Okkır davası 15 gün içerisinde karara bağlanacak
Cezaevinde hastalanarak yaşamını kaybeden Kuddusi Okkır'ın eşi Sabriye Okkır'ın cezaevi ve hastane personeli ile işlem yapan hakim ve savcılar hakkında Ankara Bölge İdare Mahkemesi'ne açtığı dava 15 gün içerisinde karara bağlanacak.
Kuddusi Okkır, Ergenekon soruşturması kapsamında örgüte finansal destek sağladığı iddiasıyla gözaltına alınmış, cezaevine girdikten 1 yıl sonra rahatsızlanmış, 6 Temmuz 2008'de hayatını kaybetmişti.
Okkır'ın eşi Sabriye Okkır, teşhisin geç konulduğunu ve gerekli muayenelerin yapılmadığını öne sürerek cezaevi ve hastane personeliyle rahatsızlığın ortaya çıkmasından sonra işlem yapan hâkim ve savcılar hakkında suç duyurusunda bulundu.
İddialar üzerine Adalet Bakanlığı soruşturma açtırdı. Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu, hâkim ve savcılar hakkında soruşturma yapılmasına gerek olmadığına karar verirken, hastanelerle ilgili soruşturma dosyası İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildi.
Okkır ailesi, hâkim ve savcılarla ilgili kararla ilgili olarak Ankara İdare Mahkemesi'ne dava açtı.
Bölge İdere Mahkemesi'nde bugün devam edilen davaya Kuddusi Okkır'ın eşi Sabriye Okkır, avukatları Devrim Taş, Gamze Balcı Aydığan ve CHP millitvekilleri Şahin Mengü ve Atilla Kart katıldı.
Çıkışta açıklama yapan Sabriye Okkır'ın avukatı Devrim Taş, hakim ve savcılarla ilgili olarak açtıkları davanın 15 gün içerisinde karara bağlanacağını söyledi.
Okkır'ın Eşi Sabriye Okkır ise Türkiye'de bir hırsızlık olayı için bile kamunun dava açtığını belirterek, ortada bir ölüm olayı varken kamunun dava açmamasını mantığının almadığını ifade etti.
Hakim ve savcılar aleyhine açtığı davanın 15 gün içerisinde karara bağlanacağını ifade eden Okkır, "Sonunda göreceğiz hukuk neye karar verecek. Kabul edeceğiz. Ama umarım karar haktan yana olur." dedi.
Mahkemede görülen davada Sabriye Okkır'a destek veren CHP Manisa Milletvekili Şahin Mengü, dava ile ilgili olarak Türkiye de hukuk devletinin kurulabilmesi için siyasal iktidarın yargılama faaliyetleri üzerindeki elini çekmesi gerektiğini vurguladı.
Mengü, Adalet Bakanı'nın sahasına bağlı olan ve talimatları direkt olarak bakandan alan bir müfettişin yaptığı soruşturmanın yansız ve tarafsızlığından söz etmenin mümkün olmadığını belirtti.
CHP Konya Milletvekili Atilla Kart ise devletin mülki birimlerinin tam bir dayanışma içinde olduğunu belirterek, bu birimlerin, yurttaşın başvuru, hak arama ve dava haklarını kurumsal bir anlayışla engelleyen tavır içinde olduklarını kaydetti.
Kart, demokratikleşme kavramlarının sıkça kullanıldığı bir dönemde, idari birimlerin sorumsuzluğu ve duyarsızlığından kaynaklanan bir ölüm olayının sorumlularının tespiti yine organize bir şekilde engellendiğini savunarak, hükümetin, bu süreci engelleyen bir tavır içinde tam bir faşizan sürecin yaşandığını öne sürdü.
(CİHAN)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.