'Tam üyelik dışı hedefler strateji yoksunu'
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa Sanayicileri Yuvarlak Masası (ERT) yöneticileri ile yaptığı görüşmede, "Avrupa Birliği'nin; Avrupa, Asya ve Orta Doğu arasında ticaret ve enerji köprüsü olan dinamik bir ekonomiyi dışarıda bırakması düşünülemez." dedi. Erdoğan, AB'nin 'tam üyelik' dışı yeni formül tartışmalarının ise yersiz ve stratejik değerlendirmeden yoksun olduğunu söyledi.
Başbakan Erdoğan, ERT yöneticileriyle Başbakanlık Resmi Konutu'ndaki yemekli toplantıda bir araya geldi. Erdoğan, yemekten önce yaptığı konuşmada, Türkiye'nin son 5 yıldır köklü bir ekonomik değişim sürecinden geçtiğini ve 489 milyar dolar gayrı safi milli hasılası ile dünyanın en büyük 17., Avrupa'nın ise en büyük 6. ekonomisi olduğunu kaydetti. Türkiye'nin demir-çelik, cam, mega yat ve gemi üretimi açısından çok önemli bir noktada yer aldığını belirten Erdoğan, geçtiğimiz yıl dünyanın önde gelen markaları için 1 milyondan fazla motorlu taşıt üretildiğini bildirdi.
Türkiye'nin ihracat ve turizm konusunda da önemli atılımlar yaptığını vurgulayan Erdoğan, ''Türkiye, emin adımlarla kararlı adımlarla geleceğe güvenle ve umutla bakarak yoluna devam etmektedir. Yatırım ortamının iyileştirilmesi konusunda devrim niteliğinde adımlar attık. Uzun yıllar boyunca yıllık 1 milyar doların üzerine çıkamayan küresel yatırımlar 2003 yılında çıkardığımız yeni yasayla hızla artmaya başlamıştır. Türkiye, 2006 yılında 20 milyar dolar küresel yatırım çekmiştir. 2007 rakamları henüz belli olmamakla birlikte, bu yıl da 20 milyar dolarlık bir yatırım miktarı bekliyoruz. Küresel yatırımlarda yerli-yabancı ayrımını ortadan kaldıran yeni yasaya paralel olarak, yatırım ortamını iyileştirme noktasında önemli girişimlerde bulunduk. İlgili bakan arkadaşlarımız, özel sektör temsilcileriyle bir araya gelerek yatırımlara ilişkin şikayetleri dinliyor ve çözüm üretiyorlar." dedi.
"AB'YE TAM üYELİK DIŞI FORMüL TARTIŞMALARI YERSİZ VE STRATEJİ YOKSUNU"
Erdoğan, kendisine bağlı olarak kurulan Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı'nın uluslararası yatırımcılar için çok önemli faaliyetler yürüttüğünü ifade etti. Her yıl yatırım danışma konseyini topladıklarını aktaran Erdoğan, dünya genelinde 20 civarında büyük şirketin üst düzey yöneticileriyle toplantı yaptıklarını ve yatırım ortamının iyileştirilmesi yönündeki önerilerini aldıklarını ifade etti. Erdoğan, Türkiye'deki yatırım ortamını daha da iyileştirmek için bu süreci iyi yöneteceklerini ve kararlılıkla reformları sürdüreceklerinin söyledi. Avrupa ve Türkiye ekonomilerini birbirinden ayrı düşünmenin imkansız olduğunu belirten Erdoğan, "Türkiye, ihracatının yaklaşık yüzde 65'ini Avrupa ülkelerine yapmaktadır. Bu itibarla AB bünyesinde çeşitli platformlarda cereyan eden, Türkiye'ye ilişkin 'tam üyelik' dışı yeni formül tartışmalarının yersiz ve stratejik değerlendirmelerden yoksun olduğunu düşünüyorum. Dünya ekonomisinde söz sahibi olmak isteyen AB'nin; Avrupa, Asya ve Orta Doğu arasında uluslararası ticaret ve enerji köprüsü olan dinamik bir ekonomiyi dışarda bırakması düşünülemez. Bu çerçevede, Avrupa iş çevrelerinin ve özellikle ERT'nin ülkemizin AB'ye tam üyeliği için verdiği desteğin sürmesini diliyoruz.'' diye konuştu.
"TüRKİYE'NİN EKONOMİK İSTİKRARI BöLGE BARIŞI VE REFAHINA KATKI SAĞLAYACAKTIR"
Başbakan Erdoğan, bölge barışı ve refahına katkıda bulunmak amacıyla, ekonomik istikrarı kalıcı hale getirmek için çabaladıklarını bildirdi. Türkiye'nin önüne çok net hedefler koyduklarını ve bu hedeflere ulaşma konusunda son derece kararlı olduklarını aktaran Erdoğan, en kısa zamanda, kişi başına 10 bin dolar milli gelir hedefini yakalamak istediklerini vurguladı. Dış ticaret hacminde ise 500 milyar dolar seviyesini yakalamayı hedeflediklerini dile getiren Başbakan Erdoğan, kamu borçlarının gayrı safi milli hasılaya oranının düşürülmesi, dış ticaret açığının daraltılması, özelleştirilme programının enerji, taşımacılık ve telekomünikasyon gibi stratejik alanlara genişletilmesi konusundaki kararlılığın da devam ettiğini kaydetti. Erdoğan, Orta Asya ve Orta Doğu petrol ve doğal gaz rezervlerinin dünya piyasalarına, Türkiye gibi istikrarlı bir ülke üzerinden ulaştırılmasına yönelik çalışmaların da tüm hızıyla sürdüğünü aktardı. Türkiye'nin genç, sağlıklı ve eğitimli bir iş gücüne sahip olduğuna değinen Erdoğan, önümüzdeki dönemde AB ile ekonomik ilişkilerin, düşük nitelikli iş gücünün Avrupa'ya göçü ve burada alt sektörlerde istihdamı şeklinde olmayacağı bilgisini verdi.
"2008'DE öZELLEŞTİRME'DE ULUSLARARASI YATIRIMCILARIN İLGİ ODAĞI OLACAĞIZ"
Erdoğan, önümüzdeki süreçte enerji ve inşaat sektörlerinde önemli yatırım projelerinin gerçekleştirileceğini ifade ederek, ulaştırma alt yapısını genişletme ve iyileştirme çalışmalarınında hızla ilerlediğini belirtti. Erdoğan, ayrıca içme ve kullanma suyu şebekelerinin modernizasyonu, elektrik üretimi ve dağıtımı gibi alanlarda Avrupalı yatırımcıların iştirak edebilecekleri projeler olduğunu kaydetti. Erdoğan, özelleştirmeler konusunda da şunlara değindi: "Bu alanda, 2008 yılı itibariyle uluslararası yatırımcıların ilgisini çekecek önemli fırsatlar mevcuttur. Türk tütün piyasasının yüzde 39'una sahip TEKEL, son 4 yılda 62 milyon kişiyi taşıyarak Avrupa'nın en hızlı hava yolu şirketi olan Türk Hava Yolları ve Türkiye'nin 7'nci büyük bankası olan Halkbank ilk sıralarda yer almaktadır.'' Türkiye'nin AB'ye üyeliğinde Avrupalı iş adamlarının önemine değinen Erdoğan, ERT'nin Türkiye ekonomisinin bugünkü potansiyelinin Avrupalı iş çevrelerine duyurulmasında da önemli bir rol üstlendiğini ifade etti.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.