4 ton maya için 30 bin insanı katlettiler

4 ton maya için 30 bin insanı katlettiler
Türk siyasetinin duayenlerinden Hasan Aksay'la olan söyleşimizin üçüncü bölümünü bugün yayınlıyoruz.

Gerçekten İslam inkar edilemez derecede yükselen bir değer. Ancak azınlıkta kalan Siyonistler Müslümanların işkence görmesine neden oluyorlar. Abdülhamit’in tahttan indirildiği süreçten günümüze kadar Siyonistler bu dünya siyasetini devam ettiriyorlar. Bu yükselen değere de bakacak olursak, ciddi bir mesafe kat edilmiş. Bütün bu tezgahlar nereye gidecek? özellikle son 150 yılda ciddi bir hakimiyetleri var.

LİSAN öĞRENMENİN öNEMİ
-Hakimiyetleri var. Şimdi güç onlarda. Maddi güç onlarda. Bilgi de onlarda bizden fazla. çünkü fakirlikle bilgi pek bir araya gelmekte zorlanıyor. Lisanın önemini kavramamız çok önemli. Ben lisedeyken Fransızca mektup yazıyordum ama öğrensem ne olacaktı ki. Hiçbir Fransız görmemiştim. Fransa’ya gitmeyi de hayal edemem. Böyle bir durumda lisan yoktu, öğrenemiyorsun. Şimdi ise lisan öğrenmek o kadar ihtiyaç haline geldi ki, lisan bilmemek ciddi bir eksik. İslam dünyası bu noktada oldukça zayıf. Bir Müslüman ülkeyi almak yeterli değil, hepsini kalkındırmak lazım.

4 TON MAYA İçİN 30 BİN İNSANIN öLüMüNE NEDEN OLDULAR
İslam düşmanları ne yapıyor peki?

1770’de Kaptan James Cook, Avustralya’ya girdiği zaman 1 milyon yerli insan vardı tahminen. Bu gün 10 bin insan bırakmışlar orada. Daha 1770’te bir tek kaptan girmiş buraya. Bunlar böyle insan katliamı yapıyorlar sadece. Alvin Toffler; ‘3. Dalga’ isimli kitabında bahsediyor; Brezilya’da bataklıktaki ağaçlardan Tutuyama diye bir lastik mayası toplanıyormuş. 4 ton maya için 30 bin insanın o bataklıklarda ölümüne yol açmışlar. İslam tarihinde böyle bir vahşet hiç yok. Herkese insanca muamele edilmiş.

BUSH DOKTRİNİ VE İSLAM DüNYASI
-Günümüzde de ABD boş durmuyor. Aynı stratejiyi sürdürüyor. Bunu nasıl görüyorsunuz?

-özellikle bu ABD’deki lobi kısmını idare eden grup, İslam’a karşı son derece şiddetli stratejiler üretiyor devamlı. Bu stratejilerinin başı, 2002’de Bush, West Found askeri okulunda Bush Doktrini diye, bahsedilen bu öncelikli müdahale doktrini. Bu İslam’a karşı, güya bir yerlerde tehlike görürse müdahale hakkını elinde bulunduruyor. Irak’a, ‘İşte ben seni tehlike olarak görüyorum’ diyerek saldırdılar. Afganistan’da öyle. Şimdi bizdeki başörtüsü meselesinde olduğu gibi, birileri ‘Ben sizi tehlike görüyorum, müdahale ediyorum’ diyor. ABD bunu 11 Eylül 2001 afetinden bir sene sonra ilan etti. Ama bunların ilanı böyle, yoksa bunu uygulamaya çok önceden başladılar.

İSRAİL IRAK’TA NüKLEER TESİS VURDU
-Bunun bir örneğini anlatır mısınız?

