'Kaosçulara dikkat'

'Kaosçulara dikkat'
TBMM'de 411 oyla kabul edilen ve üniversitelerde başörtüsüne serbestlik öngören anayasa değişikliği, 'zafer' değil, geç de olsa bir 'hak teslimi' olarak nitelendirildi. STK temsilcileri 'Kaosçulara dikkat' uyarısı yaptı.

Bem Bir Sen Genel Başkanı Mürsel Turbay, hiçbir gerekçesi olmadığı halde yıllardır başörtüsü yasağını sürdüren yasakçıların ezberinin “Milli İrade” tarafından bozulduğunu söyledi. Turbay, bir insan hakkı ihlali olan ve başlarını örterek okumak, çalışmak isteyen bayanların önüne yıllardan beri kanunsuz olarak konulan yasağın, TBMM’deki 411 sağduyulu halk temsilcisi tarafından, büyük bir mutabakat sağlanarak kaldırılmasının küçümsenemeyeceğini belirtti.

REKOR OYLA
Mürsel Turbay, “Toplumsal mutabakat denildi o sağlandı, kurumsal mutabakat dendi, bir iki eksikle o da sağlandı. Halk zaten bu yasağın kalkmasını istiyordu. Tüm bu bileşenler, TBMM’de 411 gibi rekor bir oya dönüştü ve hiç değilse üniversitelerde yaşanan ve toplumu artık canından bezdiren bu yasağın kaldırılması için adım atılmış oldu. Yasağı sürdüren bazı rektörlerin, Cumhurbaşkanının onayını beklediklerini, onay çıktıktan sonra kendileri için sorun kalmadığını açıklamalarını da önemli bir adım olarak görüyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

“DEVREYE üNİVERSİTE öĞRENCİLERİNİ SOKACAKLAR”
“Toplumun yüzde 85-90’ının istediği bir özgürlüğe, laikliği bahane ederek karşı çıkan ‘kaosçular’ büyük ihtimalle artık devreye üniversite öğrencilerini sokmaya çalışacaklar, oluşturulacak suni eylemlerin üniversitelere ve sokaklara taşması için zemin hazırlayacaklardır” diyen Turbay, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Açık provokasyon tehditleri şimdiden medya yoluyla yapılmaya başlanmıştır. Bu anlamda Türkiye’nin genç nüfusunun, aklı selim sahibi üniversite gençliğinin provokasyonlar karşısında son derece dikkatli olmaları, başörtüsünün yasak olduğu günlerde gösterdikleri kardeşçe birlikteliği, şimdi de göstermeleri gerekmektedir. Unutulmamalıdır, yapılan anayasal düzenleme kazanılmış bir zafer değil, bir hakkın geçte olsa teslimidir.

“BU KADAR İHANET YETER”
Başörtüsü yasağının kaldırılmasını savunan milyonların laiklikle bir derdi yoktur. En basit insan hak ve özgürlük taleplerinden biri olan herkese eğitim hakkı verilmesinde dahi, eskimiş güç odaklarına ‘kaos’ davetiyesi çıkartanlar, toplumu geçmişi ile korkutmaya çalışanlar, artık biraz durup düşünmeli, bu ülkeye, bu millete daha fazla zarar vermemelidirler. çetelerin, hortumcuların, yasa dışı emekli örgütlenmelerin cirit attığı dönemlerden beslenen, demokrasiye asla inanmayan, tanımlarını dahi bilmedikleri Atatürkçülük ve laiklik ilkelerini kendilerine göre yorumlayıp, toplumun çoğunluğuna dayatan bu azınlık, artık milletin değerlerinin, inançlarının karşısında durmamalı, ihanet etmemelidirler.”

“KARARIN UYGULANMASI öNEMLİ”
Türkiye Sağlık İşçileri Sendikası Genel Başkanı Mustafa Başoğlu da, kanuni bir dayanağı olmadan uzun yıllardan beri üniversitelerde uygulanmakta olan başörtüsü yasağının TBMM tarafından kaldırılmasının sevindirici bir gelişme olduğunu belirterek, yasağın kaldırılması kadar kararın uygulanmasının da önemine işaret etti.

“KARAR REFERANDUMA GöTüRüLSüN”
“Bazı rektörlerin açıklamalarından anlaşılıyor ki, Anayasa değişikliğini yeterli görmeyecekler ve YöK kanununun 17. maddesinin değiştirilmesinde ısrar edecekler” diyen Başoğlu, şu öneride bulundu: “Bu tartışmanın belli bir süre toplumu meşgul edeceği anlaşılmaktadır. Anayasa değişikliği TBMM’de görüşülüp oylanırken, bazı çevreler siyasi amaçlı mitingler düzenleyerek TBMM’nin aldığı kararın halk tarafından kabul edilmediği anlamına gelecek eylemede bulundular. Her şeyden önce bu eylemlerin milletin tümünü temsil etmediğinin ortaya çıkarılması gerekmektedir. Bu da ancak TBMM’nin kararının Cumhurbaşkanı tarafından referanduma sunulmasıyla gerçekleşebilir. ‘Referanduma gitmeyelim milleti ikiye böler’ iddiaları inandırıcı olmaktan çok uzaktır.

“HALK İSTEMİYOR İDDİALARI çüRüYECEK”
Başoğlu, önerisini şöyle sürdürdü: “Zaten bazı çevreler milleti ikiye bölerek üniversitedeki yasağın kaldırılmasını engellemeye çalışmaktadırlar. Referandum, TBMM’nin kararıyla milletin kararının örtüştüğünü kanıtlayacaktır. Sonra da bazı çevrelerin halk istemiyor iddiası çürüyerek ortadan kalkmış olacaktır. Bu nedenle sayın Cumhurbaşkanı’nın böyle bir referandumun yapılması, mesele anayasaya mahkemesine intikal ettiğinde, yüksek mahkemenin de milletin iradesini dikkate alabileceği ümidindeyim. ümit ediyorum Sayın Cumhurbaşkanı da son gelişmeler ve mitingler karşısında referandum yolunu seçmeyi tercih edecektir”

(Engin Kaşdaş-habervaktim)

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.