Hayatı sürgünler ve mahkemelerde geçti
Dedesi Şeyh Said'in idamından 9 yıl sonra dünyaya gelen Fırat'ın hayatı sürgünler ve fikri kavgalarla geçti. Genç yaşta TBMM'ye giren, Yassıada mahkemelerinde yargılanan Fırat, hep siyasetin içinde oldu. Fırat, federasyon fikrini taşımasına rağmen, şiddet ve teröre karşı sert duruşu ile biliniyordu. Fırat, PKK ve DTP'yi en çok eleştiren Kürt siyasetçilerin başında geliyordu. Fırat, Abdullah Öcalan ile MİT arasında da ilişki olduğunu dile getiriyordu. Fırat, bugüne kadar hakkında açılan çok sayıdaki davadan dolayı mahkeme mahkeme dolaşmıştı.
İşte Fırat'ın 75 yıllık fırtınalı hayat hikâyesinden kesitler:
1934 yılında Erzurum'da dünyaya geldi. Babası Şeyh Şahabettin, Şeyh Said'in yeğeni ve aynı zamanda kızı olan Ayşan Hanım ile evliydi. 1925'deki isyanın ardından Şeyh Sait ve pek çok yakını idam edildi. Ailenin hayatta olan mensupları da Kırklareli'ne sürgüne gönderildi. Ardından 1929'de Takrir-i Sükun Kanunu'nun kaldırılmasıyla memleketlerine geri döndüler. Ancak topraklarına el konulmuştu. Tekrar gidip yerleşmelerine izin verilmiş, fakat araziler resmen verilmemişti. Bu arada Soyadı Kanunu çıkarılmış, Şeyh Said ailesinin bir kısmına sürgündeyken Fırat soyadı verilmişti. Ancak aile, 1935'te ikinci kez sürgüne gönderildi. Çok partili dönemin başlaması ile TBMM, 8 Haziran 1947'de 5098 sayılı Kanun'u kabul ederek, 1934'teki Mecburi İskan Kanunu'nun bazı maddeleri değiştirilip, bazı maddeleri de yürürlükten kaldırılınca Fırat ailesi birkaç günlük yolculuğun ardından Hınıs'ın Kolhisar köyüne döndü.
İlk kez 1957'de henüz 23 yaşındayken 7 yıl yaşını büyüterek Demokratik Parti Erzurum Milletvekili oldu. 27 Mayıs İhtilali'nde tutuklanan yaklaşık 500 DP'linin içinde en genciydi. 1,5 yıla yakın Yassıada'da kaldı. Yargılama sonucu önce idam cezasına çarptırıldı, daha sonra cezası hapis cezasına çevrildi ve 1,5 sene de Kayseri Cezaevi'nde kaldı.
1991'de Erzurum'dan DYP milletvekili seçildi, ancak daha sonra hükümetin Kürt politikasıyla ters düşerek istifa etti. Bir ara RP'den ihraç edilen Hasan Mezarcı ile yeni bir parti kurmaya çalıştı, sonuç alamadı. Bilahare Yeni Demokrasi Hareketi ile temas kurdu. 11 Şubat 2002 tarihinde Hak ve Özgürlükler Partisi'ni kurdu. Fırat, Kürtçe ve Türkçe'nin yanı sıra çok iyi derecede Arapça, Farsça, İngilizce ve Fransızca biliyordu.
(CİHAN)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.