-Mesela, yazılmamış bir meseleyi aktaralım: 1980 öncesi İran-Irak savaşı olurken İsrail geldi, Bağdat’taki nükleer tesisleri bombaladı. Irak, itiraz etti Birleşmiş Milletlere, ‘Savaş ilan etmeden gelip saldırdı, bunun savaş suçlusu sayılması gerekiyor’ diye. Ama BM yine ABD’nin emri ile ‘Sizde tehlike vardı, öncelikli tehlikeyi savma durumudur bu’ dedi. Şimdi Bush’un ilan ettiği bu şey, aslında çeyrek asır önceden batının tatbik etmeye başladığı bir hadisedir. Onun için bazı şeylerin ilanı ile strateji olarak ilan edilmesini başlangıç olarak kabul etmemek lazım. Bu İslam’a karşı son derece tehlikeli bir stratejidir. İnsanlığa ve adalete karşı çok tehlikeli bir doktrindir. Hak ve insan özgürlüklerine karşı bir felakettir, bir sömürü vasıtasıdır. Bu çok çirkin bir hadisedir. Bunun karşısında şiddetle durmak lazım.

PENTAGON’UN GüVENLİK STRATEJİSİ
İkincisi, bundan aşağı yukarı 6 ay sonara 23 sayfa olarak Pentagon’un ilan ettiği bir güvenlik stratejisi var. O da diyor ki, ‘Bir işleyen merkez vardır. Bu işleyen merkez batıdır. Biraz da çin’i sayıyor bunda. Bir de işlemeyen boşluktaki merkez diyor. Bu toplumları entegre olmamış boşlukta toplumlar olarak görüyorlar. Bu toplumu kendimize entegre etmeliyiz. Yani bunları, sömürgeleştirmeliyiz, yeni bir sömürge dalgası oluşturmak istiyorlar. Bir de sınır ülke, bu entegre etmede yardımcı olacak ve kendi de entegre olacak ülkeler. Türkiye, İsrail, Hindistan ve Rusya’yı sınır ülke olarak belirliyorlar.

PENTAGON NEDEN HARİTA İLAN EDİYOR
-Fakat ABD her fırsatta Türkiye için stratejik müttefik ifadesini kullanıyor…

-Zaten Pentagon neden harita ilan ediyor. Türkiye ile stratejik ortak, bir Kürdistan haritası ilan ediyor. Ne diyor, ‘İran’dan toprak alacağım, Irak’tan, Suriye’den, Türkiye’den toprak alacağım, burada bir devlet kuracağım.’ Yani demek istiyor ki, ‘Karzai gibi kim cumhurbaşkanı olmak istiyorsa, Celal Talabani gibi, Barzani gibi, kim petrol sahibi, ülke sahibi olmak istiyorsa, kim imkân sahibi olmak istiyorsa, ne kadar dalkavuk, hain varsa benden tarafa gelsin’ diye ilan etmek için yapıyor bunu. Yoksa durup dururken dostuna karşı, milletlere karşı ben toprak alacağım diye harita ilan eder mi? Akıllı olan yapar mı bunu? Bunlara akılsız mı peki? Hayır, bunlar akıllı. Neden? Diyor ki, ‘Ey hainler, ey vatan hainleri, ücret için çalışan adamlar, geçin bu tarafa ben size bakayım, ben size toprak vaat edeyim, size bir saltanat vereyim ki istediğinizi öldürün, istediğinizi kaldırın.’ Ondan sonra memleket yanıyor mu, yıkılıyor mu, sana ne? Kendilerini dünyanın efendisi olarak görüyorlar.

BUNLAR İSLAM’A HİZMET EDİYOR
-Bu durumda İslam toplumunun çok uyanık olması lazım. En azından sorunun tespiti meselenin yarısını çözmektir…
-Sorunun yarısında değil, tümündeyiz. Bunlar aslında tümüyle İslam’a hizmet ediyor. Neden? Bir musibet, bin nasihate bedeldir. Gerçekten de öyle. Nasreddin Hoca ne diyor; ‘Damdan düşen getirin.’ Şimdi Müslüman damdan düşüyor. Yani, Müslüman’a diyor ki, ‘Senin evine girip, listeni yapacağım, kadınlar ayrı mı oturuyor, gümüş yüzük mü takıyorsun, yarın imha etmek gerektiği zaman seni ben imha edeceğim’ diyor. Neden fişliyorum seni, bedava fişleyecek değil ya. Bir yerden sana bir namussuzluk yapacağım diyor. Şimdi Müslüman bunu hissediyor, görüyor, ama ‘Bu işten dönmeyeceğim’ diyor. ‘Sana şunu yaptırmam, seni okula almam, sana iş vermem’ diyor. Bütün dünyada bu iş böyle. Salman Rüşdi olursan seni şövalye yaparım diyor. Bu zulümler, asıl Müslüman’ın uyanmasında çok etkili oluyor.

