiğinde, özellikle 2008’in son çeyreğinde ve 2009’un ilk çeyreğinde yurt içi nihai tüketimde yaşanan sert düşüşün durduğunun gözlemlendiğine dikkat çeken Çakır, “Buna paralel olarak 2009’un ilk çeyreğinde nihai tüketimde kaydedilen yüzde 1,5’lik artış iç talebin canlandığına dair önemli bir işarettir. Kamu sektörü 2009’un ilk çeyreğinde yüzde 21,6 oranında büyümüşken, 2009’un ikinci çeyreğinde yüzde 5,8 oranında küçülmüştür. Kamu sektöründe yaşanan bu oranda küçülmeye karşın GSYH’deki küçülmenin yüzde 14,3’ten yüzde 7’ye gerilemesi piyasanın canlandığına dair önemli işaretleri göstermektedir. Uygulanmakta olan KDV ve ÖTV indirimleri en azından 2009 yılının sonuna kadar bu şekilde uygulanmalı, sonrasında ise tüketimin seyri açısından kademeli olarak normale döndürülmelidir” dedi.
“EN BÜYÜK SORUN İŞSİZLİK”
Hükümetin, küresel piyasaların daha kalkışa geçmediği gerçeğini göz önüne alarak, muhtemel zam ve vergiler ile kemerleri sıkarak iç talebin seyrini bozmaktan kaçınması gerektiğinin altını çizen Çakır, “Türkiye’nin şu an ekonomik anlamda yaşadığı en büyük sıkıntı işsizliktir. Ekonomik ve sosyal etkileri reel hayatta kolaylıkla gözlemlenebilen işsizlik sorununa hükümetin fazlaca mesai ayırması gerektiğini düşünüyorum. YÖK’ün meslek liselerine uygulanan katsayı zulmünü kaldırması son yılların belki de en önemli icraatıydı. Ara eleman sıkıntısı çeken sektörler şimdi olmasa bile 5-10 yıllık süreç içerisinde büyük bir rahatlama yaşayacaklardır” diye konuştu.
“DEMOKRATİK AÇILIMI GÖNÜLDEN DESTEKLİYORUZ”
Hükümetin Kürt sorununa ilişkin “Demokratik açılım projesine” de değinen Çakır, şöyle konuştu: “Yüce Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) Müslümanlar arasında üstünlüğün olmadığını, Allah katında tek üstünlüğün ancak takva ile olduğunu Veda Hutbesi’nde bizlere öğütlemişti. Yanlış politika ve çıkar hesaplarıyla Türk ve Kürt kardeşlerimizin arasına girmeyi başaran hainler 25 yıldır bu ülkede kan akıtmaya devam etti. Şimdilerde ortaya çıkan gayri meşru yapılanmalara baktığımızda kimlerin bu kavgayı tezgahladığını ve bu tezgahtan nasıl çıkar elde ettiklerini görmekteyiz. Bu oyunu kurarak kardeş kanından nemalanan insanlar bugün yargı önünde hesap veriyorlar. Yanlış politikalarla küstürülen, kandırılan çocuklar silah doğrulttuysa asker kardeşine, kınalı kuzusunun ardından Kürtçe ağıt yakıyorsa şehit anası, birileri bu çarpışmadan nemalanıyorsa, bu kardeş kavgasının nasıl bir amacı olabilir ki? 25 yıldır kardeş kardeşi vurarak devasa bir kan davasına dönüşen bu kavganın artık acilen sonlandırılmasının gerekli olduğunu düşünüyorum. Bu manada Başbakanımızın başlatmış olduğu demokratik açılım sürecini gönülden destekliyorum.”
Ertuğrul Cesur/Vakit
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.