SALMAN RüŞDİ OLURSAN ŞOVALYE OLURSUN
Türkiye’de bu emellere hizmet edenler var mı?

Olmaz olur mu? Bunlar bu memlekette eş cinselliğe, zinaya tamam diyor. Sen İslami nikâh yaptıysan olmaz diyor. Kilise’de yaptıysan olur diyor. öbüründe yaptıysan olur diyor. Ama hoca yaptıysa, Allah’ın emri dediysen hapis olacaksın diyor. Mantıksızlık olur diyorsun, olmuyor. Eşcinsellik serbest diyor, zina serbest diyor, bunlar hür diyor. Ya kardeşim hür olmayan bir ben kaldım dünyada. Deli mi olacağım ben. Herkes hür ama ben değilim. Siz kaç kişisiniz diyor, ben buyum diyor. Adam diyor ki, ‘Keşke eskiden Hıristiyan olsaydık.’ Birisi keşke Müslüman olsaymışız dese, Allah göstermesin yeri yerinden oynatacaklar. Yahu siz kim oluyorsunuz?

EVRENSEL GİZLİ öRGüTLER
-Bu sistemin arkasında bulunduğu söylenen uluslararası gizli örgütlerin varlığını nasıl değerlendirmek gerekiyor?
-Asıl evrensel gizli örgütler son derece önemli. Gizli örgütleri nasıl tanırsınız. İnsanlar neden bir araya gelir. Ahlak, erdem, insanlık vesaire gibi değerlerde, insanlar birleştiği için bir araya geliyorlar. öteki tarafta, bunlar hiç ahlak değil, insanlık değil, yardım değil, sırf dövüş çıkarmak için bir araya geliyorsa neden? Birisi fişliyor, ‘Bu işi yap’ diyor. Bir adam şimdi yolda taş var, taşı kaldırırsın bu akli bir şey. Bir takımadamlar yola taş koyuyorsa neden? Biri diyor ki, ‘Git şu yola taş koy sana para vereceğim.’ Meşhur bir misal. Babayiğidin biri yolda yürürken arkadan biri gelip ensesine bir tokat patlatıyor. Adam dönüyor, ne var ne vuruyorsun diyor. Vuran, ‘valla kusura bakma askerlik arkadaşıma benzettim, ondan vurdum.’ Adam affediyor. Biraz sonra bir tokat daha, ne oldu, ‘ya o kadar benziyorsun ki yine görünce dayanamadım.’ üçüncüde yine atınca tokat, adam altına alıyor bunu, ‘öldüreceğim seni’ diyor. Diyor ki, ‘öldürme de ne yaparsan yap’ diyor. Ben fakir bir adamım, bak şu adam bana dedi ki al şu 10 lirayı şuna bir tokat at gel. Ben attım. Akşama kadar çalışsam o 10 lirayı kazanamam. Sonra da adam dedi ki, al sana 100 lira. Bir tokat daha at. 100 lira bu, abi gene attım. Bu üçüncü de yine 100 lira dedi. Abi daha parayı almadım, gözünü seveyim bırak parayı alayım ne yaparsan yap. Bu adamda bu para, sende bu ense olduktan sonra ben bu tokadı çok atarım diyor.

TOKAT ATTIKçA MADALYA ALIYORLAR
Biz böyle tokadı atınca eğildikçe, bu adamlar da bu tokadı çok atar, çünkü tokadı attıkça para alıyorlar. Tokat attıkça madalya alıyorlar, imkân alıyorlar, aferin alıyorlar, asgari ümit alıyorlar. ‘Bizi bunlar korur.’ Ne diyorlar, ‘Ben Amerika’ya giderim de, bu ülkeyi terk ederim.’ Neden? Beni davet etmedi., sen kim oluyorsun? Bizi davet etmediler diye bizim bir şikâyetimiz yok.

(habervaktim)



HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.